Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
07 Eylül 2010 Salı
Sık Kullanılanlara Ekle |   Kullanıcı Girişi | Künye ve İletişim | Reklamlar   Site içi arama :  
Skip Navigation Links
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
İnsanlık ne kadar küçülmüş böyle
Ege’de bu gün gazetesinde, Fethiye’den bir haber dikkatimi çekti.”Kefil oldu, hayatı soldu “ başlığı ile verilen haberi okurken insanlığımdan utandım inanın...
05.09.2010
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
TAKDİR EVLADA, GURUR BABAYA
İzmir’in Ayaskent Belde Belediye Başkanı, babasının kaçak yapısına 23 bin TL para cezası kesti.
06.09.2010
Mustafa TÜRKAY
SPOR Aslı ÖNER
Zeynel KOZANOĞLU
ABD’DEN MEKTUP VAR
Bütün komşularımıza sıcak selam söyle. Her gün biz bütün komşularımız için dua ediyoruz. Ve, referendum için dua ediyoruz,
05.09.2010
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Metin AYDINOĞLU
İstismarcılar…
İşsizlik had safhada ya, ‘emek sömürücüleri’ çoğalıyor. 500 liralık, sigortasız iş için ‘biraz insaf’ diyene. ‘O paraya çalışan çoook’ diyorlar...
03.09.2010
Hülya SEZGİN
Tatil bitti, dönüş...
Tatil bitti... Ben döneceğim günü zaten belirlemiştim, ama dönmeme iki gün kala ortalık karıştı. Bir fırtına, bir yağmur, göz gözü görmüyor... Hortum örneği evin etrafında fırıl fırıl dönen yağmura bir türlü yetişemedim.
03.09.2010
Dr. Cem AYDEMİR
Darbımeseller
Kavganın iyisi olmaz. Kaynayan kazanın üzerinde kapak durmaz. Zalim varsa zülümde vardır.
06.09.2010
Skip Navigation Links.
 Resim Galerisi
Tüm Resimler için...
 Video Galerisi
HaberHürriyeti Video Galerisi
Galerimiz için...
 Mini Anket
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
HİJYEN DENETİMİ
BELEDİYEYİ BASTILAR: 1 ÖLÜ, 16 YARALI
EMEKLİ BANKACI EVİNDE ÖLDÜRÜLDÜ
MİKSERE ÇARPAN OTOMOBİL ALEV ALDI:3 ÖLÜ
ERZURUM'DA KAZA: 3 ÖLÜ, 3 YARALI
TATİLE GELEN TURİST CANINA KIYDI
KEMAL ANADOL: EVET ÇIKARSA ÜLKE REJİM DEĞİŞİKLİĞİNE GİDER
GİRESUN'DA KAZA: 2 ÖLÜ, 6 YARALI
Ben Trabzon’da iken (5) Ben Trabzon’da iken (5)


Bugün artık en önemli gün. Hedeflediğimiz 7.000 metre Guınness rekor denemesini yapacağız. Hepimiz heyecanlıyız...

Erkenden  Beşirli kavşağına geldik. Yol trafiğe kapatılmış. Rengarenk giysilerle yüzlerce genç yol üzerinde paten kayıyorlardı.

Başlama noktasına malzemelerimizi indirdik. Bir grup arkadaş gelen itfaiye aracından aldıkları suyla kovalarda boyaları inceltti. Günlerdir biriktirdiğimiz küçük pet su şişelerinin kapaklarını deldik, her renk boya ile bunları doldurduk.  
Bu sefer de takılarım Gürcü arkadaşların ilgisini çekmişti. Tek tek incelediler ve gene Tarzan’ca beğendiklerini ifade ettiler.

Top halindeki tuval olarak kullanacağımız bezleri yola üç şerit halinde serdik. Özge ile Yelda kamyonetin kasasına oturdular. Ellerindeki boya dolu pet şişeler ve bahçe su süzgeci ile yol boyunca çeşitli şekiller ve desenler çizerek bezlere döktüler. Ortaya çıkan renk lekelerinin aralarına bizlerde gene su tabancası gibi boya dolu pet şişelerimizle, bazılarımız da sprey boya ile çiçek, böcek, kelebek vs. değişik desenler, figürler yaptık.

İzmir’den birlikte geldiğim arkadaşlarımdan Aysu Günay ve Emine Özdemir bundan önce Urfa’da bir etkinlikte Azeri sanatçı Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden öğretim üyesi Doç. Dr. Meher Bayramoğlu ile tanışmışlar. Meher bey de etkinliklerimize katıldı. Dost canlısı, neşeli güzel sohbetleri olan bir arkadaş. Sabah gayet şık gelmişti. Etkinlik sonunda onun da pantolonu ve ayakkabıları boya içinde idi. Akşama eşine vereceği cevabı ve olabilecekleri hep birlikte düşündük. Senaryolar üreterek gülüştük...   
   
Gülçin: önlerinde begovilleri ile Bodrum evlerini, ben hayran olduğum Uzungöl’ün tepeden görünüş manzarasını, bir taka, martılar, balık ve Karadeniz kadını portresi yaptım. Hemen altına imzamı attım. Trabzon’da benden bir iz kalsın istiyordum. “İzmir” yazmayı da unutmadım. Diğer arkadaşlar da kendilerine özgü çalışmalar yaptılar.

Özge ile Yelda’nın her yanı, yüzleri bile boya içinde kalmıştı. Öyle ki mesleği boyacılık olan birisi ile yan yana gelseler, bilmeyenler onları boyacı sanırdı. Gülçin’in de alnında kırmızı bir çizgi vardı. İlk gördüğümde alnını kesti sanıp korktum. Hemen ıslak mendille sildim...
Yapılan resmin Guinnes Rekorlar Kitabına girebilmesi  için noter onayı gerekiyordu. Ölçümler sonucu 6.300 metre olarak onaylandı. Bundan evvelki rekor 6.100 metre imiş. Yani kitaba girmeye hak kazanmıştık.

Bu işlemler sürerken biz asfaltın kenarına oturduk hep birlikte şarkılar söyleyerek yorgunluk attık:
“Akdeniiiiz akşamlaarıııı bir başkaaaaa oluyooooorrrr...”

Yelda kırık Türkçe’si ve keskin zekası ile her konuşmasında beni neşelendiriyordu. Bu defa da “Hulya, biz çok kirlendik, çok yorulduk. Ben hamam yapmak istiyorum. Orada hamamcılar var. (Ellerini tarhana ovar gibi hareketler yaparak) Adamı boyle boyle yapiyorlar. Bütün yorgunluklar bitiyor” dedi. Çok güldük. Ama fikir de çok hoşumuza gitmişti. Semra da “Evet, ne kadar iyi olur gidelim” dedi. E hastaya karpuz sorulmaz. Ben dünden razıydım. Sonra araştırdık, kadınlar matinesi bir başka günmüş. Gidemedik. Hevesimiz kursağımızda kaldı.

Akşam yemeğinde diğer gruplarla daha bir kaynaşma yaşadık. Gülseren Sönmez hocamız Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-iş bölümünün ardından 26 yıl öğretmen olarak çalışarak emekli olmuş. Ebru sanatında değişik teknikler denemiş ve çalışmalar yapmış. Bu konu ile ilgili herkesin anlayacağı dilden kitaplar yazmış. Grubundaki arkadaşlarına tam bir liderlik yapıyor ve yönlendiriyordu. Sonra yapmış olduğu ebru kağıtlarından keserek yaptığı minik kelebekleri bana armağan etti. Çok mutlu olmuştum...

Ertesi gün yapılan panelden sonra Atatürk Köşkü, Ayasofya’yı gezdik. Özellikle Atamızın köşkünü gezerken  duygulandım. Kurtuluş savaşı zamanları çekilen sıkıntıları, verilen tarihi kararları düşündüm...

Akşam yemeği, katılım belgeleri, teşekkürler, veda kucaklaşmaları...

Herkesin dünyaya bakış penceresi farklıdır. Ben kendimle  barışık bir insanım. Beklentilerim öyle çok yükseklerde değil. Dünyaya mutluluk penceremden bakıyorum. Her tür organizasyonlarda ufak tefek mutlaka bir şeyler olur. Çünkü her katılımcının beklentileri farklıdır. Ben bu etkinlikte beklentilerime kavuşmuş ve mutlu olarak dönüyordum. Her ne olursa olsun ortada büyük bir çaba ve emek vardı. Bunları görmezden gelmem asla mümkün değil.

Dolayısı ile Femin&Art derneği başkanı Şükran Üst’le birlikte bütün üyelerini tebrik ederek emeklerine ve bizlere orada yakınlık misafirperverlik gösteren herkese tek tek teşekkür ediyorum.

(Bitti)
Hülya Sezgin/Haberhurriyeti.com/Kültür sanat bölüm yönetmeni



Büyütmek için resmi tıklayınız

Büyütmek için resmi tıklayınız
Yazıyı Facebook'ta Paylaş

Yazının Yorumları
şükran üst - trabzon diyorki : " tekrar buluşma dileğiyle "
hülya hanım yazılarınız için ve de festivale katılımınız için çok teşekkür ederim. Bu 3. uluslar arası resim festivalimizdi.henüz üç yaşında bir dernek 26 resim sergisi 4 fuar üç uluslar arası festival kolay değil.haftanın beş günü çalışan bir öğretmenim ve bunca etkinliği kalan tüm zamanlarımı vererek yaptım. hiç bir çıkar beklemeden dünya barışı için yapılan emek,herkes gitti ben hala kalan ödemelere sponsor bulmaya çalışıyor,evrakları belgeleri arşıvlıyorum..derneğe yeni site yaptım herkes daha kolay ulaşabilsin diye..http://feminarttrabzonn.blogspot.com/ yani herşey emek..sizin bu güzel yazı dizinizde öyle ..elinize yüreğinize sağlık..nice festivallerde buluşma dileğiyle ..şükran üst
12.07.2010 13:55:58
Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Tatil bitti, dönüş...  |||   Tatil bitti... Ben döneceğim günü zaten belirlemiştim, ama dönmeme iki gün kala ortalık karıştı. Bir fırtına, bir yağmur, göz gözü görmüyor... Hortum örneği evin etrafında fırıl fırıl dönen yağmura bir türlü yetişemedim.
  Böyle de unutulmaz ki!   |||   Geçen gün bir haber izledim televizyonda. “Güler misin? Ağlar mısın?” dedirten cinsindendi.
  Doğayı kim kızdırdı  |||   Çok değil, daha bir ay öncesi oralardaydım. Karadeniz’den bahsediyorum. Resim festivali için Trabzon’a gitmiştim. Gezdiğimiz yerler içinde Rize de vardı.
  Öyle yağma yok  |||   Genellikle yazlıkta hafta sonları hareketlilik yaşıyorum. Bu sefer de oğlum Serter iki arkadaşı ile geldi. Evde üç delikanlı. Eşim Hikmet’i de sayarsak dört delikanlı sayılır.
  Beni Bu Hallere Koyaaaan  |||   Yirmi beş yıl süren çalışma hayatımda her gün erkenden kalka kalka sonunda alıştım. Ve emekli olduktan sonra da hâlâ işe yetişecek gibi sabahın köründe “zınk” diye kalkar oldum.
  Tarhana çorbası  |||   Hava çok sıcak da olsa, İftar çorbasız olmaz. Bizim en güzel geleneklerimizden biridir çorba. Özellikle de tarhana çorbamız ramazanın ve soğuk kış günlerinin vazgeçilmezidir.
  Mordoğan  |||   Yirmi yıldır her yaz Mordoğan’a gelirim. Evimizi buraya yaptırdığımızda etraf bomboştu. Hoş, şimdilerde de pek kalabalık olduğu da söylenemez ya...
  Eşekli kütüphanecinin öyküsü  |||   Keşke herkes görevini bu kadar yaratıcı fikirlerle yapsa, vatanını milletini bu kadar çok sevse!”
  Azo-boyar maddeli ithal ürünler  |||   Birkaç gündür televizyon haberlerinde, gazetelerde gene boy boy Çin ve Tayvan’dan ithal edilen azo-boyar maddeli kansorejen ürünler anlatılıyor. Neler mi bunlar?
  Onlar da gitti...  |||   Bundan beş yıl öncesiydi. Karşımıza amerikalı bir aile taşınmıştı. Henry, Sindy ve kızları Alyssa. Şimdi Amerika'ya dönüyorlar...
  Kına gecesi  |||   Gelin yöresel bindallı benzeri kına elbisesi giyiyor. Yüzü kırmızı işlemeli tülle örtülüyor.
  Apartmanda uygar yönetim  |||   Sabri Kavram, Uygar Yönetim adı altında bir şirket kurmuş. Beğeneni az,eleştireni bol apartman yöneticiliğini profesyonel hale getirmiş...
  Resmin hırçın adamı YILMAZ ŞENOL  |||   Fakültede başlayan resim aşkı öğretmenlik yıllarında doruğa çıktı. O şimdi Sanatın Başkenti İstanbul'dan beslenip hayallerinin resmini yapıyor.
  Ben Trabzon’da iken (5)  |||   Bugün artık en önemli gün. Hedeflediğimiz 7.000 metre Guınness rekor denemesini yapacağız. Hepimiz heyecanlıyız...
  Ben Trabzon’da iken (4)  |||   Biliyorum, pembe dizi gibi oldu. Ama o kadar güzel, seyre doyumsuz yerlerdi ki, kısacık geçiştiremedim. Gene ne kadar anlatsam da mutlaka kendiniz görmelisiniz. Benim gözüm ile görmek yetmez...
  Ben Trabzon’da iken... (3)  |||   Trabzon’da gezmeye ve resimler yapmaya devam... Bugünkü programımızda Çamlıhemşin Belediye binasının duvarları ile hemen yanındaki trafonun duvarlarını resimlemek var.
  Uyyy, Trabzon Festuvalu  |||   Trabzonspor yönetimi, dünyanın en uzun “BARIŞ” resmini çizerek Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmek için etkinlik düzenledi.
  Ben Trabzon’da iken... (I)  |||   Femin&Art Kadın Sanatçılar Derneği Genel Merkezi Trabzon’un düzenlediği 3. Uluslararası Resim Festivali’ne katılmak üzere hazırlıklara başladım.
  Ben Trabzon’da iken... (2)  |||   Maçka’ya doğru yola koyulduk. Yol boyunca da “Yolunu yoluna koooyduğuuum, mimoza çiiiçeğiiimsiiiin...” türküsünü söyledik.
  En güzel bahçe yarışması  |||   İzmir Güzelbahçe Belediyesi, Tema, Gülder ve Peyzaj Mimarları Odası'nın “En güzel bahçe yarışması” mini cennetleri ortaya çıkardı.
  Perihan’ın fendi, bizi yendi...  |||   Öğretmen emeklisi arkadaş grubumla toplantılar, beni çok keyiflendiriyor. Bu sefer konumuz; “TÜRKÇE” idi.
  Önemli bir bilgi...  |||   Kuruluşlarda işlem yaparken kimlik fotokopisi isteniyorsa aman dikkat. Üstüne niçin verdiğinize dair not koyun yoksa.
  Ne işimiz vardı orada?  |||   Kaç gündür soluksuz izliyorum, yüreğim ağzımda. Herkes gibi. Kafam karmakarışık. Sorular beynimde ne yazık ki ahenkle dans edemiyorlar. Biz neden oradaydık?
  Pervin Özdemir “Dalya” dedi  |||   Uluslararası yüz akımız, seramik sanatçımız, Pervin Özdemir İzmir Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi'ndeki sergisiyle “Dalya” dedi.
  Sinirlerini aldıran adam  |||   Onu ilk Melih Gökçek’le olan düellosunda elindeki belgelerinden emin haliyle tanıdım. Hiç kızmıyor, şaşırmıyor, kekelemiyordu.
  Pazarlama taktikleri  |||   Çalıştığım yazı üzerinde “Hah tam da uygun cümleyi buldum” derken telefonumun sesiyle hepsi kafamdan uçtu gitti!
  Futbol üzerine bir anı . .   |||   Babam Fenerbahçe’li idi. O Fenerli diye ben de Fenerli olmuştum. Ama oyuncularını say deseniz, bilemem.
  Öfke ile kalkan . . .  |||   Camlar silindi, temizlik bitti. Çanakkale'den misafirin geleceği gün badana boyacı ekibi evi istila etti. . .
  Babamın Anne Özlemi...   |||   Her çocuğun annesi kendisine özeldir. Benimki bana, seninki sana, onunki de ona... Ve mutlaka annesi ile ilgili anlatacağı bir anısı vardır. İşte benim babamın yoktu!
  Çelişkiler içindeyim!   |||   Anneler günü için bir yazı yazdım. Yayına göndermeden önce bir arkadaşımla paylaşıp fikrini alayım dedim.
  Teknolojinin koyunu fena çıkar oyunu  |||   Birgül nasıl, iyi mi? diye sordum. Karşıdan “bir” den sonra gül resmi çıkıyor, “Dikkatli ol,” mesajı geldi. Ben yazarken güller, öpücükler gönderiyormuşum...
  Mutluluk kaynağım İzmir Kitap Fuarı   |||   İzmir Kitap Fuarı'na ayrı bir sevgim var. Orada bir çok sevdiğimi görüyorum. Bunlar sadece kitaplarla sınırlı değil...
  İnternet aşkları!  |||   Artık eskisi gibi uzun uzun telefonlarla konuşmuyorum. Uzun uzun yazışıyorum. Arkadaşlarımın çoğu ekranımda, karşımda.
  Bahar geldi, haydi pikniğe   |||   Son günlerde o kadar çok üzücü olaylarla karşılaşıyoruz ki! İşsizlik, parasızlık... Oysa insanlar güneşe çıksalar, yeşillikler ve mis gibi çiçek kokuları eşliğinde sevdikleri ile gezinseler. Ne sıkıntı kalır, ne de keder.
  Kırk bilinmeyenli denklem  |||   Ödeyemeyince senetleri dershane seni icraya verir, Anneyi hapse atarlar. Buna içerleyen, suçluluk duyan oğul intihar eder. Hani senedi imzalarken “Canımı mı alacaklar?” demiştin ya! İşte canın gitti!
  1.5 milyon aday ter dökecek  |||   Pazar günü üniversitelere giriş sınavı yapılacak. Bir buçuk milyon gencimiz ve bir o kadar da anne baba heyecan içinde. Her sene son dakikada televizyonlarda bunun üzerine yorumlar yapılıyor. Bu saatten sonra ne faydası olacaksa?
  Mustafa Ayaz Müzesi muhteşemdi  |||   Ankara’da iken, Gültekin Serbest’in “Galata’nın dili olsa” isimli sergi açılışına gitmiştim ya. Hani sergi, Mustafa Ayaz Vakfı Plastik Sanatlar Müzesi ve Sanat Galerisi’nde idi.
  Bir veda yazısı. . .  |||   Beş sene öncesiydi. Yeni oluşan sitemize evlerini bitiren komşular teker teker taşınıyorlardı.
  Pervin Özdemir, Seramiğin ışığı   |||   Onunla ilk Konak Belediyesi ve Alsancak Soroptimist Kulübü işbirliği ile kendi düzenlediği “Pervin Özdemir Atölyesi-Su hayattır” temalı seramik yarışması sergisinde tanıştım.
  Geçen akşam gene coştuk  |||   Yolcu Bilginç’in sanatına hayranım. Saz çalışı, türküleri söyleyişi ve duruşu ile dört dörtlük bir sanatçı.
  Payamlı'da bir gün  |||   Hâlâ her bahar gelişinde, dağlar kızı Heidi gibi koşturmak gelir içimden. Dağ bayır yeşillenip rengarenk çiçeklere büründükçe her yer, içim içime sığmaz.
  Ne yaptınız benim kanalıma!!!   |||   Eskiden TRT seyretmek bir ayrıcalıktı. Orada her programın doğrusunu, güzelini ve kalitesini seyrederdik. Orası bir okuldu. Tarafsızdı. Öyle de olması gerekirdi. Ç
  Yaşlılık haftası - 18/24 mart   |||   Bu hafta yaşlılar haftası imiş. Hani kim var yaşlı? Hiç kimse yaşlılığı kabul etmez ki!
  Gültekin Serbest’in sergisini de gezdim   |||   Gültekin Serbest, “Galata’nın dili olsa” sergisi için, "Galata ve Haliç’i, eski İstanbul kültürümüzü sorguluyorum” diyor.
  Bu nasıl iştir Allah’ım!  |||   Elazığ depremi, gene bir deprem gerçeğimizi, dayanıksız kerpiç evlerde oturma bedelinin canımız olduğu gerçeğini, tokat gibi yüzümüze vurdu!
  Kadınlar günü. . . .  |||   Sergi anılarıma bir mola verelim bakalım. Kadınlar günü geldi ya, birazcık da bu konuya değineyim diyorum.
  Hoşgeeeldiiiim – 2  |||   Ankara’da katıldığım sergi ile ilgili anılarımı anlatıyordum ya. İşte devamı...
  Hoşgeldiiiiimmmm. (1)  |||   Epey zamandır görünürde değildim ya.. Ankara’ya görevli gitmiştim. Sergimiz bitti. Artık geldim.
  Aşk mı, sevgi mi?  |||   Gene geldi sevgililer günü. Bana her gün sevgililer günü ama, bu sefer sevgililer gününde sevgililerimden uzak olacağım.
  Saldım çayıra, Mevlam kayıra!  |||   Komiserin parmağını, eylemci ısırarak kopartmış. Komiser, adamın ağzından parmağını kaptığı gibi bir araca koşmuş...
  Bakkalım olmadan asla !  |||   Son günlerde sorunlar kuyrukta birinci sırada beklemekten helak olmuşken, Hükümet bakkalla, çakkalla uğraşır oldu.
  Acıların kadını, yeniden sevebilirmiş!  |||   Kitap okumayı çok sever ve elimden geldiğince bol bol okurum. Yaz ayında bu biraz daha fazla oluyor.
  Haydaaa, biri çıktı gene kafamızı karıştırdı  |||   Doktorlar, diyetisyenler bir gün böyle, diğer gün şöyle diyor. Bir gün yiyin dediklerini, ertesi gün yasaklıyorlar.
  Balkan’lı Dal Mümün ve kırmızı karanfil  |||   Sevdiklerinden, topraklarından kopartılıp savrulan insanların, acılarını, özlemlerini, tutunamayışlarını anlatan bir öykü.
  İçimiz yandı  |||   Gene içimiz yandı. Bingöl’de iki yavrumuz kayboldu.
  Okullar tatil oldu, şimdi dinlenme zamanı  |||   Okulların tatil olması demek, onların dinlenmesi demek. Karneler iyi de olsa kötü de olsa çocuklar gene de dinlenmeli.
  Paşa darbe yapmış, yayını ele geçirmiş  |||   Son günlerin gene bir darbe planı olan Balyoz’la ilgili olarak Fatih Camii’nin bombalanacağı iddiası, paşayı çileden çıkartmış!
  Alkışlar Sinan Aygün’e   |||   Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, ithal ürün yerine barkodu 869 ile başlayan yerli ürünleri satın alma çağrısı yapmış.
  Güle güle Dinçer Sezgin, Güle güle Dinçer baba  |||   Dinçer Sezgin vefat etmiş. İnsan yitirilmiş bir değeri tanıyorsa, sanki biraz daha fazla etkileniyor. Ben öyle oluyorum.
  Geçmişimiz, anılarımız ve antikalar   |||   Yol ayrımında bir antikacı. Sevimli bir dükkan. Gezerken, geçmişe yolculuk yapıyormuşsunuz gibi oluyor ve anılarınız canlanıyor.
  Havaî fişek görgüsüzlüğü  |||   Önce zengin düğünlerinde, sonra çok özel kutlamalarda seyretmeye başladık. Ama abarttıkca abarttık.
  Nerde eski TRT dizileri !  |||   TV dizileri hayatımıza girdi. Küçük Kadınlar, Hanımın çiftliği, Aşki Memnu,Yaprak Dökümü sohbetlerin ana konusu onlar.
  İzmir'de süper sergi  |||   Minyatür, hat, tezhip ve ebru hepsi de harika. Eğer İzmir'de ise havagazı fabrikasında 23 Ocak'a kadar açık kalacak sergiyi sakın kaçırmayın.
  + 359’un sırrı !   |||   Allah’ım; bugünlerde birileri beni sınıyor mu?
  Zamane liseli kızları!   |||   Ya ne oluyor bu günümüz liseli kızlarına? Ekranlarda boy boy onların karakucak dövüşünü seyrediyoruz.
  Kadınlar, erkekler ve yeni yıl  |||   Erkekler hep şikayet ediyorlar biz kadınlardan. Neymiş efendim; biz kadınları anlamak çok zor muş!
  Sanatçı kültür müdürü, Halim Yazıcı  |||   Halim Yazıcı’yı, “Allianoi Kurtarma Derneği”ne destek amacı ile açtığım sergide tanıdım.
  Yutmadım kiiiiii. . .  |||   Bugün biriken bazı görüşmeler ve alışverişlerim için çarşıya indim. Yani, dışarılardaydım.
  Huysuz bacak sendromu   |||   Her şey çok güzel, çok mutluyum. Ama; bacaklarımda bir ağrı. Ölüyorum. Ayakta durmama imkan yok.
  Benzetme  |||   Açılım sarpa sardı. Son günlerde olanlar, korktuğumun başımıza gelmeye başladığını gösteriyor.
  Etiketi seviyoruz vesselam!  |||   Madem hekimlik yapmayacaktın. Gözün öğretmenlikte idi. Neden tıp okudun.
  Art niyetsiz bir yazı  |||   Bugün; canım sadece gülmek istiyor. Çünkü şu son zamanlarda olup bitenler, gelişmeler, beni üzüyor...
  Açılış ve izdiham!  |||   Dünya devleri ülkemizde şube açıyorlar. Açılışın ses getirmesi için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.
  Misafir  |||   Geçen hafta sonu yatılı misafirim vardı. Jale ve küçük oğlu Efe.
  Telli kurban  |||   Bugün biraz “Eski bayramları düşüneyim, bakayım” dedim. İlk aklıma gelen, Hikmet’le nişanlanmamıza denk gelen oldu.
  Demet öğretmen  |||   Bugün bizleri nakış gibi işleyen, onurlu, çalışkan, bilgili bir Türk vatandaşı olarak, geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin günü.
  Evlilikte güven-me !  |||   Televizyonda evlilik üzerine davet edilen uzman bir hanım, konuklara, eşleri ile olan ilişkilerinde, güveni sorguluyordu.
  Şifalı ot ve umut tacirleri!  |||   Ekranda bir anne ve baba . İki gözleri iki çeşme anlatıyorlar. Biricik kızları kanser hastası. Tanınmış bir kanal aracılığı ve bitki uzmanı doktor olduğunu iddia eden, umut taciri bir şahıs ile kameralar eşliğinde evlerine geliniyor.
  İşte çağdaş Türk Kadını  |||   17 yaşında evlendirdiler. Ama o yılmadı. Zenginlik içinde yaşadığı zorbalığa ve paranın gücüne boyun eğmedi. Okudu ve...
  KAÇAK GÜREŞ  |||  
  Hepimizde bir paranoya hali  |||   Domuz gribi ile yatıp, domuz gribi ile kalkar olduk. Ekonomi çökmüş, işsizlik artmış, hepsini unuttuk.
  Hayallerim ve merdivenler  |||   Hep iki katlı evim olsun isterdim. Oldu da. Yalnız şimdi merdivenlerden inip çıkmak dizlerime zarar veriyormuş. Aman dikkat...
  ŞU DOMUZ GRİBİ  |||  
  Bayılıyorum şu Tema’ya  |||   Aycan Yolyapan. Emekli bir öğretmen. Tema gönüllüsü. Doğa için, çevrenin korunması için canla başla çalışıyor.
  Yerli malı, yurdun malı  |||   Domuz gribinden korunmanın yollarından biri hijyen diğeri beslenme. Çocuklarımıza yerli malı ürünlerle beslemeye ne dersiniz.
  Haylazlar lokma gününde  |||   Meğer ne çok özlemişiz birbirimizi de, haberimiz yokmuş! Aradan on gün geçmedi, gene buluştuk. Bu sefer de, lokma gününde.
  Yaza veda partisi  |||   Geçen akşam sitede “yaza veda” mangal partisi yaptık.
  HAYAT BEKLEMEZ!  |||  
  KUCAKLAŞ MA!  |||  
  HAYLAZ ÇOCUKLAR NOSTALJİSİ  |||  
  HAYLAZ ÇOCUKLAR TOPLANTISI  |||  
  Bravo Baykal’a!  |||   Şu yol ayrımı haritası ve açılım meselesini görüşmek için, aylardır Başbakan “görüşelim” diyor, Baykal yan çiziyordu.
  Magazin terörü   |||   Son günlerde, magazincilerle sanatçılar kapıştı. Birisi “görevim, yaparım” diyor. Öbürü “benim özgür ve özel yaşama hakkım var” diyor.
  BU DA AÇILIMIN GERÇEĞİ!  |||  
  IMF başkanı ülkeye geldi!  |||   Kim çağırdı bu IMF'yi, neden geldiler? Olaylarda kırılıp dökülenin faturası kime...Peki IMF'nin verdiği kredinin faturası kime..
  EMEKLİLİK  |||  
  Ezginin Günlüğü,nasıl herkesi büyülüyor?   |||   İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarihi Havagazı konserleri kapsamında gittiğim, özgün müziğin usta ismi “Ezginin Günlüğü”nü dinlerken, o kadar çok keyif aldım ki!
  Özelleştirme   |||   Harcadıklarımız kazandıklarımızı geçti. Önce kredi kartına sarıldık sonra bankalara darıldık. Haciz gelmeye başlayınca da evdeki eşyalara sarıldık.
  FEHİME ÖĞRETMEN  |||  
  KOSOVALI CANLAR  |||   Balkan derneklerinin Selçuk’ta düzenlediği bir ressamlar kolonisine, Kosovalı ressamlar Ethem Baymak, Sami Ahmeti ve Enver Hoxhaj davet almışlar.
  İşte özlenen çağdaşlık   |||   Azize , Perihan, Gülsen, ben ve eşleri çok iyi anlaşan bir ekibiz. Ne mi ekibiyiz? “Vur patlasın, çal oynasın, kültür-sanat ekibi”.
  Korkuyorum!  |||  
  Paris Hilton, mağaza açmış  |||   Paris Hilton, Başkentte mağaza açmış. Dekolteler, ışıl ışıl süper mini etekler, mini şortlar .Mağazanın dekorunda boy boy Paris hanımın şıkır şıkır sahne kıyafetleri. Sanki kendisi gelmiş gibi mağaza çok ilgi çekmiş.
  İnternet Tuzakları  |||   Gecenin bir yarısı efenin havlaması ile uyandım. Huysuz ihtiyar, yoldan geçen çocukların yanındaki köpeğe sinirlenmiş....
  Yaza veda ve terk edilen dostlar  |||   Havalar serinlemeye başladı. Akşamları artık biraz daha kalın pikeler örtünüyoruz. Yazın “siesta” hayatı yavaş yavaş bitmek üzere.
  GÖZÜNÜN ÖNÜNDEKİ MERTEK  |||  
  BU DA KORSAN AÇILIMI  |||  
  Çankırı’ya sitem!  |||   Beypazarını gezerken, çocukluğumu yaşadım, Çankırı'yı hatırladım. Beynimin derinliklerinde taptaze duran güzel izlerin tanıtım eksikliğine hayıflandım.
  GELİNCİKLER RESSAMI  |||  
  NEREDE O ESKİ KOMŞULUKLAR  |||   HÜLYA SEZGİN'İN 4 YAZISI BU LİNKTE
  Bunlar; gerçekten dindar mı?  |||   Günlük işlerimi ve yemeğimi yaptım. Artık müzik eşliğinde resim yapma zamanı. Radyodan ruhuma iyi gelecek bir kanal aramaya başladım. Arabesk tarzı ıııh......
  Hayatı ertelemeyin!  |||   Hayatı ertelemeyin!
  Kaynarpınar’ın karanfil kokulu kadınları.  |||   Hani İzmir’in kadınları demiştim.Kızlarından sonra onlarında hiç yabana atılmayacağını, nasıl becerikli olduklarını anlatmıştım.
  Aksaray/Güzelyurt’tan; İki Başarı Öyküsü  |||   Maddi sıkıntı çeken ailenin annesi, tanıştığı bir rehber hanımla sohbet ederken sıkıntısından bahsediyor. Bunun üzerine rehber hanım soruyor....
  NORŞİN AÇILIMI !  |||   Memleketin Cumhurbaşkan’ı ziyarete gittiği Güroymak’ta, “Norşin’liler” diye söze başlıyor. Neden ? Alınan talimatın sonuna yaklaşıldı.
  Eski duraklarda yeni yolculara rastladım. . .   |||  
  7 Kardeş dondurmacılı, eski günler  |||   Bizim Haberhurriyeti.com İnternet gazetesi'nde “Dondurmanın sırrı” yazısını görünce, çocukluğum aklıma geldi.
  Cam şişemi geri istiyorum!  |||   Erkan Topuz hoca her gün ayrı bir kanalda felaket tellallığı yapıyor.“Arabada beklemiş pet şişeden su içmeyiiiin”
  Komşu satar ,Türk bakar!  |||   Site komşum Ayla abla, birkaç sene evvel Çeşme’de ki yazlığından dönüşte, bana bir kavanoz sakız reçeli getirmişti.
  İZMİR'DE EDEBİYATIN MİHENK TAŞI  |||   Resme ilk başladığım yıllardı. İçinde bulunduğum grup ile katıldığım karma sergilerde, yaptıklarım övgü aldıkça, içim içime sığmıyordu.
  HAYDİ YİYİN GARİ!  |||   Kaparinin çiçeği Dünyada ilk defa Burdur'da doğal olarak kurutularak çay haline getirilmiş. Nefis aroması ve tadıyla kaynamış su içerisinde 3 dakika demlendirilip içildiğinde, bir çok ağrıya iyi geldiği gözlemlenmiş.
  YAZLIKÇI YOLUNACAK KAZ MI?  |||   Fiyatları katlamalı, "bizden biri ekmek yesin" dedik sesimizi çıkarmadık. Müşterileri cüce, kendisini yüce görmeye başlayınca da alış-verişi kestik.
  Okullarda kıyafet serbest olursa?  |||   Çocuğun her istediği, o özgür olsun diye kabul edilir mi?
  İzmir’in kadınları  |||   İzmir’in kızlarını biliyordunuz zaten. Son günlerde erkeklerini de öğrendiniz. Ya kadınları?
  Sizce “sellûka” ne demek?  |||   Haftasonu Güzelbahçe’den site komşularım Dr. Çift Şule ve Levent Korkmaz Mordoğan’a ziyaretime geldiler.
  Eski yaz tatilleri  |||   Tatil için Mordoğan’da ki yazlığımda dinleniyorum. Bol bol yüzüyorum, yeni resmime başladım. Ve tabîi ki yazıyorum....
  Elif’in civcivi  |||   Özlem, Rauf ve 3 yaşındaki kızları Elif, pazara gitmişler. Elif etrafına bakınırken düşmüş.
  Kosovadan mektup var  |||   Benim ailem Türk, ama akrabalarımda Arnavut’lar da var. Savaş zamanında Türkçe konuştuğum için hem okulda, hem de sokakta dayak yedim!
  Kosova Yemyeşildi!  |||   İzmir'den İstanbul'a uçarken sanki kahverengi maketleri seyrettim. İstanbul'dan Balkanlar'a doğru ise yeşilin her tonunu...
  Kosova'nın Hakan Şükür'ü idi  |||   Sami Ahmeti 40 yıl önce sahaların yıldızıydı. Futbol bitti ressamlığa başları. Şimdi ise tabloları sanatseverlerin koleksiyonlarında.
  Kosova‘da İlk gün.  |||   Ben; gittiğim yerleri, vitrin camından seyreder gibi gezmeyi sevmem. Halkın arasına karışmalıyım, havasını solumalı, ekmeğini yemeli, suyunu içmeliyim.
  Rumeli’de yorgun bir gramofon çalar  |||   “Rumeli; yazgımın ince dalı” adlı kitabında, Ethem Baymak ne güzel söylemiş. Sizlerle bu harika şiirleri zaman zaman köşemde, bazen de bizim “şiirler” köşesinde buluşturacağım.
  Naomi gelmiş, "Suyunu iç, başını aç" demiş!  |||   Ne olmuş? Naomi gelmiş. Emine hanımla görüşmüş. Kızların okumasına destek vermiş. Tamam güzel.
  Hadi siz de Kosova'ya buyrun  |||   Bağımsızlığından sonra Kosova'yı ilk ziyaret eden gazeteci olan Haberhurriyeti İnternet Gazetesi yazarı Hülya Sezgin herkesi Küçük Türkiye'yi görmeye çağırıyor.
  Alman bankasının Kosova oyunu!  |||   Her şey ne kadar güzel başlamıştı. Prizren 3. ressamlar kolonisine davet edilmiştim. Heyecan, merak, mutluluk hepsi kördüğüm olmuştu içimde.
  Çevreci savaş tatbikatı  |||   Benim hayallerim vardır. Bir yerde bir şey oldu mu düşünürüm. Şimdi neler oldu? Bundan kim fayda, kim zarar gördü diye.
  Benim pırıl pırıl Anadolu insanım  |||   Kendi cemaatlerine ait özel kaloriferli yurtları olduğunu, söyleyen iki kişi kızımızla ilgileneceklerini, merak etmememizi söylediler.
  Sahnede devleşen minikler!  |||   Başbakanımızın dediği gibi üç tane değil, geleceği güvenli, kişiliği sağlam, nitelikli yetiştirebileceğimiz kadar evlat sahibi olmalı!
  Güle güle Türkân Hoca’m  |||   Türkan Saylan'ı kaybettik. Hepimizin başı sağ olsun. İçim ezik “güle güle Türkan Hoca’m”
  Kültür Müdürü dediğin böyle olmalı  |||   Sergiler, tiyatrolar, söyleşiler, paneller bir sürü güzel organizasyonlar ve perde arkasındaki adam: Halim Yazıcı
  Kemeraltı'nda taze sıkılmış meyve suyu  |||   Bir bardak meyve suyu içeyim dedim. Servisi görünce pişman oldum. Yok mu bunları denetleyen.
  Ekslibris resim sergisi  |||   Etik sanat evi ekslibris günleri sergisi kapsamında 65 sanatçının katıldığı sergi; Resim-heykel müzesinde sergileniyor.
  Camî mi, yoksa hastane yapmak mı daha hayırlı?  |||   Üç sene önce bir akrabamızın düğünü için Çankırı’ya gittim...
  İki boyoz, bir yumurta  |||   Yıllar sonra komşumun ikram ettiği içi acı bademli çikolata, beni çok eskilere götürdü.
  'Benden Öteki Ben' Emine Özdemir  |||   O çok aktif bir sanatcı. Su gibi sergi açıyor. En son çalışmaları “Benden Öteki Ben” le sanatseverlerin karşısında.
  Çocuklarımıza kötü örnek oluyoruz  |||   Biz çocuklarımıza güzeli, doğruluğu, dürüstlüğü, ahlâkı öğretmeyecek miyiz?
  Güneşi Gördüm'ü gördüm  |||   Bugün hiçbir şey yapmayacağım, tembel tembel oturacağım. Kahvaltı sofrasını topladım, miskince oturdum bilgisayarımın başına. Gazetedeki günlük haberleri okudum, elektronik postalarımı okumaya başladım.
  Kosova'dan misafirimiz var  |||   Yaşasın kitap fuarı açıldı. Kitap fuarını çok seviyorum. Görücüye çıkmış binlerce kitaptan öte bir şey benim için TUYAP. Adeta dostların buluşması.
  Hayatın Renkleri İzmir'de  |||   Doğadaki kavramları, yaşanmışlıkları, sevinçleri tablolarına yansıtan Ressam Özgen'in eserleri sergide.
  Gerçekten hayvan seviyor muyuz  |||   Köpeğim efeye nasıl sahip olduğumu “sosisin yadigarı efe” başlıklı yazımda anlatmıştım.
  İzmir'de şimdi tango zamanı  |||   İzmir'de düğünler değişti. Şimdi moda Tango eşliğinde salona girmek ve aşkın dansını yapmak.
  CANAN’A KIYILIR MI?  |||  
  Müze kartı  |||   Genel yayın yönetmenimiz; İbrahim Irmak’ın yazısını okurken, geçen sene yapılan müze kart uygulaması ile ilgili yaşadıklarım aklıma geldi.
  Yaptığın bana ise öğrendiğin kendine  |||   Anne olarak koltuk değneği mi olmak, yoksa yürümeyi mi öğretmek.
  Polis amca benim kankam  |||   Sabah köpeğimi gezdirdikten hemen sonra çayımı koyup kahvaltı masamı hazırlıyorum...
  Dananın başını çözmüş  |||   Köyün birinde iki komşu varmış. Komşulardan biri bahçesine her türlü zerzevat eker, yetiştirdiklerini hem yer, hem de satarmış.
  O ŞİMDİ PAŞA!  |||   Mehmetali bey Zeynep hanımla evlendiği zaman hayali, her Türk erkeği gibi bir erkek evlat sahibi olmakmış. “Bir oğlum olacak, adını “Nadir” koyacağım dermiş.”
  ÇALIŞ SENİN DE OLUR!  |||   Çalışmalar ne zaman başlıyor. Seçimden sonra ne yapılıyor, hangi stratejiler saptanıyor. Ve bu sonuçlar nasıl alınıyor .
  Boş vakitlerde sanat eseri yaratıyorlar  |||   Amerika’da kilise vitrayları boyarken Türkiye’ye dönem Kadriye Kuran, şimdi Narlıdere’de sanat öğretiyor.
  TRT’deki sabah Programları  |||   Zaman zaman TRT-1’deki “günbegün” televizyon programını izliyorum. Eski bir TRT-radyo ve televizyon izleyicisiydim. “Dim” diyorum. Çünkü; izlerken eski hazzı almıyorum.
  Sağol öğretmenim  |||   Fransızca’dan kopya çektim ve yakalandım. Mehmet Ali Öğretmenim bana unutamayacağım bir ders verdi.
  Bir köy öğretmeninden mektup aldım  |||   Günlük koşuşturmalarımı bitirdiğim akşam saatinde bilgisayarımın başına çöküyorum. Gün içinde gelen elektronik-postalarımı okumaya koyuluyorum.
  20 yılda 47 eser ve karşınızda Mavisel Yener  |||   İzmir’de yirmi yıldır durmadan yazan, 47 eser ortaya çıkaran Mavisel Yener’le konuştuk. İşte o röportaj Hülya SEZGİN yazdı.
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
 
İbrahim IRMAK Yazıyor
Teşhir edin şu düzenbazları KPSS sonuçlarının açıklanması ile patlayan kopya skandalı, LYS ve Açık Öğretim Sınavı'yla doruğa çıktı. Her yerden pis kokular geliyor ve bugüne kadar kimlerin hakkı yendi belli değil. Onun için bir önerim var. Teşhir edin şu sahtekârları da memleket nefes alsın.
KPSS sonuçlarının açıklanması ile patlayan kopya skandalı, LYS ve Açık Öğretim Sınavı'yla doruğa çıktı. Her yerden pis kokular geliyor ve bugüne kadar kimlerin hakkı yendi belli değil. Onun için bir önerim var. Teşhir edin şu sahtekârları da memleket nefes alsın. 06.09.2010
 
Bafi-k-9 Köpek Eğitimi
Artemis Marin Princess
Röportajlar
İdda'da Bugün
Günlük Hava Durumu Tahmini
Mutlaka Okuyun