Endoprotez ameliyatları
KALÇA EKLEMİ
PROTEZLERİNE
AMAN DİKKAT
Almanya'da 40 yıl önce 20 dakikada kalça protezi ameliyatı yaparak dünya rekoru kıran Opr. Dr. Mehmet Fuat Abut, bu operasyonları anlatıyor. Operatör Doktorları ve hastaları uyarıyor.
Kalça eklemi protezi nedir?
Ne zaman ve hangi durumlarda uygulanmalıdır?
Değerli okurlar
1973-81 yılları arasında ikinci defa gittiğim Almanya’nın Lennestadt kentinin St. Josef hastanesinde genel cerrahi yanında eklem cerrahisi ile de uğraştım.
Koruyucu yöntem ve tedavilerin sonuçsuz kaldığı durumlarda, eklem cerrahisine başvurulur ve fonksiyonunu yitiren ekleme protez konur.
Ehil eller tarafından ve steril şartlarda uygulanan protez ameliyatı son derecede başarılı oluyor.
Öncelikle, yaşlıların kalça eklemini oluşturan uyluk kemiği boynu kırıklarında takılan endoprotez , hayat kurtaran bir ameliyattır.
Yaşlı hastaların uzun süre yatakta kalmaları, onların büyük bir olasılıkla emboli ya da oyarca gibi nedenlerle, yaşamlarını yitirmelerine neden olabilir.
Aşırı eklem kireçlenmesi de, protez ameliyatı nedenidir.
Kalça ve diz eklemi protez ameliyatları, en sık ve başarılı bir şekilde uygulanan endoproz ameliyatlarıdır.
Çünkü, bu ameliyatlardan hemen sonra hareketler ağrısız yapılabilmeye ve yaşam rahatlıkla sürdürülmeye başlar.
Hastaya takılacak protezin türü ve büyüklüğünün, ameliyattan önce bilgisayar aracılığı ile saptanması, alınacak sonuç bakımından önemlidir.
Kalça eklemine takılacak olan protezin total protez olması gerekir.
Yani sadece uyluk kemiği yani femur başı değil yuvanın da değiştirilmesi gerekir.
Sadece başın değiştirilmesi ve yuvaya işlem uygulanmaması, örneğin ağrı ve hareket bozukluğu gibi sorunlara yol açabilir.
Ameliyat sırsında, bir miktar kemik kaybı kaçınılmazdır. Bu kaybın büyük olması durumunda yeni bir protez ameliyatı kaçınılmaz olur.
Ameliyat sonrası hastanın mobilizasyonu fizik tedavi aracılığı ile yapılır.
Bu tedavinin çok iyi programdırılması şarttır.
Kemik ameliyatları ve endoprotez ameliyatları özel mekanlarda yapılmalıdır.
Bu tür ameliyathanelerde enfeksiyon yapma olasılığı olan diğer ameliyatların örneğin apandisit, safra kesesi ve barsak ameliyatı gibi ameliyatların yapılmaması gerekir.
Sterilizasyon hasta yatağında başlar. Örneğin çarşafların steril sularla yapılması gerekir.
Bu, olası enfeksiyonların önlenmesi bakımından, büyük önem taşımaktadır.
Mikrop, ameliyathaneye bizzat hasta ve hastane çalışanları tarafından kolaylıkla taşınabilir.
Genel olarak ameliyat olacak hastanın bacağı, ameliyat öncesi serviste hasta bakıcılar tarafından tıraş edilir.
Tıraş sırasında oluşan sıyrık ve çizikler enfeksiyon kapma rizikosunu arttırır.
Bu nedenle tıraş yapanlar, bu konuda çok iyi eğitilmelidir.
Hasta yatağının ve hastanenin diğer bölümünde çalışanların, ameliyat departmanına girmeleri sakıncalıdır.
Başka bir önemli husus, dışkılama sonrası yapılan tarat.
Ameliyata yakından uzaktan eli deyecek tüm personelin, tarat sırasında eldiven kullanması gerekir.
Aksi taktirde, koli basilleri ameliyathaneye kolaylıkla taşınır ve ameliyat sonrası başta kemik iltihabı olmak üzere, istenmeyen durumların ortaya çıkmasına neden olabilirler.
Bu durum, takılan protezin çıkarılması anlamına gelir. Sonuçta eklem boşta kalır. İltihap tedavi edilene kadar yeni bir protez takılamaz ve hasta bacağını kullanamaz.
Ameliyatın usta eller tarafından mümkün olduğu kadar çabuk bitirilmesi gerekir.
Böylece enfeksiyon tehlikesi bir dereceye kadar önlenir.
1973-81 yılları arasında genel cerrah ve travmatolog olarak çalıştığım Batı Almanya’da 500’ün üzerinde kalça protezi ameliyatı gerçekleştirdim.
Tümünde, total endoprotez uyguladım.
Çalıştığım hastanenin ameliyathanesinde değişik protezlerin stok edildiği bir bölüm vardı. Yani hasta protez almak yada protez parası ödemek zorunda değildi.
Ödenecek paranın içinde idi her tür işlem.
Değişik protezleri uygulayabilmek için gerekli tüm aletler ve bu aletleri bakım ünitesi de vardı.
Hatta, gerektiğinde bir firma, hastanenin helikopter pistine, çok kısa sürede istenilen başka bir protezi indirebiliyordu.
Ameliyat öncesinde takılacak protezin türü hasta için özel olarak seçildiğinden, çalıştığım 8 senelik süre içinde her hangi bir aksilikle karşılaşmadım.
Kalça endoprotez ameliyatlarını özel bir teknikle ve çok özel aletlerle 35-45 dakika içinde bitirebiliyorduk.
Halen Türkiye’de o zamanlar taktığımız endoprptezlerle dolaşan hastalarımız var.
Hatırladığım kadarı ile, 1977 yılında SSK Samatya hastanesinin Başhekimi Sayın Op. Dr. Mücahit Atmanoğlu’un isteği üzerine, meslektaşlarıma endoprotez ameliyatları hakkında bir konuşma yaptım.
Konuşma sırasında, video aracılığı ile benim yaptığım bir kalça protezi ameliyatını da gösterdim.
Ameliyat 35 dakikada bitiyordu.
O zamanki başhekim yardımcısı Op. Dr. Aşiret Alınç çalıştığım hastaneye gelip ameliyatlarıma girdi.
Daha sonra da değerli dostum sayın Erkan Göksel de Hürriyet gazetesi adına gelerek bizzat ameliyatlarımı izledi.
Bunları yazmamın nedeni süratin önemini belirtebilmek. Ameliyatın güvenli olmak şartı ile tabii.
Çünkü, ameliyat uzadıkça enfeksiyon tehlikesi artar.
Ameliyatta kullanılan materyalin de büyük önemi var.
Örneğin kullanılan metalin kaygan ve sürtünmeye dayanıklı olması gerekir.
Bunu sağlayabilmek için baş ve yuva değişik materyallerden yapılır.
Günümüzde kullanılan protezlerde, baş değişik metallerden, yuva ise seramik ya da plastikten yapılıyor.
Protezlerde poli-etilen ve seramik, poli-etilen ve metal, metal ve metal ya da seramik ve seramik kullanılıyor.
Yeni protezlerde plastik yuva, eklem çukurcuğuna kolayca vidalanıyor.
Kalça protez ameliyatı uygulamalarında önemli hususlardan biri de, protezin şaftının uyluk kemiğinin ortasına ulaşmasını sağlamaktır.
Bu nedenle, protezin şaftının yeterice uzun olması gerekir.
Kalça eklemi endoprotez ameliyatları üç değişik şekilde uygulanır.
Hangi tür protezin uygulanacağına uygulamayı yapacak olan cerrah karar verir.
1. Çimentolu protez
2. Çimentosuz protez
3. Miks form ‘Hybrid-İmplantant
Hastanın çabuk ayağa kalkmasının istendiği durumlarda, yani yaşlı hastalarda çimentolu protez uygulanır.
Bu tür protez, ameliyat sırasında betonlaştığı için, hasta ertesi gün korkusuzca ayağa kaldırılır.
Böylece, emboli tehlikesi önlenir.
Bu tür protezlerin kalıcılığı, çimentosuz olarak uygulananlara göre daha kısadır.
Miks form’da şaft çimento ile konulurken, yuvada çimento kullanılmaz.
Zaman içinde, çimentolu protezlerde çimento, kemikten, protezden ya da her ikisinden birden ayrılabilir.
Sonunda hastada ağrılar başlar ve yürüyemez hale gelir.
Bu gibi durumlarda, protezin çıkarılması ve yerine yenisinin konulması gerekir.
Protez ameliyatları sırasında ya da sonrasında, diğer ameliyatlar için de geçerli olan bazı istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir.
Örneğin ameliyat yarası geç iyileşebilir.
Ameliyat bölgesinde hematom yani kanama sonucu şişlik ya da toplar damarlarda tromboz oluşabilir.
Emboli bir başka komplikasyondur.
Eklem yuvasını freze ile genişletirken yuva delinebilir ve idrar kesesi zedelenebilir.
Üreter yani idrar sıvısını böbreklerden idrar kesesine taşıyan kanal kesilebilir.
Büyük hastanelerde, bu sorun yaratmayabilir.
Çağrılan ürolog protez ameliyatı biter bitmez hasarı büyük olasılıkla tamir eder.
Protezin boynu yanlış seçilirse, ameliyat edilen bacak diğerine göre kısalır ya da uzar.
Uyluk kemiğine yaslanmayan protezler aşağı kayarak hastanın yürümesine mani olabilir. Ayrıca büyük ağrılara neden olabilir.
Konan protez yuvadan çıkabilir.
Bunun en büyük nedenlerinden biri bacak bacak üstüne atmaktır.
Böyle bir durumda, gecikmeden narkoz altında ve ekran aracılığı ile çıkan baş yuvaya sokulmalıdır.
Gecikildiğinde, açık ameliyat şart olur.
Takılan protezin ömrü, uygulanan teknik ve materyale ve en önemlisi ameliyatı gerçekleştiren cerrahın becerisine göre, ortalama 5-20 yıl arasında değişir.
Bundan sonraki protezlerle ilgili yazımda, diz protezlerinden söz edeceğim.
Op. Dr. Mehmet Abut
Bu konuya ait videoyu dr.abuttv.com’da izleyebilirsiniz
|