Tatil bitti, dönüş... |||
Tatil bitti... Ben döneceğim günü zaten belirlemiştim, ama dönmeme iki gün kala ortalık karıştı. Bir fırtına, bir yağmur, göz gözü görmüyor... Hortum örneği evin etrafında fırıl fırıl dönen yağmura bir türlü yetişemedim.
|
|
Böyle de unutulmaz ki! |||
Geçen gün bir haber izledim televizyonda. “Güler misin? Ağlar mısın?” dedirten cinsindendi.
|
|
Doğayı kim kızdırdı |||
Çok değil, daha bir ay öncesi oralardaydım. Karadeniz’den bahsediyorum. Resim festivali için Trabzon’a gitmiştim. Gezdiğimiz yerler içinde Rize de vardı.
|
|
Öyle yağma yok |||
Genellikle yazlıkta hafta sonları hareketlilik yaşıyorum. Bu sefer de oğlum Serter iki arkadaşı ile geldi. Evde üç delikanlı. Eşim Hikmet’i de sayarsak dört delikanlı sayılır.
|
|
Beni Bu Hallere Koyaaaan |||
Yirmi beş yıl süren çalışma hayatımda her gün erkenden kalka kalka sonunda alıştım. Ve emekli olduktan sonra da hâlâ işe yetişecek gibi sabahın köründe “zınk” diye kalkar oldum.
|
|
Tarhana çorbası |||
Hava çok sıcak da olsa, İftar çorbasız olmaz. Bizim en güzel geleneklerimizden biridir çorba. Özellikle de tarhana çorbamız ramazanın ve soğuk kış günlerinin vazgeçilmezidir.
|
|
Mordoğan |||
Yirmi yıldır her yaz Mordoğan’a gelirim. Evimizi buraya yaptırdığımızda etraf bomboştu. Hoş, şimdilerde de pek kalabalık olduğu da söylenemez ya...
|
|
|
|
Azo-boyar maddeli ithal ürünler |||
Birkaç gündür televizyon haberlerinde, gazetelerde gene boy boy Çin ve Tayvan’dan ithal edilen azo-boyar maddeli kansorejen ürünler anlatılıyor. Neler mi bunlar?
|
|
Onlar da gitti... |||
Bundan beş yıl öncesiydi. Karşımıza amerikalı bir aile taşınmıştı. Henry, Sindy ve kızları Alyssa. Şimdi Amerika'ya dönüyorlar...
|
|
Kına gecesi |||
Gelin yöresel bindallı benzeri kına elbisesi giyiyor. Yüzü kırmızı işlemeli tülle örtülüyor.
|
|
Apartmanda uygar yönetim |||
Sabri Kavram, Uygar Yönetim adı altında bir şirket kurmuş. Beğeneni az,eleştireni bol apartman yöneticiliğini profesyonel hale getirmiş...
|
|
Resmin hırçın adamı YILMAZ ŞENOL |||
Fakültede başlayan resim aşkı öğretmenlik yıllarında doruğa çıktı. O şimdi Sanatın Başkenti İstanbul'dan beslenip hayallerinin resmini yapıyor.
|
|
Ben Trabzon’da iken (5) |||
Bugün artık en önemli gün. Hedeflediğimiz 7.000 metre Guınness rekor denemesini yapacağız. Hepimiz heyecanlıyız...
|
|
Ben Trabzon’da iken (4) |||
Biliyorum, pembe dizi gibi oldu. Ama o kadar güzel, seyre doyumsuz yerlerdi ki, kısacık geçiştiremedim. Gene ne kadar anlatsam da mutlaka kendiniz görmelisiniz. Benim gözüm ile görmek yetmez...
|
|
Ben Trabzon’da iken... (3) |||
Trabzon’da gezmeye ve resimler yapmaya devam... Bugünkü programımızda Çamlıhemşin Belediye binasının duvarları ile hemen yanındaki trafonun duvarlarını resimlemek var.
|
|
Uyyy, Trabzon Festuvalu |||
Trabzonspor yönetimi, dünyanın en uzun “BARIŞ” resmini çizerek Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmek için etkinlik düzenledi.
|
|
Ben Trabzon’da iken... (I) |||
Femin&Art Kadın Sanatçılar Derneği Genel Merkezi Trabzon’un düzenlediği 3. Uluslararası Resim Festivali’ne katılmak üzere hazırlıklara başladım.
|
|
Ben Trabzon’da iken... (2) |||
Maçka’ya doğru yola koyulduk. Yol boyunca da “Yolunu yoluna koooyduğuuum, mimoza çiiiçeğiiimsiiiin...” türküsünü söyledik.
|
|
En güzel bahçe yarışması |||
İzmir Güzelbahçe Belediyesi, Tema, Gülder ve Peyzaj Mimarları Odası'nın “En güzel bahçe yarışması” mini cennetleri ortaya çıkardı.
|
|
|
|
Önemli bir bilgi... |||
Kuruluşlarda işlem yaparken kimlik fotokopisi isteniyorsa aman dikkat. Üstüne niçin verdiğinize dair not koyun yoksa.
|
|
Ne işimiz vardı orada? |||
Kaç gündür soluksuz izliyorum, yüreğim ağzımda. Herkes gibi. Kafam karmakarışık. Sorular beynimde ne yazık ki ahenkle dans edemiyorlar. Biz neden oradaydık?
|
|
Pervin Özdemir “Dalya” dedi |||
Uluslararası yüz akımız, seramik sanatçımız, Pervin Özdemir İzmir Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi'ndeki sergisiyle “Dalya” dedi.
|
|
Sinirlerini aldıran adam |||
Onu ilk Melih Gökçek’le olan düellosunda elindeki belgelerinden emin haliyle tanıdım. Hiç kızmıyor, şaşırmıyor, kekelemiyordu.
|
|
Pazarlama taktikleri |||
Çalıştığım yazı üzerinde “Hah tam da uygun cümleyi buldum” derken telefonumun sesiyle hepsi kafamdan uçtu gitti!
|
|
Futbol üzerine bir anı . . |||
Babam Fenerbahçe’li idi. O Fenerli diye ben de Fenerli olmuştum. Ama oyuncularını say deseniz, bilemem.
|
|
Öfke ile kalkan . . . |||
Camlar silindi, temizlik bitti. Çanakkale'den misafirin geleceği gün badana boyacı ekibi evi istila etti. . .
|
|
Babamın Anne Özlemi... |||
Her çocuğun annesi kendisine özeldir. Benimki bana, seninki sana, onunki de ona... Ve mutlaka annesi ile ilgili anlatacağı bir anısı vardır. İşte benim babamın yoktu!
|
|
Çelişkiler içindeyim! |||
Anneler günü için bir yazı yazdım. Yayına göndermeden önce bir arkadaşımla paylaşıp fikrini alayım dedim.
|
|
Teknolojinin koyunu fena çıkar oyunu |||
Birgül nasıl, iyi mi? diye sordum. Karşıdan “bir” den sonra gül resmi çıkıyor, “Dikkatli ol,” mesajı geldi. Ben yazarken güller, öpücükler gönderiyormuşum...
|
|
|
|
İnternet aşkları! |||
Artık eskisi gibi uzun uzun telefonlarla konuşmuyorum. Uzun uzun yazışıyorum. Arkadaşlarımın çoğu ekranımda, karşımda.
|
|
Bahar geldi, haydi pikniğe |||
Son günlerde o kadar çok üzücü olaylarla karşılaşıyoruz ki! İşsizlik, parasızlık... Oysa insanlar güneşe çıksalar, yeşillikler ve mis gibi çiçek kokuları eşliğinde sevdikleri ile gezinseler. Ne sıkıntı kalır, ne de keder.
|
|
Kırk bilinmeyenli denklem |||
Ödeyemeyince senetleri dershane seni icraya verir, Anneyi hapse atarlar. Buna içerleyen, suçluluk duyan oğul intihar eder. Hani senedi imzalarken “Canımı mı alacaklar?” demiştin ya! İşte canın gitti!
|
|
1.5 milyon aday ter dökecek |||
Pazar günü üniversitelere giriş sınavı yapılacak. Bir buçuk milyon gencimiz ve bir o kadar da anne baba heyecan içinde. Her sene son dakikada televizyonlarda bunun üzerine yorumlar yapılıyor. Bu saatten sonra ne faydası olacaksa?
|
|
Mustafa Ayaz Müzesi muhteşemdi |||
Ankara’da iken, Gültekin Serbest’in “Galata’nın dili olsa” isimli sergi açılışına gitmiştim ya. Hani sergi, Mustafa Ayaz Vakfı Plastik Sanatlar Müzesi ve Sanat Galerisi’nde idi.
|
|
Bir veda yazısı. . . |||
Beş sene öncesiydi. Yeni oluşan sitemize evlerini bitiren komşular teker teker taşınıyorlardı.
|
|
Pervin Özdemir, Seramiğin ışığı |||
Onunla ilk Konak Belediyesi ve Alsancak Soroptimist Kulübü işbirliği ile kendi düzenlediği “Pervin Özdemir Atölyesi-Su hayattır” temalı seramik yarışması sergisinde tanıştım.
|
|
Geçen akşam gene coştuk |||
Yolcu Bilginç’in sanatına hayranım. Saz çalışı, türküleri söyleyişi ve duruşu ile dört dörtlük bir sanatçı.
|
|
Payamlı'da bir gün |||
Hâlâ her bahar gelişinde, dağlar kızı Heidi gibi koşturmak gelir içimden. Dağ bayır yeşillenip rengarenk çiçeklere büründükçe her yer, içim içime sığmaz.
|
|
Ne yaptınız benim kanalıma!!! |||
Eskiden TRT seyretmek bir ayrıcalıktı. Orada her programın doğrusunu, güzelini ve kalitesini seyrederdik. Orası bir okuldu. Tarafsızdı. Öyle de olması gerekirdi. Ç
|
|
|
|
|
|
Bu nasıl iştir Allah’ım! |||
Elazığ depremi, gene bir deprem gerçeğimizi, dayanıksız kerpiç evlerde oturma bedelinin canımız olduğu gerçeğini, tokat gibi yüzümüze vurdu!
|
|
Kadınlar günü. . . . |||
Sergi anılarıma bir mola verelim bakalım. Kadınlar günü geldi ya, birazcık da bu konuya değineyim diyorum.
|
|
Hoşgeeeldiiiim – 2 |||
Ankara’da katıldığım sergi ile ilgili anılarımı anlatıyordum ya. İşte devamı...
|
|
Hoşgeldiiiiimmmm. (1) |||
Epey zamandır görünürde değildim ya.. Ankara’ya görevli gitmiştim. Sergimiz bitti. Artık geldim.
|
|
Aşk mı, sevgi mi? |||
Gene geldi sevgililer günü. Bana her gün sevgililer günü ama, bu sefer sevgililer gününde sevgililerimden uzak olacağım.
|
|
Saldım çayıra, Mevlam kayıra! |||
Komiserin parmağını, eylemci ısırarak kopartmış. Komiser, adamın ağzından parmağını kaptığı gibi bir araca koşmuş...
|
|
Bakkalım olmadan asla ! |||
Son günlerde sorunlar kuyrukta birinci sırada beklemekten helak olmuşken, Hükümet bakkalla, çakkalla uğraşır oldu.
|
|
|
|
|
|
|
|
İçimiz yandı |||
Gene içimiz yandı. Bingöl’de iki yavrumuz kayboldu.
|
|
|
|
|
|
Alkışlar Sinan Aygün’e |||
Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, ithal ürün yerine barkodu 869 ile başlayan yerli ürünleri satın alma çağrısı yapmış.
|
|
|
|
|
|
Havaî fişek görgüsüzlüğü |||
Önce zengin düğünlerinde, sonra çok özel kutlamalarda seyretmeye başladık. Ama abarttıkca abarttık.
|
|
Nerde eski TRT dizileri ! |||
TV dizileri hayatımıza girdi. Küçük Kadınlar, Hanımın çiftliği, Aşki Memnu,Yaprak Dökümü sohbetlerin ana konusu onlar.
|
|
İzmir'de süper sergi |||
Minyatür, hat, tezhip ve ebru hepsi de harika. Eğer İzmir'de ise havagazı fabrikasında 23 Ocak'a kadar açık kalacak sergiyi sakın kaçırmayın.
|
|
|
|
Zamane liseli kızları! |||
Ya ne oluyor bu günümüz liseli kızlarına? Ekranlarda boy boy onların karakucak dövüşünü seyrediyoruz.
|
|
|
|
|
|
Yutmadım kiiiiii. . . |||
Bugün biriken bazı görüşmeler ve alışverişlerim için çarşıya indim. Yani, dışarılardaydım.
|
|
Huysuz bacak sendromu |||
Her şey çok güzel, çok mutluyum. Ama; bacaklarımda bir ağrı. Ölüyorum. Ayakta durmama imkan yok.
|
|
Benzetme |||
Açılım sarpa sardı. Son günlerde olanlar, korktuğumun başımıza gelmeye başladığını gösteriyor.
|
|
|
|
Art niyetsiz bir yazı |||
Bugün; canım sadece gülmek istiyor. Çünkü şu son zamanlarda olup bitenler, gelişmeler, beni üzüyor...
|
|
Açılış ve izdiham! |||
Dünya devleri ülkemizde şube açıyorlar. Açılışın ses getirmesi için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.
|
|
Misafir |||
Geçen hafta sonu yatılı misafirim vardı. Jale ve küçük oğlu Efe.
|
|
Telli kurban |||
Bugün biraz Eski bayramları düşüneyim, bakayım dedim. İlk aklıma gelen, Hikmetle nişanlanmamıza denk gelen oldu.
|
|
Demet öğretmen |||
Bugün bizleri nakış gibi işleyen, onurlu, çalışkan, bilgili bir Türk vatandaşı olarak, geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin günü.
|
|
Evlilikte güven-me ! |||
Televizyonda evlilik üzerine davet edilen uzman bir hanım, konuklara, eşleri ile olan ilişkilerinde, güveni sorguluyordu.
|
|
Şifalı ot ve umut tacirleri! |||
Ekranda bir anne ve baba . İki gözleri iki çeşme anlatıyorlar. Biricik kızları kanser hastası. Tanınmış bir kanal aracılığı ve bitki uzmanı doktor olduğunu iddia eden, umut taciri bir şahıs ile kameralar eşliğinde evlerine geliniyor.
|
|
İşte çağdaş Türk Kadını |||
17 yaşında evlendirdiler. Ama o yılmadı. Zenginlik içinde yaşadığı zorbalığa ve paranın gücüne boyun eğmedi. Okudu ve...
|
|
|
|
|
|
Hayallerim ve merdivenler |||
Hep iki katlı evim olsun isterdim. Oldu da. Yalnız şimdi merdivenlerden inip çıkmak dizlerime zarar veriyormuş. Aman dikkat...
|
|
|
|
Bayılıyorum şu Tema’ya |||
Aycan Yolyapan. Emekli bir öğretmen. Tema gönüllüsü. Doğa için, çevrenin korunması için canla başla çalışıyor.
|
|
Yerli malı, yurdun malı |||
Domuz gribinden korunmanın yollarından biri hijyen diğeri beslenme. Çocuklarımıza yerli malı ürünlerle beslemeye ne dersiniz.
|
|
Haylazlar lokma gününde |||
Meğer ne çok özlemişiz birbirimizi de, haberimiz yokmuş! Aradan on gün geçmedi, gene buluştuk. Bu sefer de, lokma gününde.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bravo Baykal’a! |||
Şu yol ayrımı haritası ve açılım meselesini görüşmek için, aylardır Başbakan “görüşelim” diyor, Baykal yan çiziyordu.
|
|
Magazin terörü |||
Son günlerde, magazincilerle sanatçılar kapıştı. Birisi “görevim, yaparım” diyor. Öbürü “benim özgür ve özel yaşama hakkım var” diyor.
|
|
|
|
IMF başkanı ülkeye geldi! |||
Kim çağırdı bu IMF'yi, neden geldiler? Olaylarda kırılıp dökülenin faturası kime...Peki IMF'nin verdiği kredinin faturası kime..
|
|
|
|
Ezginin Günlüğü,nasıl herkesi büyülüyor? |||
İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarihi Havagazı konserleri kapsamında gittiğim, özgün müziğin usta ismi “Ezginin Günlüğü”nü dinlerken, o kadar çok keyif aldım ki!
|
|
Özelleştirme |||
Harcadıklarımız kazandıklarımızı geçti. Önce kredi kartına sarıldık sonra bankalara darıldık. Haciz gelmeye başlayınca da evdeki eşyalara sarıldık.
|
|
|
|
KOSOVALI CANLAR |||
Balkan derneklerinin Selçuk’ta düzenlediği bir ressamlar kolonisine, Kosovalı ressamlar Ethem Baymak, Sami Ahmeti ve Enver Hoxhaj davet almışlar.
|
|
İşte özlenen çağdaşlık |||
Azize , Perihan, Gülsen, ben ve eşleri çok iyi anlaşan bir ekibiz. Ne mi ekibiyiz? “Vur patlasın, çal oynasın, kültür-sanat ekibi”.
|
|
|
|
Paris Hilton, mağaza açmış |||
Paris Hilton, Başkentte mağaza açmış. Dekolteler, ışıl ışıl süper mini etekler, mini şortlar .Mağazanın dekorunda boy boy Paris hanımın şıkır şıkır sahne kıyafetleri.
Sanki kendisi gelmiş gibi mağaza çok ilgi çekmiş.
|
|
İnternet Tuzakları |||
Gecenin bir yarısı efenin havlaması ile uyandım. Huysuz ihtiyar, yoldan geçen çocukların yanındaki köpeğe sinirlenmiş....
|
|
Yaza veda ve terk edilen dostlar |||
Havalar serinlemeye başladı. Akşamları artık biraz daha kalın pikeler örtünüyoruz. Yazın “siesta” hayatı yavaş yavaş bitmek üzere.
|
|
|
|
|
|
Çankırı’ya sitem! |||
Beypazarını gezerken, çocukluğumu yaşadım, Çankırı'yı hatırladım. Beynimin derinliklerinde taptaze duran güzel izlerin tanıtım eksikliğine hayıflandım.
|
|
|
|
|
|
Bunlar; gerçekten dindar mı? |||
Günlük işlerimi ve yemeğimi yaptım. Artık müzik eşliğinde resim yapma zamanı. Radyodan ruhuma iyi gelecek bir kanal aramaya başladım. Arabesk tarzı ıııh......
|
|
|
|
|
|
|
|
NORŞİN AÇILIMI ! |||
Memleketin Cumhurbaşkan’ı ziyarete gittiği Güroymak’ta, “Norşin’liler” diye söze başlıyor.
Neden ? Alınan talimatın sonuna yaklaşıldı.
|
|
|
|
|
|
Cam şişemi geri istiyorum! |||
Erkan Topuz hoca her gün ayrı bir kanalda felaket tellallığı yapıyor.“Arabada beklemiş pet şişeden su içmeyiiiin”
|
|
Komşu satar ,Türk bakar! |||
Site komşum Ayla abla, birkaç sene evvel Çeşme’de ki yazlığından dönüşte, bana bir kavanoz sakız reçeli getirmişti.
|
|
İZMİR'DE EDEBİYATIN MİHENK TAŞI |||
Resme ilk başladığım yıllardı. İçinde bulunduğum grup ile katıldığım karma sergilerde, yaptıklarım övgü aldıkça, içim içime sığmıyordu.
|
|
HAYDİ YİYİN GARİ! |||
Kaparinin çiçeği Dünyada ilk defa Burdur'da doğal olarak kurutularak çay haline getirilmiş. Nefis aroması ve tadıyla kaynamış su içerisinde 3 dakika demlendirilip içildiğinde, bir çok ağrıya iyi geldiği gözlemlenmiş.
|
|
YAZLIKÇI YOLUNACAK KAZ MI? |||
Fiyatları katlamalı, "bizden biri ekmek yesin" dedik sesimizi çıkarmadık. Müşterileri cüce, kendisini yüce görmeye başlayınca da alış-verişi kestik.
|
|
|
|
İzmir’in kadınları |||
İzmir’in kızlarını biliyordunuz zaten. Son günlerde erkeklerini de öğrendiniz. Ya kadınları?
|
|
Sizce “sellûka” ne demek? |||
Haftasonu Güzelbahçe’den site komşularım Dr. Çift Şule ve Levent Korkmaz Mordoğan’a ziyaretime geldiler.
|
|
Eski yaz tatilleri |||
Tatil için Mordoğan’da ki yazlığımda dinleniyorum. Bol bol yüzüyorum, yeni resmime başladım. Ve tabîi ki yazıyorum....
|
|
Elif’in civcivi |||
Özlem, Rauf ve 3 yaşındaki kızları Elif, pazara gitmişler. Elif etrafına bakınırken düşmüş.
|
|
Kosovadan mektup var |||
Benim ailem Türk, ama akrabalarımda Arnavut’lar da var. Savaş zamanında Türkçe konuştuğum için hem okulda, hem de sokakta dayak yedim!
|
|
Kosova Yemyeşildi! |||
İzmir'den İstanbul'a uçarken sanki kahverengi maketleri seyrettim. İstanbul'dan Balkanlar'a doğru ise yeşilin her tonunu...
|
|
Kosova'nın Hakan Şükür'ü idi |||
Sami Ahmeti 40 yıl önce sahaların yıldızıydı. Futbol bitti ressamlığa başları. Şimdi ise tabloları sanatseverlerin koleksiyonlarında.
|
|
Kosova‘da İlk gün. |||
Ben; gittiğim yerleri, vitrin camından seyreder gibi gezmeyi sevmem. Halkın arasına karışmalıyım, havasını solumalı, ekmeğini yemeli, suyunu içmeliyim.
|
|
Rumeli’de yorgun bir gramofon çalar |||
“Rumeli; yazgımın ince dalı” adlı kitabında, Ethem Baymak ne güzel söylemiş. Sizlerle bu harika şiirleri zaman zaman köşemde, bazen de bizim “şiirler” köşesinde buluşturacağım.
|
|
|
|
Hadi siz de Kosova'ya buyrun |||
Bağımsızlığından sonra Kosova'yı ilk ziyaret eden gazeteci olan Haberhurriyeti İnternet Gazetesi yazarı Hülya Sezgin herkesi Küçük Türkiye'yi görmeye çağırıyor.
|
|
Alman bankasının Kosova oyunu! |||
Her şey ne kadar güzel başlamıştı. Prizren 3. ressamlar kolonisine davet edilmiştim. Heyecan, merak, mutluluk hepsi kördüğüm olmuştu içimde.
|
|
Çevreci savaş tatbikatı |||
Benim hayallerim vardır. Bir yerde bir şey oldu mu düşünürüm. Şimdi neler oldu? Bundan kim fayda, kim zarar gördü diye.
|
|
Benim pırıl pırıl Anadolu insanım |||
Kendi cemaatlerine ait özel kaloriferli yurtları olduğunu, söyleyen iki kişi kızımızla ilgileneceklerini, merak etmememizi söylediler.
|
|
Sahnede devleşen minikler! |||
Başbakanımızın dediği gibi üç tane değil, geleceği güvenli, kişiliği sağlam, nitelikli yetiştirebileceğimiz kadar evlat sahibi olmalı!
|
|
Güle güle Türkân Hoca’m |||
Türkan Saylan'ı kaybettik. Hepimizin başı sağ olsun.
İçim ezik “güle güle Türkan Hoca’m”
|
|
|
|
|
|
Ekslibris resim sergisi |||
Etik sanat evi ekslibris günleri sergisi kapsamında 65 sanatçının katıldığı sergi; Resim-heykel müzesinde sergileniyor.
|
|
|
|
İki boyoz, bir yumurta |||
Yıllar sonra komşumun ikram ettiği içi acı bademli çikolata, beni çok eskilere götürdü.
|
|
|
|
|
|
Güneşi Gördüm'ü gördüm |||
Bugün hiçbir şey yapmayacağım, tembel tembel oturacağım. Kahvaltı sofrasını topladım, miskince oturdum bilgisayarımın başına. Gazetedeki günlük haberleri okudum, elektronik postalarımı okumaya başladım.
|
|
Kosova'dan misafirimiz var |||
Yaşasın kitap fuarı açıldı. Kitap fuarını çok seviyorum. Görücüye çıkmış binlerce kitaptan öte bir şey benim için TUYAP. Adeta dostların buluşması.
|
|
Hayatın Renkleri İzmir'de |||
Doğadaki kavramları, yaşanmışlıkları, sevinçleri tablolarına yansıtan Ressam Özgen'in eserleri sergide.
|
|
|
|
|
|
|
|
Müze kartı |||
Genel yayın yönetmenimiz; İbrahim Irmak’ın yazısını okurken, geçen sene yapılan müze kart uygulaması ile ilgili yaşadıklarım aklıma geldi.
|
|
|
|
|
|
Dananın başını çözmüş |||
Köyün birinde iki komşu varmış. Komşulardan biri bahçesine her türlü zerzevat eker, yetiştirdiklerini hem yer, hem de satarmış.
|
|
O ŞİMDİ PAŞA! |||
Mehmetali bey Zeynep hanımla evlendiği zaman hayali, her Türk erkeği gibi bir erkek evlat sahibi olmakmış. “Bir oğlum olacak, adını “Nadir” koyacağım dermiş.”
|
|
ÇALIŞ SENİN DE OLUR! |||
Çalışmalar ne zaman başlıyor. Seçimden sonra ne yapılıyor, hangi stratejiler saptanıyor. Ve bu sonuçlar nasıl alınıyor .
|
|
|
|
TRT’deki sabah Programları |||
Zaman zaman TRT-1’deki “günbegün” televizyon programını izliyorum. Eski bir TRT-radyo ve televizyon izleyicisiydim. “Dim” diyorum. Çünkü; izlerken eski hazzı almıyorum.
|
|
Sağol öğretmenim |||
Fransızca’dan kopya çektim ve yakalandım. Mehmet Ali Öğretmenim bana unutamayacağım bir ders verdi.
|
|
Bir köy öğretmeninden mektup aldım |||
Günlük koşuşturmalarımı bitirdiğim akşam saatinde bilgisayarımın başına çöküyorum. Gün içinde gelen elektronik-postalarımı okumaya koyuluyorum.
|
|
|
|