Gazetemizde daha önce Çeşmeli bir balıkçının Mustafa Balbay sevgisini yazan yazarımız Yaşar Aksoy, şimdide Balbay'ın o balıkçı için ne dediğini yazdı.
Balbay’dan şiir
Vicdanlarınız
Granit kayadan katı.
Nerede bulalım
Bu vicdanı delecek avukatı
Vicdanlarınız
buzdağı kadar katı.
Nereden bulalım
Bu dağı delecek avukatı..
(Mustafa Balbay, 11 Kasım tarihli son duruşmada bu şiiri mahkeme salonunda Hakim ve savcıların yüzüne karşı okudu)
BALIKÇI’NIN BALBAY’I
İzmir Gazeteciler Cemiyeti, 5 Mart 2010 günü Asansör’deki Basın Lokali’nde Balbay ile dayanışma toplantısı düzenlemişti. Hakan Tartan, Attila Sertel ve Serdar Kızık nitelikli konuşmalar yaptılar.
O toplantıdan sonra köyüme döndüm, akşam gittiğim küçük bir balıkçı lokantasında köşede pirinç ayıklayan balıkçı, uzun süre gözünü bana diktikten sonra aniden patlayıvermişti.
“- Sana soruyorum.. Şu Balbay var ya.. Ne yaptı bu çocuk?.. Hiçbir şey.. Ne güzel anlatırdı memlekette olup bitenleri.. Onu çok severim, çoookk.. Neden eziyet yapıyorlar bu yavruya?.. Allahından bulsun hepsi.. Size de iki lafım var.. Neden Balbay için bir mücadele vermiyorsunuz/.. Bir de gazeteci olacaksınız.. Aaahh Mustafa’cık ahh, Allah sabır versin!..”
Donup kalmıştım.
Balıkçı’ya yanıt veremedim.
EN BÜYÜK ÖDÜL
Sonra bu olayı internet sitelerinde yazdım. Yazımı Balbay okumuş. Cumhuriyet’te 6 Nisan 2010 tarihli yazısının başlığı şöyleydi: “Balıkçının Seveni.”. Yazısının sonunu söyle bitirmişti:
“ Benim için en büyük ödül, Yaşar Aksoy’un anlattığı o balıkçının sevgisi. Bunca yıldır gazeteciliği salt o balıkçı için yapmış olsam bile, bana yeter.. Bedeli neyse öderim!..”
Sonra gidip o balıkçıya, Balbay’ın yazısını okuduğumda hem sevindi, hem hüzünlenmişti.. Geçenler yine balıkçıya uğradım. Yine Balbay’dan konu açtı, “Balbay’a benden selam söyle” diye ardımdan seslendi. Bir gün Balbay, özgürlüğüne kavuşursa, onu bu Giritli balıkçının mekanına götüreceğim.
Balbay’ın sokakta ne kadar çok sevildiğine şahidim. İki yıl önce, bir Balbay resminin üzerine bilgisayarda kırmızı renkte “Seninleyiz” ibaresi koyup, afiş ve el ilanları yaptırmıştım. Afişi, kitap fuarlarında bizim standımıza asıyorum. Hep çantamda taşıdığım el ilanlarını da iki yıldır önüme gelene sokakta dağıtıyorum.
Kimisi, el ilanına bakıp hemen tanıyor ve “Sağol, onu seviyoruz” diyor, kimisi ise, “Tamam abi, seninleyiz” diyor.. Kimisi ise, “Kayıp ilanı mı abi?” diye soruyor.. Evet, kayıp ilanı, ama şimdilik dostlar!..
BAYRAM TEBRİĞİ
Bayramın kutlu olsun Mustafa Balbay.. Ailenden, evlatlarından, mesleğinden ve özgürlüğünden uzak, Silivri Cezaevinde geçirdiğin bu günlerin geçici olacağına yürekten inanıyorum. Yazdığın “Zulümhane” kitabı elimden düşmedi bu bayram.. Fotoğraflarından oluşan sergiyi, bayram sonrası inan, binlerce kişi gezecek.
“Zulümhane” kitabından aldığım ve evlatlarını anlattığın cümleleri buraya aktararak, gözlerinden öpüyorum:
“Tutuklandığımda “Deniz” emekliyordu ve henüz dişleri çıkmaya başlamıştı. “Yağmur”un büyümesini ise adım adım izlemiş, daha önceleri yazmıştım. Deniz’i de öyle bir heyecanla bekliyordum. Olmadı..
Mayıstaki açık görüşte ağzından altı diş saydım. Görüş salonunda birlikte 8-10 adım attık. 2010 başında iyice afacanlaşmıştı. Açık görüşte, kapalı görüşte eğer uykuda değilse ortamın belirleyicisi oluyordu.
İlk oyunlarımız kapalı görüşte cama vurmaca çeşitleri oldu. En güzel oyunumuz Nisan 2010 açık görüşündeydi. Kollarından tuttum, ayaklarıyla vücuduma tırmanmaya başladı. Tırmandı, tırmandı, göğsüme kadar gelince belinden tuttum, takla atma hareketiyle göğsümden yüzüme doğru adımladı. Tabanları burnumda, alnımda hissetmek ne güzeldi.
Derken telefonu keşfetti. 2010 Mayıs ayının ilk kapalı görüşünde, camın arkasında ben, elindeki telefonda sesim.. Arada cama vurdu, vurdu.. Artık pencereyi de iyice anlamış, keşfetmiş olmalı ki, cam bölmenin iki yanında açıp kapama kolu aramaya başladı.
Bulamayınca sinirlendi, cama vurdukça vurdu.. Ağlamasa o kadar hüzünle olmayacaktı. Görüp dokunamamanın acısını yüksek hissettiğim anlardan biriydi. Burun direği sızlamasının tarifi böyle de yapılabilirdi..”
YAŞAR AKSOY
(21 Kasım 2010 Hürriyet Ege)
|
|
|
|
//
Diğer Yazılar
// |
Gölgeler Sergisi |||
Neslihan Karaağaç, Gölgeler sergisini, 24 Mayıs 2012 Saat 18.30’da İstanbul’un seçkin galerilerinden Beyoğlu Pi Artworks’ta açıyor.
|
|
Yılın Karşıyakalıları |||
Karşıyakalı Sivil Toplum Kuruluşları’na teşekkür ediyorum. Biz, bize selam verenlere şükran borçluyuzdur.
|
|
Anneler günü |||
Yaşar Aksoy, tanınmış Araştırmacı-Çevirmen Nazif Bozatlı ile “Anneler Günü Tarihçesi”ni ve kendi annesi Simavlı Sabahat Hocanımı konuştu.
|
|
|
|
|
|
Halikarnas Balıkçısı’na merhaba |||
Halikarnas Balıkçısı Anadolu’da yaşayan halkımıza uygarlık, çağdaşlık ve evrensel-ulusal-barış yolunda ışıltılı bir “düşünce hazinesi” sunmuştur..
|
|
Karşıyaka 8 yılda çağ atladı |||
Karşıyaka Belediye Başkanı yürürlüğe soktuğu 250 projeyi sundu.. Bu yaptıklarına sahile tramvayı eklesin Bana yeter..
|
|
Çiftlikköylüler.. |||
Bizim Çeşme Kartal-Pençesi Beşiktaşlılar camiasında, Atilla abi ve Süleyman Atagöz abi, “Çiftlikköylüler” kod ismi ile tanınırlar.
|
|
Atilla Sertel’in adaylığı.. |||
İki azgın gurup iktidar kavgasında yumurtaları tokuşturmuşlar, bir tarafın yumurtası çatır çatır çatlamıştı.
|
|
Balbay’ın milletvekili adaylığı |||
Mustafa Balbay milletvekili adaylığını açıkladı. Yeni bir Kasım Gülek, yeni bir Ecevit, yeni bir Kılıçdaroğlu gelmiyorsa, alnımı karışlayın..
|
|
Yahya Kemal Ergenekoncu mudur? |||
7 Mart 2011 Pazartesi günü, İzmir’de Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Anıtı önünde İzmirli gazeteciler olarak toplandık, olan biteni Hasan Tahsin’e şikayet ettik.
|
|
Okuyucudan özür diliyorum.. |||
Haberhürriyeti okuyucularından öncelikle özür dilemem gerek.. Tam tamına Ağustos ayından beri ortalarda gözükmüyorum.
|
|
Balıkçının Balbay'ı |||
Gazetemizde daha önce Çeşmeli bir balıkçının Mustafa Balbay sevgisini yazan yazarımız Yaşar Aksoy, şimdide Balbay'ın o balıkçı için ne dediğini yazdı.
|
|
Yüzbaşı Selahattin’in yoldaşı.. |||
Yüzbaşı Selahattin’in Romanı, İlhan Selçuk tarafından kaleme alınarak yayına hazırlanan bir kurtuluş savaşı belgesel romanıdır.
|
|
İzmirlilerin İstanbul dayanışması |||
İzmir’de doğdular, meltem kokusuyla büyüdüler sonra rüzgar onları İstanbul'a savurdu. Yıllar sonra buluştular ve bir dayanışma gurubu kurdular.
|
|
İstanbul'daki anam |||
Bir süredir İstanbul'dayım.. Ama gözlerimin önünden hep rahmetli anam akıp geçmekte.. Anneler Günü için bir şiir yazdım.. Okuyucularımla paylaşmak isterim..
|
|
|
|
İzmir'i kim yaktı? |||
İzmir'le ilgili dev bütçeli bir dizi filmde ortaya atılan iddialar ilk değil. Çeşitli mekanlarda son zamanlarda gündeme gelmeye başladı.
|
|
Manisa Mesir’i 470 yaşında |||
Kanuni’nin annesi Hafsa Sultan’ın hastalığını tedavi etmek için “Merkez Efendi” isimli bir bilgin tarafından yaratılan Mesir Macunu 470 yaşında
|
|
Balıkçı'nın Balbay sevgisi.. |||
- Sana soruyorum.. Şu Balbay var ya.. Ne yaptı bu çocuk?.. Ne güzel anlatırdı NTV'de.. Emin Çölaşan, Yavuz Donatla konuşurlardı.
|
|
Güldal Mumcu'ya içim acıdı.. |||
Benim için "Uğur Mumcu", tıpkı İzmir'de kuvayı milliye'nin ilk kurşununu atan Gazeteci Hasan Tahsin gibi bir vatan şehididir..
|
|
Tekel Direnişi |||
Binlerce el buluştu. Tek el oluştu. Yumruklar kaynaştı. Tutuşturdu vatanı işçiler..
|
|
Gazeteciler Günü.. |||
Her 10 Ocak günü Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlarız.. Bir yıl boyunca harcadığımız emeğin karşılığını da, Hasan Tahsin Ödülü'nü kazanınca görürüz..
|
|
Yılbaşı Geyiği.. |||
Laz feminist ne yapmış? Yılbaşı neden 1 Ocak'tır? Peki nasıl kutlayacaksınız: 1-Adam gibi mi? 2-Hayvan gibi mi? Yoksa, 3-Ot gibi mi?
|
|
İzmir'in Kimliği |||
Uygarlık, ilk kez bu kentin rıhtımından kalyonlara yüklenerek denize açıldı. Çünkü Antik çağda bilimin, felsefenin, şiirin, sanatın, mimarinin merkeziydi bu kent.
|
|
Bayram gülücükleri.. |||
Meğerse ben, 30 yıl kadar asık suratlı dolaşan, yazıp çizen biriymişim. Halbuki çok matrak adamımdır.. İçimden şamata, gırgır, makara gırla gider...
|
|
|
|
|
|
CUMHURİYET BİLİNCİ |||
Çocuklarımızı korumanın yolu Cumhuriyet'i korumaktan geçer. Cumhuriyet atalarımızın mirası, önderimiz Atatürk'ün ilkeleri üzerine kurulu var olma bilinçimizdir.
|
|
KUVAYI MİLLİYE SÜVARİLERİ... |||
Yaşar Aksoy, Çeşme'de Kuvayı Milliye kitabını imzaladı ve ''Çeşme Kıyılarında Kuvayi Milliye'' adlı bir konuşma yaptı.
|
|
|
|
ECZACIBAŞI VE ŞİFA ECZANESİ |||
Rahmetli annem, “Aç bakayım ağzını.. Ferit Dede verdi bak.. Sana iyi gelecek.. Pehlivan gibi olacaksın” deyip ağzıma bir kaşık balıkyağını boşaltıverirdi. İnanır mısınız?
|
|
Kartal yuvası Çeşme |||
Türkiye’nin her yeri kartal yuvasıdır.. Yaşadığım Çeşme de güçlü bir kartal yuvasına sahiptir.
|
|
Hasan Tahsin’in Anlamı |||
Gazeteci-Yazar Yaşar Aksoy, İzmir’in işgali sırasında Hasan Tahsin’in halkı direnişe çağıran konuşmasını anlattı.
|
|
|
|
|
|
Sonsuz Adam |||
Yenigün Gazetesi Kültür Sanat Yönetmeni Tufan Aksoy, İzmirli Gazeteci Yazar Yaşar Aksoy'la harika bir röportaj yapmış.
|
|
Çanakkale kutlaması |||
Ege’mizin güzide deniz gücü “Güney Deniz Saha Komutanlığı”, Çanakkale Deniz Zaferi anısına görkemli bir program hazırladı.
|
|
|
|
|
|