Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
23 Mayıs 2012 Çarşamba Sık Kullanılanlara Ekle   Kullanıcı Girişi     Künye ve İletişim    RSS            Site içi arama :     
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Şehir ve Başkan
Spor
Kültür Sanat
Sağlık
Turizm
Magazin
 Beğen
Facebook Bizi Beğenin
Video Haber
Küçük kıza tecavüze 13 yıl hapis
BOĞAZINA ERİK KAÇAK ÇOCUK ÖLDÜ
İZMİR BB DAVASINDA 2 TAHLİYE
SOFYA'DAKİ DEPREM EDİRNE'Yİ DE SALLADI
MHP TEKİRDAĞ İL BAŞKANLIĞI'NA BİR ADAY DAHA
TIR'A ÇARPIP ARAÇ İÇİNDE SIKIŞTI
HAKKARİ'DE EĞİTİM-SEN'DEN GREV ÇAĞRISI
TRABZONSPOR ALPER’İ ALMAKTA KARARLI
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
Nahit DURU
Dr. Mehmet Fuat ABUT
Zeynel KOZANOĞLU
Köpekleri Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Köpek dediğimiz hayvanları ne kadar tanıyorsunuz? Bu hayvanların adını hakaret için kullanmak ne kadar yerinde?
21.05.2012
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Gölgeler Sergisi
Neslihan Karaağaç, Gölgeler sergisini, 24 Mayıs 2012 Saat 18.30’da İstanbul’un seçkin galerilerinden Beyoğlu Pi Artworks’ta açıyor.
17.05.2012
Metin AYDINOĞLU
Barça değil, Hamza
Bizim İzmirliler, ne zaman yabancı ve ünlü bir takımı model alsa tepetaklak oluyor. Yahu kardeşim mazinize bakın, başarılarınıza, kimin var böyle şanlı tarihi...
22.05.2012
Hülya SEZGİN
Dr. Cem AYDEMİR
Akın Kamacıoğlu
Barış Kudar
Hesaplar!..
Bugünlerde milyonlarca insanın ilgilendiği ve merakla beklediği bir gelişme Memur maaş zamları…
16.05.2012
Özlem ABUT
Vefasız mı, ''Yüce''mi bu millet?
Atamıza vefa borcumuzu öderken büründüğümüz ''cimri'' hallerimiz nedendir? Ulu önderimize anarak hakkımızı ödeyebilir miyiz?
21.05.2012
Av. Burhan ÖĞÜTCÜ
Prof. Tevfik DALGIÇ
Sedat KAYA
Yalçın KAMACIOĞLU
Beyhan BİÇKİN
POLİSE BİR DOKUN BAK KAÇ AH GELİYOR?
Polise vurmayın dedim, saldırana madalya mı veriyorlar dedim, gelen mesajlardan anladım ki ben sadece buzdağının görünen kısmını yazmışım.
22.05.2012
Maruf EVREN
Skip Navigation Links.
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
  
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Paylaş | Yazdır | Arladaşına Gönder Köy Enstitüleri 70 yaşında-1


Köy Enstitüleri 70 yaşında -1

Yaşatılabilseydi, Köy Enstitüleri bugün yetmiş yaşında olacaktı. Ne yazık ki, Türk insanının uyanmasını istemeyen güçler, erken uyandılar ve bu okulları kapattılar. Bu sözüme elbette herkes katılmayacak. Halikarnas Balıkçısı adıyla ünlü yazarımızın güzel bir söylemi vardır. Der ki, “İLGİLİLER BİLGİSİZ, BİLGİLİLER İLGİSİZ.”

Bu sözü bir yere yazın. Bizim bir türlü ileri gidemeyişimizin anahtarıdır bu söz. Köy Enstitüleri konusuyla uzaktan yakından ilgilenenlerin hemen hepsi bilgisiz.. Ne hayatlarında bir tek gün bir Köy Enstitüsü’ne gitmişler. Ne Köy Enstitüsü okumuş bir kimseyle içli dışlı olmuşlar. Ne bu konuda bir tek satır yazı okumuşlardır.
“Vallaaa kardaşım, öyle diyalaaa..” ile yetinen bir toplum bireyleriyiz. Ben Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nde okurken köyde bir yakın akrabam vardı. Ben şiir yazardım ve o bana sürekli, “İyisin, hoşsun da, bir de şu şiirle uğraşmasan..” derdi.  Niçinmiş? Komünist Şair Nazım Hikmet’in adı o yıllarda pek öndeydi.
Nazım komünist ya, benim dayı şair olmak için komünist olunur, sanıyordu. Mehmet Akif Ersoy’u işitmeyince, Necip Fazıl Kısakürek’ten haberi olmayınca kişinin bu konuda sağlıklı düşünmesini nasıl bekleyebiliriz?

Köy Enstitülerinin kurulduğu yıllarda Türk köylüsü hangi noktadaydı.
Ay tutulunca köyde gece sabaha kadar teneke çalan, “ay” ı tutanların elinden kurtarmak için gökyüzüne kurşun sıkan, Ramazan günlerinde oruç tutmayanları köy odasına çağırıp dayak atan, köye kılığı düzgün biri yaklaşınca onu “Sirkat Memuru” sanıp kucağında keçisiyle köy ardına doğru kaçarak saklanan, köye ormancı gelince o gece sabaha kadar ev ev dolaşıp topladıkları parayı ormancıya teslim eden, eşiğe oturma günahtır, gelin isen kayınların yatıncaya kadar sen oda kapısının iç yanında ayakta dur, yoksa ayıptır...

Saymakla bitecek gibi değil.. Kısaca, akıl ve izan çizgisinin tamamıyla dışında idik.
Türkiye’yi bu karanlıktan kurtarmak isteyenler çare aradılar. Şehirlinin çocuğu köye gitmiyor. Bu gün de öyle değil mi? Analarının yalısı dibinde askelik ediyorlar. Doktor çıkmışlarsa, büyüdükleri mahallenin dışında bir kasabaya gitmiyorlar.
Hal böyle olunca çare nedir? Köyün çocuğunu alacaksın, okutup kafasının içini aydınlatacaksın.. Sonra köye anasının, dedesinin kucağına “öğretmen” diye geri yollayacaksın. Bir köyün orta yerine koskoca bir kandil asmışsın gibi.. Bu kandil köyü çocuklar aracılığıyla aydınlatacak.. Başlangıçta öyle de oldu. Köylerde Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmenler büyük kabul gördüler. Köylüler kimi gerçekleri öğrenmeye başladılar.

Ben şunu iddia edebilirim. Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmenlerden ve sağlık memurlarından yakınan, onlardan zarar gördüğünü öne süren, onlardan ışık almadığını düşünen bir tek köylü yoktur, olamaz. Kimi kişisel çekişmeler, ya da yanlış değerlendirmeler dışında elbet.. Ben de köyde öğretmendim. Ben ekmek tahtası, diyorum. Arkadaş bunu bayram haftası diye anlıyor.. Bunun önüne zaten geçilemez.
Buna benzer felaket her meslekte, her ortamda, herkesin başına gelir.
 
Köylünün aydınlanması demek, köylünün sırtından geçinenlerin güç durumlara sürüklenmesi demek olmaz mı? Mahmut Makal adında bir öğretmen “Bizim Köy” adında bir kitap yazdı. Mahmut Makal’ın kitabını okuyun. Her satırı bu gün bile pek çok köyümüzde yaşanan gerçekleri içeriyor. Bir tek satırı yalan ve yanlış değil.
Mahmut Makal’ı hapse attılar. “Bunları sen nasıl yazarsın? Niye yazarsın?”
O koşulları düzeltmek yerine, o koşulları söyleyenleri hapse atmak..

Köy Enstitüleri’nin elitler için, bir başka deyişle yukarıdakiler için tehlikeli elemanlar (!) yetiştirdiğinin farkına vardıklarında ne yaptılar? Bu okullara kara çalmaya yöneldiler. Bu Türkiye’yi yönetenlerin taktiğidir. Bir işletmeyi elden çıkarmak mı istiyorlar? Önce onu zarar eder hale getirirler. Sonra da “Bakın millete yük oluyor, satalım bari,” der dostlarına peşkeş çekerler. “Balıkesir kâğıt” tek örnek değil.
Ve Köy Enstitülerine bir kara çalmanın yolunu aramaya koyuldular.

(Bu yazı devam edecek)

Zeynel KOZANOĞLU




Yazının Yorumları
Hülya Sezgin - İzmir diyorki : " Sağolun "
Zeynel bey, sizi okudukça aydınlanıyorum. Şu an sizin "Mahmut Türkmenoğlu ve Bademler Köyü Kooperatifi" kitabınızı okumaktayım. Bizlere gerçekleri tüm çıplaklığı ile gösterdiğiniz için teşekkürler. Kaleminiz hiç durmasın. Saygılar. . .
18.04.2010 08:01:46
Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Köpekleri Ne Kadar Tanıyorsunuz?  |||   Köpek dediğimiz hayvanları ne kadar tanıyorsunuz? Bu hayvanların adını hakaret için kullanmak ne kadar yerinde?
  Bir Başka Açıdan...  |||   Arkadaş adliyeye geliyor. Üzerinde falçata.. Maça geliyor, üzerinde döner bıçağı. Üniversiteye geliyor, üzerinde testere...
  Köy Enstitülü Biri...  |||   Koyun ağılında doğdum. Oğlan olduğum için, kartal tüyü ile gözüme kara sürme çektiler. Kız olsaydım, sürmeyi güvercin tüyü ile çekeceklerdi. Göçebeydik...
  Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler... Dede Bey...   |||   Ömerhanlı’nın yoksullarından biri Ali Beye yalvarmış. “Bir gün caminin oradan geçerken adlı adımca beni sor. Bu adam nerelerde hiç görünmüyor de...
  İki Keçi...  |||   Benim çocukluğumda ilkokul okuma kitaplarında ibret verici, ders vardı. Hani İki keçi dar bir köprü üzerinde karşılaşmışlar...
  Selam var, Selam var...  |||   Selamın aleyküm hor görülüyor diyorlar ve burada at cambazları devreye giriyor. Ve benim halkımı şöylesine inandırıyor, Allah'ın selamı...
  Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler Abdullah Erdoğan  |||   Onu Abdullah Erdoğan adıyla kimse tanımazdı. Köyde “Cermo” diye çağırılırdı. Okula ilk gittiğim dakikalarda gördüm, sevdim...
  İzmir’deyim...  |||   Yolculuk başladı Copenha- gen’dan... Türkiye’ye uçacağız. Üç saat İstanbul ve sonra elli dakika da İzmir... Saat on’a doğru “İşte geldim İzmir... olacak...
  Hacı Bozdağ  |||   Ömerhanlı’da Hacı Bozdağ bana öyle bir dostluk eli uzattı ki, on yılların sonrasında kendisine minnet borcum var, diye düşünüyorum...
  Korkuyorum Arkadaşlar!  |||   21 Nisan günü İstanbul aktarmalı olarak öğleden önce İzmir’e ulaşmış olacağım... Seviniyorum. Ama içimde başka bir his daha var. Korku.
  Bir Anadolu Kadını...  |||   Bir Anadolu kadını’nın elli küsur yıllık yaşam çizgisinin kilometre taşları... kimsenin ilgisini çeker mi? Yaşamın iniş çıkışlarına bağlı öyle değil mi?
  Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler: Celal Akan  |||   Otobüs İşletmesi bizim Celal Akan’ı yılın “en güleryüzlü, en uysal, en uyumlu, en en en... şoförü” seçmiş.
  GURBETTE 1 NİSAN...  |||   Türkiye’de “Elektrik ve doğalgaza 1 Nisan sabahından başlayarak zam geldi,” dediler, inandınız mı?
  Sarışın Kız Haklı...  |||   Niye çocuklarımızın yeterince bilgili yetişmesini istiyoruz? Yarın bu ülkenin dümenine onlar geçecek, ülke yönetiminde söz sahibi olacaklar...
  Ne oldum demeyiniz...  |||   Her insanın hep aklı başında olması elbette gereklidir. Ama gazeteciyseniz, daha daha aklı başında olmak zorundasınız.
  Kuşadası’nda Gizemli bekleyiş..  |||   Kıbrıs'ta gergin günler. Dışişleri Bakanımızın Kuşadası'nda Yunanistan Dışişleri Bakanı ile görüşeceği söyleniyordu. Ve ben görevliydim.
  Şirinceli Manoli’yi tanıdım...  |||   Efes Şirince'den mübadele ile yerleri değiştirilip Yunanistan'a giden Manoli, yıllar sonra köyüne ziyaret için gelmişti. Tam röportaj yapacaktım ki...
  Isparta’dan İzmir’e Kuş Uçuşu...  |||   Tercüman’ın roman yarışmasında birinciliği kazandım. Genel müdürüm bana ömrüm oldukça utanacağım bir kutlama yazısı yolladı.
  Burnun Niye Havada, Arkadaşım?  |||   Manisa’nın bir köyünde öğretmen tartaklanmış. İzmir’de yayınlanan bir gazete haberi “eğip büküp biraz da yeşertince” kızılca kıyamet koptu.
  “Öğretmen’den Gazeteci mi Olur?”  |||   izmir’in önemli gazetelerinden birinde çalışanlar greve gittiler. Grev sabahı istihbarat şefim olan ağabeyim “Şu grevi bir iki satırla yazıver,” dedi.
  Gazeteciler ve Gasteciler-2  |||   Gazeteciler ve Gasteciler Dizimizde bugün ikinci yazı: Ecevit'in konvoyunda kaza ve atlanan haberin perde arkası.
  Harbiye'de yangın var  |||   Harbiye'de yangın çıkmıştı. “Zeynel Bey atla, kardeşim..” dedi “Yönetici Ağabey” im. Sağıma soluma bakındım, neyle gidecektim? “Neyle gideceği var mı arkadaş? Şu troleybüslerin hepsi oradan geçiyor,”
  ERNESTO CHE GUEVARA...  |||   Soyadı kanunu çıkmış, Sefer Dayı kendisine soyadı alacak. Memur “O seçtiğin soyadı, alındı, git yarın yenisini bul gel," diyor. Sonunda Sefer Dayı’nın tepesi atıyor...
  Tarla Faresi...   |||   Ben böylelerine “Tarla Faresi” diyorum. Bin bir emekle hazırladığımız yazıları okuyorlar. Ne güzel... Yorum da yazıyorlar... Bu da güzel... Ama...
  İNSAF BİRADER, İNSAF....  |||   Uludere'deki bombalama olayından sonra Devlet büyüğümüz biri, “Onların kaçakçı olduğu belirlenmeliydi, dedi.
  Kandıran Kandırana...  |||   Dil konusunda, din konusunda, gelenek ve görenekler konusunda Anadolu insanı öyle bir yanlışlar ve hurafeler bombardımanı altında ki, akıllara zarar...
  Dizi Yazarlarına...  |||   Televizyon dizileri insanımızın ahlâk sınırlarını, insanlık sınırlarını kemiriyor.Bazen ben bile bu yaştan sonra kuşkuya düşüyorum.
  Bunlar Aptal mı?  |||   Türkülerimiz şahane. Ancak, bir sorunum var. Huysuz ihtiyar demezseniz, anlatacağım...
  TARTIŞMA KÜLTÜRÜ  |||   Kimi yazıların altında sıkça rastlarız, yapılan yorumlara. Bu yorumlar yorumcunun bilgi düzeyine göre değişir...
  Yat orada, zıbar...  |||   Gidip yatması için kaş göz işaretimi görmemek için kafası öteye dönük dolaşıyor. Sonunda öfkelendim. “Git yatağına uzan ve hemen zıbar..” dedim.
  Yılan Islığı Gibi.....  |||   Dilimizde böyle bir deyim var mı? Kişi ne kadar sevecen olursa olsun, ne kadar üstün nitelikler taşırsa taşısın, sesinde ya da söyleminde bir iticilik varsa...
  Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler: Yusuf Güzel  |||   Birinin omzunda bir kuzu vardı. Şaşırdım, “Bu ne?” dedim. “Kuzuuuuu..” dediler. “İyi de nereden?” “Hoppala, sanki çaldık mı?”
  Süreyya’ya Nasıl Kıydınız Efendiler?  |||   Çankırı’nın bir “pırlanta” sı vardı. Onu önce el birliğiyle uğursuz kucaklara itelediler. Sonra elbirliğiyle Çankırı’nın bir alanına heykelini dikecek kadar onu yücelttiler.
  Geldik yol ayırımına...  |||   Evet, komediyi hep birlikte izliyoruz... Şike diye bir şey... Ne olduğuna bakmayalım. Bunu yapana önceleri devletin ne diyeceği bilinmezmiş...
  Ahkam kesmek...  |||   Atatürk hakkında son yıllarda söylenenlere bakınız. İnanın kusacağım geliyor. Ölçüyorum, biçiyorum. Ne dinde yeri var, ne insanlıkta...
  Öğretmen denildiğinde...  |||   Öğretmen denildiğinde bire bir tanığı olduğum bir takım olaylar aklıma geliyor.. Her bir olayı kendim yaşamış olmasam bile, o olaylarla duygulanıyorum.
  İki Okuruma Yanıt..   |||   Yanıtıma geçmeden, birkaç satırla ahkam kesmeye çalışacağım. Bizde genelde şöyle bir yanılgı var. Sadece “gazeteciyim, yazarım,” diyebilenler yazmayı becerirler.
  Gazeteci diye kime diyelim?  |||   Arkadaşlar, Avrupa’da isteyen istediği mesleği üstlenemiyor. Badanacılığın okulu var. Berberliğin, inşaat işçiliğinin okulu var.
  Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler / Celal Yılmaz  |||   Celal Yılmaz günümüzde tam doksan bir yaşında. Maşallah dediniz mi? Düşünün bir kere...
  Havanda su dövmek...   |||   Buradan İzmir Gazeteciler Cemiyeti üyelerine seslenmek istiyorum, “Sadede gelin beyler, sadede...” Bu ülkede bu binalar niçin yıkılıyor, bu konuya kafa yorun...
  Gariplikler Ülkesinden Görüntüler...  |||   Televizyonda reklam. Geri zekalının biri bal satmaya çalışıyor. Ne demektir bu? Adam baldan anlıyor. Lafı döndürüp dolaştırıyor ve nereye getiriyor biliyor musunuz?
  Allahın Verdiği Can...   |||   Allahın verdiği can bir kimseyi, bir şeyi, çöpü cansız iken onu canlı hale getirmek değil mi? Allah bunu kollarını sıvayıp “Gel bakalım, şimdi seni canlandırayım,” mı diyor?
  Abdullah Ünal gerçeği...  |||   Abdullah yirmi yaşında beyin kanaması geçirmiş. Beyinsiz bir doktorun eline düşmüş. Gereksiz aptalca sorularla çocuğu oyalamış. Ve dönülmez akşamın ufku...
  Bir de Yakup Aktaş Vardı..  |||   “Bir Fato Beke Vardı,” başlıklı yazımı “biz rahmetli Fato Beke ile ve de rahmetli Yakup Aktaş ile aynı aileden gibiydik..” diyerek bitirmiştim. Lafın gelişi değil di bu...
  Güvenlik görevlileri  |||   Özel Güvenlik görevlileri hangi kanuna göre çalıştırılıyor belli değil. Onların çalışma şartlarını düzenleyen bir yasa yapmak çok mu zor.
  Eyşan Özhim Diye Biri  |||   Eyşan Özhim’i TV de izledim ve sevdim. Konuk olduğu bir TV proğramında sulandırılmış ve bayatlamış habercilikten yakınıyordu...
  Kanım Dondu, Kanım..  |||   Ankara’da patlama oldu, canımız yandı. Üç can kurban verdik. Yaralılarımız var. Ulus olarak yüreğimiz yandı, kahrolduk.
  Bir Fato Beke Vardı…  |||   Konya Kulu'nun Ömerhanlı'sının herşeyiydi. Doktoruydu, hemşiresiydi, terzisiydi. Ve hatta kuaförüydü. Kadınların sırdaşıydı.
  Bakan Yıldırım Çankırı standında  |||   İzmir Çankırılılar Yardımlaşma ve Kültür Derneği’nin Başkanı İbrahim Zencirci inanılması zor bir çaba ile İzmir Uluslararası Fuarında bir stant açmayı başardı.
  Taş Mektepliler…  |||   Çankırı’da okullardan bir okul. Şimdinin okulları gibi tozdan topraktan değil de, taştan yapıldığı için “Taş Mektep” diye anılan bir okul ve “Taş Mektepliler”...
  BAYRAMIN KUTLU OLSUN TİRE!  |||   Geçtiğimiz ay içinde talihsiz bir olay yaşadım. Bu köşede yazdığım bir yazıyı çarpıttılar. Yanlış anladılar. Bir kaşık suda fırtına kopardılar. Beni Tirelileri aşağılamakla suçladılar.
  Çankırı Nireee, Lübnan Nire?  |||   Türkiye’nin göbeğinde bir Çankırı ve bu Çankırı’da bir tuz mağarası.. Bu mağaranın işletilmesi gerekse ve bir firma aransa, Allah için söyleyiniz, bu firma nereli olur?
  Bir başka açıdan kötüler…  |||   Ressam Hikmet Çetinkaya yeryüzünde kim gelincikleri konu alan resim yaparsa, onun yakasına yapışacakmış. “Üleeeeyn, gelincikleri ancak ben çizebilirim, sen kim oluyorsun?” diyecekmiş.
  Kötüler hep kötüdür  |||   Ankara’da 1960 lı yıllarda akşam çıkan gazeteyi kapıp satmak üzere bekleyen çocuklar sorarlar: “Ağabey, ne diye bağıracağız?” Cevap: “Zeki Müren Çocuk Düşürdü diye.”
  NE ZAMAN AL DİYECEKSİNİZ ?  |||   Hamdullah Suphi Tanrıöver’in "Dağ Yolu" adı altında toplanmış konuşmaları arasında birkaç satırından etkilendim.
  Buna Efsane Denmez 3 Tireliler ve iki karga  |||   Siz kargaların mucize yarattığına inanırsanız saçmalığın üst sınırı gelmez. TV lerde soruyorlar. “Hocam tek böbreğim var, çalışmıyor. Oruç tutmasam günah olur mu?”
  Bu Efsane Değil 2 ( Tireliler ve iki karga)  |||   Ilgaz’ın Yerkuyu adında bir köyü var. Bu köyde de bir türbe var. Bu türbenin çevresinden toprak alır da evinizin çevresine saçarsanız, evinizin yanmayacağına inanılıyor.
  Buna Efsane Denmez…(1)  |||   Ben tarihimizin kirletilmesinden yangınım. Bu kirlenmeden Mustafa Kemal Atatürk bile kendini kurtaramıyor. Bakınız örneğini vereyim.
  Ben Çevreci Olamam  |||   Bir bayan geçiyor... Üstüne bir şey giymeyi unutarak çıkmış. Bir başkası geliyor, kafası gözü her tarafı sarılı. İnsanları ben çevreye bakış açıları yönünden sınıflara ayırıyorum...
  Kulak misafiri oldum  |||   “Aloo, efendim?Ne? Kaza mı?Ne kazası oğlum? Orada kaza olur mu lan? Çocuğa bir şey olmuş mu? Sen orada hamur mu açıyorsun oğlum? Niye koşup gitmedin? O benim teyzemin oğlu...
  Tire’liler ve İki Kara Karga  |||   Tire'nin işgalinde Türkleri kızdırmak isteyen Yunan subay tepeye bir Yunan bayrağı astırmış. Ertesi gün ne görse iyi. O gece iki kara karga gelmiş. Yunan bayrağını didik didik etmiş...
  Sana ne… Bana ne  |||   Nasrettin Hoca fıkrası vardır, hatırlaya caksınız. Kahvede oturuyorlarmış. Adamın biri “Bak hocam, bir tepsi baklava gidiyor,” demiş. Hoca omuz silkmiş. “Bana ne?”
  Bir Büyük Yanlışımız  |||   Bizim okumuş yazmışlarımızın düştüğü bir yanlış var. Bir köşede biri saçma sapan bir şekilde konuşuyor. Bunun üstüne gidilmese, o saçmalıklarıyla kalacak ama...
  Tosya Pazarında Etiketler  |||   Tosya’da gördüğüm etiketler bir garipti. Karpuzun üstünde 800, domatesin üstünde 1000 TL yazıyordu. Ya tuvaletin tarifesi. Orada ise 0.50 krş yazıyordu.
  Muzaffer Cellek  |||   Muzaffer Cellek, yazıyor, fotoğraf çekiyor.. Koşulacak hallerde koşuyor. Ve öylesine güzel tesbitleri var ki, onu okurken zevk alıyorsunuz.
  Ahmet Aydın Akansu  |||   Dost insan, iyi insan… Selam veriş biçiminde bile bir olgunluk göze çarpan seçkin insan. TRT yönetiminin bu güzel insana reva gördüğü muamele biçimi bağışlanacak gibi değil.
  Başa Gelen Çekilmeli mi  |||   Atasözlerimiz de bir alem..Başa gelen çekilir’miş. Niye çekiliyor kardeşim? Başımıza bu çorabı örene karşı sessiz mi kalacağız?
  Eşşşşşek Davut… Eşşşek  |||   Şimdi ben öncelikle bu Davut için niye “Eşşşşek” dedim, onu anlatayım. Kendisi bu unvanı kendisi için biçti. Benim bu konuda kusurum yok, anlatayım.
  Peki Yüzde Kaçımız  |||   Yıllar önce S.S.K. sağlık ünitelerinde doktora görünmek için gelen kimi hastalar personele öfkelenince “Burada benim paramla çalışıyorsun,” diye bağırırlardı.
  DİNİME DİL UZATAN  |||   “Dinime dil uzatan bari Müslüman olsa…” demiş. Deniz Baykal’ın son çıkışını görünce ister istemez bu dizeyi hatırladım.
  Suya ve Sabuna…  |||   Suya sabuna dokunmadan bir yazı sunsam ister misiniz? Buyurun size İzmir’den ve basın mesleğinden kırıntılar.
  Salih Bozkurt diye biri  |||   Salih Bozkurt’un sofrasında çekilmiş bir fotoğrafımı Facebook’a koymuşlar. Gördüm, gözlerim yaşardı. Kolay değil. Beni elli beş yıl gerilere götürdü.
  Gazze… Yeniden...  |||   Bir otomobil geldi, kadının önünde durdu. İçinde iki genç adam… El sallıyorlar, sesleniyorlar. “Buyurmaz mısınız? Gideceğiniz yere götürelim..” diyorlar...
  27 Mayısın Ardından  |||   Hoca galiba eşeğini çaldırmış. Hırsızlardan yakınırken komşuları onu suçlamaya başlamışlar. Eşeği sıkıca bağlasaydın ya…
  Kültür Bakanı’na Hitabımdır  |||   Sayın Ertuğrul Günay, bugün 12 Mayıs 2011 günü doğrudan doğruya bakanlığınızı ilgilendiren iki önemli iki olay yaşadım. Biri iyi, diğeri kötü...
  Bahriye Kalay Boduroğlu  |||   “Geleceğimiz için, çocuklarımızın geleceği için elimizi taşın altına koyma vakti geldi. Buna mecburuz artık. Seçime kadar eldivenleri çıkaralım, mutfaktan çıkalım dedik...
  Biraz da gülelim  |||   Facebook sayfamda bir yakınımın aktardığı bir gönderi hoşuma gitti...
  Bir Mayıstan korkmayalım  |||   Pek çok milletin “Milli Gün” leri var. Karnavalları var. Var da var. Bizimse birbirimize yaklaştıracak, kaynaştıracak böyle etkinliklerimiz olmuyor.
  Projenle bin yaşa Erdoğan  |||   İşte böyle yapacaksın. İnsanları meraklandıracaksın, meraklandıracaksın. Sonra “Pat” diye ortaya bir şey atacaksın...
  Şiirle Yatıp Şiirle Kalkan Adam Şahin Çandır   |||   Şahin Çandır adını işitmediniz mi? "Öyle dudak büküp hor gözle bakma / Bırak küçük dağlar yerinde dursun / Ah bu şarkıların gözü kör olsun" desem…
  İŞTE BİZ BUYUZ…  |||   Lafa geldi mi mangalda kül bırakmayız. Vay efendim, biz öyle bir milletmişiz ki..
  NERDESİN AZİZ NESİN?  |||   Aziz Nesin’le ilgili olarak anlatmışlardı. Ünlü mizah yazarımız Macaristan’a gittiğinde orada bir Türkolog’tan büyük ilgi görmüş. Neden mi?
  POLİTİKA BU MU?   |||   Bir grup arkadaşıma “Çocuklarınızın adını Muhammet koymayın,” demiştim de, bazı koyu Müslümanlar benim bu önerime pek sert biçimde karşı çıkmışlardı.
  SANATÇININ FERYADI…  |||   Bir yazı elime geçti. Bir sanatçının açık bir feryadı bu. Yazısını bitirirken “Dayanamıyorum,” demiş.
  ATİLLA SERTEL NEREYE KOŞUYOR?  |||   Kafası yetmeyenler de beni “Atilla’nın adamı” diye damgalamaya kalkışıyorlar. Hatta daha önce yayınlanan bir yazımda da “Ben Atilla Sertel’in adamıyım,” demiştim.
  BABALAR VE ÇOCUKLARI...  |||   Metin And gibi bir yüce dağ. Türkiye Cumhuriyeti’nin kültür Bakanı, Metin And’ın kızıyla konuşuyor. Babasının şanına yakışır bir kütüphane kurulmasını öneriyor.
  DOKUNULMAZLAR…  |||   İşte bu kadar… Benim insanımın gözünü açabilmek için ona bir mazarratı derinliğine anlatmak yetmiyor.. Suratında tokatı şaklatmak gerekiyor.
  GERÇEKTEN BÜYÜK BAŞARI MI?  |||   İbrahim Tatlıses vuruldu, sanıklar ve suç aleti aradan kırk sekiz saat geçmeden ele geçirildi. Bu bize büyük başarı diye sunuldu. Polisin bu büyük başarısı…
  ANGARYA YASAKLANMALI…  |||   “Emek kutsaldır,” deriz. Hatta işin ucunu dinimize de bağlarız. Peygamberimiz “Çalıştırdığınız kişinin hakkını, alnının teri kurumadan ödeyiniz,” diye buyurmuş.
  ŞEREFSİZLİK…  |||   Şerefsiz her meslekte var. Şerefsizlik her meslekte giderek yaygınlaşıyor. En acı yanı da, bu şerefsizlikleri insanımız kanıksamış durumda..
  KADININ ADI YOK..   |||   Bizde kadınların ezilmekte oluşu nereden kaynaklanmaktadır? Geçmişimizden.. Geçmişten bu yana ruhumuza, benliğimize sinmiş kimi yanlışlardan..
  NAMAZ KILDI, BÖYLE OLDU…  |||   İstanbul trafiğinde karışıklık var. Ne olmuş? Kaza mı? Hayır... Yangın mı? Yok öyle bir şey... İnsanlar kuyrukta bekliyorlar, yol bir türlü açılmıyor.
  BİZİ KISKANIYORLAR…  |||   Avrupa ülkelerinden kimilerinde açık seçik yabancı düşmanlığı var. Bir yabancı gördüler mi, ona karşı açıkça olumsuz tavır takınıyorlar.
  ZEKA SEVİYEMİZ  |||   Bilim adamlarına sesleniyorum. Bana öyle bir terazi bulun getirin ki, “Şıp!” diye insanların zeka seviyesini ölçsün. Ölçsün ve anında bildirsin.
  TRT HABER MUHABİRİ  |||   TRT miz bir zamanlar yüzümüzün akıydı. Kullandığı dil gerçek dildi. Programlarının içeriği gerçekten doyurucu idi. TRT bir okuldu, üniversiteydi. Şimdi neye döndü?
  ERBAKAN’A HELAL OLSUN  |||   Torba yasa tasarısı yasalaştı. Yasaya son anda konulan bir geçici madde ile Necmettin Erbakan’ın devlete ödemesi gereken trilyonlarca parayı ödemesine gerek olmadığı hükmü getirilmiş. Yaşasın adalet!..
  SAHİP ÇIKAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ  |||   Tarihe meraklı torunumla sohbet ederken öyle bir soru sordu ki, beynimin ortasında bomba gibi patladı.Ne diyeceğimi bilemedim.
  ZAVALLILAR  |||   Defne öldü...TV de ünlü bayanı dinlediniz mi? “Bilmiyor çocuk, ne bilsin..” diyor. Hemen arkasından çocuk diye andığı bu canlı’yı “Sevgili Kerem” diye anıyor...
  AÇIK BÜFE  |||   Açık Büfe dedikleri uygulamayı nerede görsem şöyle düşünürüm: “Biz gerçekten neyin doğu neyin yanlış olduğunu görebilmekten uzak bir milletiz.
  PAYTAK ŞANSI İŞTE BU  |||   Ayla öğretmen kendisine hediye edilen ördek yavrusunu öyle bir sevdi ve öyle bir bağrına bastı ki!
  HÜLYA SEZGİN VE SANAT  |||   Bir yandan yazı yazıyor, diğer yandan resim yapıyor. Resimde ustalaşmak için de durmadan çalışıyor...
  ADAM OLABİLMEK İÇİN  |||   Olayla ilgili haberleri izlediniz mi? “Voltaire, Dünyadaki en iğrenç halk olarak hangi milleti tanımlamış?”
  JAGUARLI ÇOCUK  |||   Yanlışı çocuğun arabasının markasında arayan akıl yoksullarına sesleniyorum. Medyamıza yani.
  YALNIZ DEĞİLSİN BALBAY  |||   Böyle bir yıkım insanın başına zor gelir. Bir filmde görmüştüm. Çölde insanların başına Cola şişesi düşüyordu.
  TAM DA BİZE GÖRE  |||   Türkiye’de aylık asgari ücret altı yüz liranın az üzerinde.. Ülkemizde bir kimse var ki, onun “konut” u için ödenen aylık kira tam tamına otuz dokuz bin lira..
  KADIN’DAN AL DERSİ  |||   Türkiye’nin hay huyu içinde kaynadı gitti. Diyanet İşleri Başkanlığı’nda “kadın” ın sergilediği “erkekçe davranış” yeterince yankı bulmadı.
  HİÇ DE ÖYLE DEĞİL  |||   Saygı değer bir büyüğümüz, “Babaları siyasetçi diye çocuklara siyaset yasaklanamaz.
  KİM BU GARİBANLAR  |||   Kravatlı adamlar, iyi giyimli adamlar, dondurucu soğuktan hiç de etkilenmiyorlarmış gibi kapı önlerindeler. Bunlar ne yapıyorlar, dersiniz?
  BİLENLE BİLMEYEN  |||   Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? İşte bu söze uygun İzmir Adnan Menderes Havaala'nında yaşanmış gerçek bir olay..
  EYGİ’DEN BİR YAZI  |||   Milli Gazete’nin koyu İslamcı yazarı Mehmet Şevki Eygi zaman zaman belki de günah çıkarma adına şaşırtıcı görüşler öne sürüyor.
  ŞİMDİ BİZ KAFİR MİYİZ?  |||   Zina eden evli erkek veya kadını taşlayarak öldürmeyi kabul etmeyenler kafirmiş. Dahası var.
  ZENGİNLEŞİYORUZ  |||   Millet olarak mal varlığımıza varlıklar katılmıyor, ama ne hikmetse bize birileri zenginleştiğimizi söylüyor.
  SEVSİNLER BÖYLE BAŞKANI  |||   İstanbul Anakent Belediye Başkanı dünya şehirlerinin de başkanı olmuş. Oysa, ben olsaydım, utancımdan yerin dibine geçerdim..
  TÜRKİYE’NİN EN KÜÇÜK MESCİTİ  |||   Atilla Sertel buldu. Türkiye’nin en küçük mesciti’ni Atilla Sertel resimledi. Bana da “mezuro”luk görevi düştü. Buyurun, ibretle okuyacağınız gecikmeli bir yazı.
  KÖLE RUHLULUK  |||   Bizde bir “vefalılık”, ya da “vefasızlık” var… Bir de “Köle Ruhluluk” var. Kimileri bu iki kavramı birbirine karıştırıyor.
  SUS DENİZ SUS…  |||   Büyük Atatürk’ün ölümsüz hatırası önünde eğilerek Deniz Baykal’a seslenmek için bugünü seçtim. Umarım, avazım yerine ulaşır.
  İZMİR’DE EŞREFPAŞA HASTANESİ  |||   İzmir’de Eşrefpaşa Hastanesi’nin poliklinikler bölümünün kapısından adımımı attığımda yanımdaki Nurhan kızıma “Bana bir çimdik at çocuğum” dedim.
  GÜNERİ CİVAOĞLU’YA AÇIK MEKTUP  |||   Güneri Bey! Hayırlı uğurlu olsun, dans yarışmasına katılmışsınız. TV de sevinerek izledim.
  Ah Cumhuriyetim vaaah..  |||   Cumhuriyetimiz doğduğunda nur topu gibiydi. Oncağızı tepikleye tepikleye futbol topuna döndürdüler.
  Bayramören kan ağlıyor  |||   Çankırı’nın yeşillikler içinde adeta bir küçük gül bahçesini andıran ilçesi Bayramören’in başına birileri çorap örme hazırlığı içindeler.
  Nuriye ve Tevfik Araçlı'nun mutlu günü  |||   Nuriye gelinimizle, Tevfik Araçlı oğlumuz Ankara'da yapılan törenle evlendi.
  ZEVKLERLE RENKLER…  |||   Türk toplumundan olanlarla Danimarka’dan olanlar arasında öylesine büyük uçurum var ki, anlatmak mümkün değil.
  BİZDE BÖYLE OLUYOR BU İŞLER  |||   Turgut Özal’ın yeğeni Hüsnü Doğan, “Özal’ın kurşunlandığı gün yapacağı yetmiş sayfa uzunluğunda konuşmasını ben yazmıştım” diyor.
  ZAMANAŞIMI DA NE OLA Kİ?…  |||   Bu zamanaşımı konusunda bir sıkıntı var. Yaygın bir yakınma konusu bu. Öyleyse bu konuya el atılacak. Kim el atacak? İktidarıyla, muhalefetiyle bütün yönetici kadrolar.
  Bizdeki demokrasiye bakar mısınız  |||   Bizde bir milletvekili abalıyor, çabalıyor, kendi partisinin başkanı ile görüşme olanağı bulamıyor. Bu ilişki biçiminin adına da biz “Demokrasi” diyoruz.
  Abdullah bebek pil yuttu  |||   Doktorlar "Bu bir mucize..." dediler. Abdullah Bebe yassı pili yutunca ailesi 2 gün başında nöbet tuttu.
  Dolmuşta bir tip  |||   İzmir'de Ayrancılar’dan Gaziemir’e doğru geliyoruz. Hayruş’la birlikte dolmuş içindeyiz. Başlangıçta biz bizeydik ama, giderek yolcular kalabalıklaştı.
  Düşünsek Bulacağız  |||   Herşeyin başı eğitim. Eğitim olmayınca, gaza gelip asparagas yapıyoruz, ertesi gün de şapkamız uçunca şapşalca bakıyoruz....
  Türkiye'nin sorunu   |||   Bizde ünlü sözdür, kimi durumlarda “Keçi can derdinde, kasap et derdinde,” deriz. Şimdi birileri 13 Eylül sabahından bu yana devletin yeniden yapılandırılması dosyasını açtı.
  Küçük Dev Adam ONUR ŞENLİ  |||   Dillerden düşmeyen Agora Meyhanesi’nin yazarı Doktor Şair Onur Şenli ile Haberhürriyeti.com Yazarı Zeynel Kozanoğlu konuştu.
  Bayram sabahından bir kesit  |||   O bir politikacı değil. Yurttaşından bir şeyler uman biri de değil. Yatırımcı, müteahhit ve benzeri kimselerden de değil.
  Sütü Bozuklar  |||   Elli yılı aşkındır yazıyorum.. Bugüne kadar hiç kimseye böylesine ağır bir söz ile seslenmedim.
  ABD’DEN MEKTUP VAR  |||   Bütün komşularımıza sıcak selam söyle. Her gün biz bütün komşularımız için dua ediyoruz. Ve, referendum için dua ediyoruz,
  Ben de şarkı söylemiyorum  |||   Şarkıcı gencimiz “Şuraya baraj yapılmasın,” kampanyasına destek vermiş. İlgili bakan diyor ki, “O şarkılarını söylemeye baksın.” Bu kadarıyla da yetinmeyip soruyor: “Ben şarkı söylüyor muyum?”
  Millet can derdinde   |||   On üç can gitti, sel sularına kapılıp… Çamurlar arasından cesetler çıktı bir, bir. Karı koca birbirine sarılmış halde bulundu… Yürek kabarmasın da ne yapsın böyle acıya…
  Iğdır Valisi Haklı   |||   Iğdır'da Vali Amir Çiçek, “Valilik mesleği yarı siyasidir. Bizi iktidar atadıysa elbet biz de iktidarın valisiyiz” demiş.
  Otoban’da ters yönde  |||   Artık fazlaca yaşlandığımdan mıdır, yoksa dünya değişti de ben ayak uydurmakta geç mi kaldım, bir türlü anlayamıyorum. Türkiye’de her adım atışımda bir acayiplikle burun buruna geliyorum.
  Gülmeyi unuttuk  |||   Son yıllarda yürütülen araştırmalar ilgi çekici bir sonucu ortaya koydu. Ulus olarak gülmeyi unutmuş durumdayız.
  Kraldan fazla kralcılar  |||   Bizde kral durumunda bulunanlar pek o kadar tehlikeli değildirler. Kraldan fazla kralcılar var ki, onlardan korkulmalıdır.
  PANKY’NİN ÖYKÜSÜ  |||   Bir kimseye hayır dua mı edeceksiniz? “Tanrım sana Panky şansı versin” demeniz yeterli...
  Ağrı'dan İzlenimler  |||   Ağrı’da sokağa adımınızı attığınızda hemen görüyorsunuz ki, bu kentte çocukların sayısı pek fazla. Çarşı Pazar yerlerinde neredeyse her beş metre kare alana bir çocuk düşüyor.
  Ağrı'dayım   |||   Türkiye’nin beri ucundayım. Ağrı yirmi yıl önce altmış bin nüfuslu idi.Türkiye’nin en yoksulu idi. Günümüzde nüfus doksan bini aşmış.
  AB’NİN NERESİNDEYİZ?  |||   Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne sokmaya mı çalışıyorsunuz? Bu çabanızda gerçekten samimi misiniz? O halde, bakınız diyeceklerim var.
  Öküzün Altında Buzağı  |||   Türk basını ve de Türk medyası aklın, izanın, insafın neresinde? Bana kalırsa çook uzağında. Her gün yayınlanan haberlere bakıyorum da bırakınız gazeteciliğimi insanlığımdan utanıyorum.
  Referandum’a doğru  |||   Internet’te bir mektup dolaşıyor. Duyarlı, yurtsever insanlarımızın özenle üzerinde durdukları referandum konusunda uyarılar içeren mektuplar.
  Levha Yerinde Unutulunca...   |||   Unutkanlıklar kimi hallerde hayır getirir. Ankara ‘da kurulu Anadolu Medeniyetleri Müzesinin bahçe duvarında dışarıya doğru asılan levha unutulmuş olursa neler olur.
  Yine Erbakan…   |||   Ne zamandır sesi çıkmıyordu. Dolandırıcılıktan hükümlü eski başbakanımız köşesinde rahat oturuyor, sanıyorduk.
  Müzeden izlenimler...  |||   Ankara’da Anadolu Medeniyetleri Müzesi var. Bu müze Ankara’mızın yüz akı. En büyük övünç kapısı. Ancak...
  Seydişehir Toroslar  |||   Elimde bir yerel gazete var. "Seydişehir Toroslar” adını taşıyor. Bu gazete beni elli yıl gerilere götürdü.
  Adliyede damdan adam düştü  |||   Ben nereye ilk kez gidersem orada bir yıkım yaşanıyor. İzmir adliye binasına gittim, birinci kattan bir stajyer avukat düştü.
  O günler yaklaşıyor  |||   Bir söylem var, ilkin kim söylemiş, bilemiyorum: “Gün gelecek, yer yüzünde, ya da ülkemizde delilerin sayısı o kadar artacak ki, çare olarak akıllıları tımarhanelere alacaklar, delileri salıverecekler.”
  Kaç siyasi partimiz var?  |||   Önüne gelen parti kuruyor. İyi hoş memlekette demokrasi var da, seçimlerde binde bir oy alan bu partiler ne işe yarıyor.
  Akıl bunun neresinde  |||   Bize şöyle öğrettiler. “Yasama, yürütme ve yargı.. Bu üç erk birbirinden bağımsızdır.” Eğer öyle ise, yürütmenin başı niye feryadı basıyor?
  BİR DELİ BİR KUYUYA  |||   Ülke çapında en akıllı, en deneyimli adamlarımızın akşam sabah üzerinde kafa patlattıkları olaylara bir bakıverin.
  Açılımlar Ne Alemde?  |||   Birbiri ardı sıra pek çok açılım arasında bir de “Alevi açılımı” vardı? Açılımlar ne oldu?
  Tuz koktu, tuz…   |||   Elimde bir davaname var. Okuyanın tüylerini diken diken edecek bir evrak bu. Bir ilçemizin Cumhuriyet Savcısı "Yusuf ile Güzel" adlı bir çift hakkında "re’sen" dava açmış.
  TRT'YE NE OLDU?  |||   Hani TRT devletimizin tarafsız yayın kuruluşuydu ya? Tanrının huzuruna hesap vermeye göçmüş kişileri toptan karalamak tarafsızlığın neresine sığıyor?
  Gariplikler ülkesiyiz  |||   İnsanımızın her gün yaşadığı gariplikleri toplayıp bir kitapta bir araya getirsek okunma rekorları kırılır.
  Önemli bir uyarı...  |||   Türkiye'de yaşayan bütün yurttaşlarımızın kaydı bilgisayar ortamına taşındı. Peki bilgiler aktarılırken bir yazım yanlışı yapılmışsa ne olacak...
  İzmir niye temiz değil  |||   İzmir’in sokakları kirlilikten geçilmiyor. Yollar izmarit dolu, Hele, sağda solda rastladığınız direkler afiş kirliliğinden bakılacak gibi değil.
  Neymiş bu kader?  |||   Deniz Baykal haber yollamış: “Kaderime kırgınım,” demiş. Arkadaşın şarkısı var: “Kadere bak, kadere bak..”
  AKLI VARSA DÖNMEZ…  |||   Şimdi ben Deniz Baykal partinin başına döndüğü takdirde neler olabileceği yolunda varsayımlar ortaya koymaya çalışacağım.
  DERDİM BİN BİR İKEN…  |||   İçinde 34 lira 62 kuruşluk kontürü olan cep telefonunu konuşmaya kapadılar. Böyle cinlikleri kim akıl ediyor söyler misiniz?
  Genç gazeteciye ipuçları  |||   Ben buradan gazeteciliğe yeni başlamış meslektaşlarıma ilgi çekici haber ipuçları vereceğim.
  GAZETENE BAK GÖR HALİNİ...  |||   Bana arkadaşını göster, sana kim olduğunu bildireyim,” gibi bir sözümüz vardı. Bu söz değişti. Çünkü yeryüzü bir takım at cambazları ile doldu.
  NAMAZ KILARKEN  |||   Ağabey kız kardeşini namaz kılarken öldürüyor. Peki bu kız kardeşin suçu ne?
  KÖYLÜ KURNAZLIĞI  |||   Kendisinden istenen bir “Evet” ya da “Hayır” ı bir başkasına söyleterek ileride doğabilecek sıkıntıların sorumluluğu altına girmekten kaçınmak.
  Diliniz tutulsun  |||   Avrupa’da hiç kimsenin kül bulutları nedeniyle kılı kıpırdamıyor. Sadece uçağa yönelik yaşam biçimi olanlar etkilendiler. o kadar.
  Erdoğan niçin İzmir’den kimseyi çağırmadı?   |||   Kimileri için sevindirici, aklı başında olanlar için acı haber. Başbakan edebiyatçılarla ve yazarlarla toplantı yapmış. Toplantıya katılan edebiyatçı ve yazarlar arasında İzmir’den kimse yok.
  Köy Enstitüleri 70 yaşında-1  |||   Yaşatılabilseydi, Köy Enstitüleri bugün yetmiş yaşında olacaktı. Ne yazık ki, Türk insanının uyanmasını istemeyen güçler, erken uyandılar ve bu okulları kapattılar.
  Samsun bir kez daha...  |||   Evet, tarihimizde Samsun adı bir kez daha öne çıktı. Bir dünya lideri buradan yola çıktı. Bir kendini bilmez adam dün yine buradan Türkiye’nin başını derde soktu.
  Zavallılar  |||   Yetişkin bir kimse hangi yolu seçerse, seçsin ben buna hoşgörü ile bakabiliyorum. Ama bu tavırlarına, tanrıyı karıştırmıyorlar mı, işte o zaman çileden çıkıyorum.
  Keyifler Nasıl?  |||   Evet, birbirimize her rastladığımız yerde sormalıyız. “Keyifler nasıl?” Giderek bu soruya ihtiyacımız artıyor. Millet adeta çıldırdı.
  Kedi olmadan fare tutmaya kalkışmak  |||   Dilimizde güzel deyimler var. Zaman zaman bunlardan bir ikisi dilime takılır. Hep heves ederim, sürekli şundan bundan söz ederek yazılar yazdığımı sanarak oyalanıyorum
  Yahu Deme Yahu!  |||   Dilimizde pek çok tekerleme var. Yahu üzerine olanını bilmiyorum. Ben yapmaya çalıştım beceremedim. Benim böyle bir hünerim yok.
  Sonunda bu da oldu  |||   TRT'nin verdiği haberi izlediniz mi? Hataylı bir aile Paris’te yaşıyormuş. Bu aileye bir zaman önce bir Meryemana ikonu hediye edilmişmiş.
  Ya suçlu çıkarlarsa?  |||   Kimi uygulamalar vardır ki, bunların hemen işin başında uygulanması ile sonunda uygulanması arasında fark yoktur.
  Veliaht prens dedikleri bu mu?  |||   Danimarka’da Veliaht Prens Frederik Sıradan Yurttaşlar Gibi Yaşıyor…
  Antepli Şahin Bey'den utan!  |||   Birleşik Amerika’da sokırım’a evet kararı alındı. Hemen ardından İsveç parlamentosu da aynı yönde karar aldı.
  Komediye bakın...  |||   Uydurma bir adla bir mail alıyorsunuz, Ankara ayağa kalkıyor. Televizyonlar, basın.. Yaygara.. Meğer ihbar yersizmiş.
  Müslümanın malı ortak mı?  |||   Ağanın yüz on bin dönüm arazisi var. Köylüler, bunun sadece sekiz bin dönümünü işlemek için istiyor. Ağa tam yedi yıl direniyor.
  İnsan çeşit çeşit  |||   Veysel Usta böyle demişti. “İnsan çeşit çeşit, yol damar damar..”
  Aptal...  |||   Birinin pek de kendine yakışmayan bir tavrını işittiğinizde ilk tepkiniz ne olur?
  Ne günlere kaldık Tanrım!  |||   Bir kadın bir erkeğe, milyonlarca kişi önünde “Sen gay mısın?” diye sorabiliyor. Bu soru kendisine sorulan kişi de, öyle öfkelenip kudurmuyor.
  Yüksel Demirsoy'u kutluyorum  |||   Yüksel Demirsoy, CHP nin Cumartesi günü toplanacak il kongresinde il başkanlığına aday olmuş. Bunu önemsiyorum?
  Nal toplamak  |||   Güzel konuşmak sanat işidir. Doğru Türkçe konuşmak zekâ işidir. Bu sözler daha önce edilmediyse, şimdi ben ediyorum.
  Biz Ne Demiştik?  |||   Yıllar önce Karikatür krizi çıktığında pek fazla patırdı çıkarılmaması yönünde yazılar yazmıştım. Yöneticilerimize de bunu söylemiştim.
  AFFEDERSİNİZ SAYIN ARINÇ  |||   Basın toplantınızı büyük bir dikkatle izledim. Ondan sonra da çeşitli yayın organlarında yazılı metnini yine aynı dikkatle inceledim
  Alıştıra alıştıra...  |||   Ahlaksız bir kişi, komşu kadına göz koyduysa nasıl davranır? İlkin ona selam verir, sonra hatır sorar, sonra...
  Size normal geliyor mu?  |||   Cumhurbaşkanı seçildiği günden bu yana “Oh, isabetli bir lafına rastladım” dediğimin hemen ertesinde kalktı, “Sözüm yanlış anlaşıldı” dedi.
  Bakkal konusunda bir feryat da Çankırı’dan  |||   Başbakan'ın "Bakkallar birleşip market açsın" çağrısından sonra Avukat Mustafa Karagülle dokunaklı bir yazı yayınladı.
  Ateş Düştüğü yeri yakıyor  |||   Kayseri’de üç çocuk kayboldu. Devletin polisi bütün köşe bucağı ararken Çankaya’dan bir ses geldi: “Sıkı arayın haaa..”
  Olacak şey mi bu?  |||   Demokrasilerde halk yönetilmesi yolundaki iradesini nasıl seçilmişlerine devretmişse, geleceği de onlara emanet etmiştir.
  SEVİNÇLİYİM, GURURLUYUM  |||   Geçmiş yıllarda ben onu nasıl dostça hediyelendirdiysem, şimdi de o beni mahkemeye vermekle şereflendirdi.
  Aykırı adam, Hüseyin Aslan  |||   Türkiye’de konut kooperatif çiliğinin icad edildiğinden beri ilk kez bir Kooperatif ortaklarına yüklü para iade etti.
  Biz İçeriden, Onlar Dışarıdan...  |||   Avrupalı gazeteciler sormuşlar. “Dünyanın en sağlam devleti hangisidir,” diye. Paşa hiç düşünmeden “Osmanlı,” demiş.
  Atatürkle görüşen Danimarkalı  |||   Danimarkalı bilim adamı Johannes Østrup Türkiye’ye gelişinde Gazi Mustafa Kemal Paşa ile görüşmesine yer vermiş.
  Kaatil Şimdi Kahraman..  |||   Nereden nereye geldik, görüyor musunuz? Mehmet Ali Ağca, davullu zurnalı konvoylarla cezaevi çıkışında karşılandı.
  Akıl nerede, akıl?  |||   İnsanların kimileri için “Aptal, salak, geri zekalı, gerzek, akılsız, gabi,” gibi sıfatlar kullanmaktan kaçınıyorum.
  Bu neyin nesi böyle?  |||   Bu sözü onu aşağılamak için söylediğimi sanmayınız. Onu sevdiğimden söylüyorum. Bana gerçekten sevimli görünüyordu.
  Eşek Arısının Yuvası  |||   Avrupa’da 1995 yılında başlayan karikatür krizi yeniden patladı.
  Niye oturup ağlamıyoruz?  |||   Marlboro, Parliament, Chesterfield, L&M, Lark, Bunlar Türkiye’deki sigaraların bazılarının adları. Türkiye elden gitmiş, ağlayanı yok.
  Olmadı Başkan Olmadı...  |||   Kulağıma bir söylenti geldi, beynimden vurulmuşa döndüm. Güya Erol Akıncılar beni savcılığa vermiş.
  Otoyol niye parasız?  |||   Hesabını yapan oldu mu, bilmiyorum. Devletimiz otoyolları ve köprüleri yılda kaç gün bedava kullandırıyor.
  İyi yıllar arkadaşlarım  |||   Elli yıl sonra yaşadığımız şu sorunlar kalmayacak.. Ama, kötüler kötülükleriyle, iyiler de iyilikleriyle anılacaklar.
  İftira en büyük suç değil mi?  |||   Bana sorsalar, Türkiye’de politika üzerine laf edemeyecek tek adam olarak onu gösteririm.
  Tayyip Erdoğan’a Bravo!  |||   Düşmez kalkmaz bir Allah, diye işte bunun için demişler. Bu yazımla Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’a alkış tutuyorum.
  En akıllımızın hali bu...  |||   Bir kontür vurgunudur gidiyor. Peki, arkadaşlar niye kontör yollamaya kolayca yatıveriyorlar?
  Dil Sürçmesi Öyle Olmaz...  |||   Öyle laf edilir mi?” diyecekleri yerde, “Umarım dili sürçmüştür” diyorlar.
  İstekleri bitmiyormuş..  |||   Malum kişinin istekleri bitmiyormuş. Empati nedir, bilirsiniz. Şimdi ben empati yapayım, siz de izleyin..
  Yüz yılın haberi...  |||   Banka müşterisinin 3 (yazıyla da üç) kuruşluk borcu için müşterisine telefon eder. Borçlu gider 5 kuruş öder ve 2 kuruşunu geri ister...
  Şu acıklı halimize bakınız..  |||   Her akşam Türkiye’de ”Türk” kimliği taşıyan çocukların Türkiye’de yakıp yıkmadıkları yer bırakmayışlarının filmleri dizi haline geldi.
  Sine- i Millet ne demek?  |||   DTP'li millet- vekillerinin son günlerde takınacakları tavır konusunun adına “Sine-i millete dönmek” diyen her kim varsa, o kimse ya aptaldır, ya da cahildir...
  Ha İsrail, ha Mısır.. Öyle mi ?  |||   TRT'miz gerçekten özerk mi? Haberlerini veriş biçiminde özerkliğini ne kadar ortaya koyuyor?
  Adam kime denilir  |||   Ben adam diye kime derim? Ben adam diye ağzından çıkanı kulağı işitene derim. Evet, adam odur ki...
  Arkadaş İmam İstemiş...  |||   Bir de yazmıyorlar mı, “İmam istemiş” diye.. İmamı ne yapacakmış? Bu Cem denilen şey ...
  Arabın derdi kırmızı pabuç...  |||   Türkiye'de yangın başladı. Şehirler birer yangın yerine döndü. İktidarı elinde tutan siyasi parti harekete geçiyormuş.
  Türkiye'yi bekleyen asıl tehlike  |||   Son günlerde sapla saman da karıştırılmaya başlandı. Türkiye’yi bekleyen büyük tehlikenin galiba farkına varmaya yöneldik.
  TRT Genel Müdürlüğü'ne  |||   TRT Türk Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın berbere gidip tıraş olduğu haberi duyurdu. Saç mı, Sakal mı oldu merak ediyoruz.
  Adaletin bu mu dünya?  |||   Çok güzel özlü sözlerimiz var.. Bunlardan biri “iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır,” biçiminde olanıdır.
  AB GENEL SEKRETERİ GELİYOR!  |||  
  Onur Öymen haklı...  |||   Sonra söyleyeceğimi baştan bildireyim.. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen yerden göğe kadar haklı.
  Adam harcamak ne kadar kolay…  |||   Yeryüzünde adam harcamanın bu kadar kolay olduğu bir başka ülke gösterilebilir mi?
  Gül'ü Seven...  |||   Böyle bir özlü sözümüz var, biliyorsunuz. Belki bin yıl önce atalarımız Gül adında bir Cumhurbaşkanı’mız olacağını bilmişler ve ondan sonra gelecek olana da fena kıymışlar.
  DANİMARKA’DA YAŞLI OLMAK…  |||   Belediye’den çağırdılar. “Bulaşığınızı yıkayamıyorsanız, adam gönderelim,” dediler. “Evinizi temizletelim. Yemek pişiremiyorsanız, sıcak yemek yollayalım,” dediler.
  ACELEN NE KARDEŞİM  |||   Aklı evvelin biri çıkmış, “Genelkurmay başkanı görevden alınmalı,” demiş. Acelen ne hemşehrim? Önce bir araştırma, soruşturma sonuçlansın.
  ADINI SİZ KOYUN  |||  
  Yalçın Menteş diye biri..  |||   Yalçın Menteş sahnede öyle bir laf etmişki anlaşılır gibi değil. İnsanlığa sığar bir laf mı bu şimdi...
  BİZİ ALMAYACAKLAR...  |||  
  AL SANA BİR KAYA  |||  
  ÖNLEM DEDİĞİN BÖYLE ALINIR  |||  
  Kavgaya bakar mısınız?  |||   Birileri bizi aptal yerine koyuyor. Ve ben “Önceden anlaşarak mı böyle davranıyor?” diye kuşkulanmaya başladım.
  APTAL DİYE KİME DENİR?  |||  
  Yine trafik sorunu…  |||   Epey zamandır trafik konusunu dile getirmiyorum. Utandığım içindir bu. Artık insanlığımdan utanır oldum. Şoförlüğümden utanır oldum ve trafikte pisi pisine ölüp giden insanlarımızdan utanır oldum. Sanırım bu konuda yalnız değilim.
  Onlar gazeteci ise ben değilim  |||   "Bunlar gazeteci ise ben değilim" bu sözler Gazeteci yazar Zeynel Kozanoğlu'na ait. Peki Kozanoğlu'nu çıldırtan olaylar neler?
  BÜYÜK YANLIŞLARIMIZ  |||  
  Atilla Sertel’e Övgü…  |||   Yakın geçmişte beni “Atilla Sertel’in adamı,” olarak andığını işittiğim kişiler, görüyorum ki, Arkadaşın Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanlığı’na seçildiğini benden önce öğrenmişler. Ve ben Ankara’da olduğum halde, İzmir’den Atilla Sertel’i arayıp benden çok önce kutlamışlar.
  Kedi Ulaşamadığı ete…  |||   Böyle bir özlü sözümüz var biliyorsunuz. Kedi ulaşamadığı ete murdar dermiş. Bizim kimi politikacılarımız Türkiye’nin Güney Doğu yöresinde elini kolunu sallayarak dolaşamıyor. Kimileri var yüzün üzerinde koruma ile bu bölgeye girebiliyor.
  Menderes’in oğluna öğüdümdür..  |||   Menderes'in bu memlekete hizmetleri dururken, "Ezanı Türkçe'den Arapça'ya döndürdü sevap kazanıyor"denilmesi yakışmadı.
  HADİSE’DEN MİNİK SERÇE’YE…  |||  
  ATEŞ HOCA'YA SELAMLARIMLA  |||  
  YUNUS EMRE ÇARPSIN SİZİ  |||  
  SONUNDA BU DA OLDU...  |||  
  ANKARA ARTIK ESKİ ANKARA DEĞİL…  |||   ANKARA ARTIK ESKİ ANKARA DEĞİL…
  ILGAZ YOLUNDA BÜYÜK SOYGUN  |||  
  BENİM NECİP MİLLETİM  |||   Memleketimin her tarafından ilginç haberler düşüyor medyanın köşelerine. Ve bu haberler benim Necip Milletimin hallerini yansıtıyor.
  O YILDIZLAR HİÇ SÖNMESİN  |||   ”O Yıldızlar Hiç Sönmesin” tam tamına beş kitaba sığabilecek zenginliği bir tek kitap biçiminde okura sunulan bir dev eser.
  Geri İade Etmek…  |||   Bir kimsenin kendi dilini kusursuz kullanabilmesi dikkat işidir, özen işidir. Biraz biraz da o dili sahiplenme işidir.
  Konyalı Salvatore'nin torunları  |||   nyalı iki genç açtıkları işyerinin logosu olarak dedelerinin fotoğrafını seçti. İşveç'de şimdi herkes onları Salvatore'nin Torunları olarak tanıyor.
  Ne de Olsa İnsanız…  |||   Bakınız her gün gözlerimizin önünde oluşan ve fakat biz kanıksadığımız için ne denli insanlık dışı olduğunu kavrayamadığımız bir takım tavırlar sergiliyoruz.
  Saylan’ı Uğurlarken…  |||   Cumhuriyetimizin yetiştirdiği ender değerlerden biriydi. Onun ne büyüklükte biri olduğunu görebilmek için ona saldıranların çokluğuna bakınız.
  Ben Bir Laptop’um…  |||   Ben bir laptop’um. Yani ki, diz üstü bilgisayarım. Ancak kahır içindeyim. Çünkü kilit altındayım.
  Zavallı medyamız  |||   Boyalı kadın tüm medyada ortak haber oldu... Kendi oyuyla muhtar nasıl seçileni sorgulayan yok..
  Dışarı Koymak...  |||   Başbakan’ın ağzından çıkan söze bakın. “Dışarı koyarım...” Bu ne anlama geliyor. Gelin, fikir jimnastiği yapalım.
  Aklını başına Topla CHP  |||   Siyasi Partilerin gençlik kolları yoksa, partinin üst kademelerine siyasetçi nereden yetişecek? Hele CHP gibi, partinin başına benim gibi “içi geçmiş bir ihtiyar” çöreklenmişse.. Parti nasıl kurtulacak?
  Yüreğimize Ateş Düştü  |||   Kale gibiyiz. Her konuda uzaktan bakınca dağlar gibiyiz. Alınmaz ve aşılmaz bir görüntümüz var. Ancak...
  Uğur Dündar Birand ve Melih Gökçek  |||   Adamın sözünün sonunda “İnşallah,” sözcüğü olmasaydı, bu yazıyı yazmazdım. “Saçma” der, geçerdim. Ama...
  Bakan’lar bakmasın engellilerin feryadına kulak versin  |||   Büyük sınavlar yaklaşıyor. Okullarda asansör yok. Engelli merdivenleri o zaten yok. Peki engelli öğrenciler ne yapacak?
  Kredi kartı borcuna çözüm yolu  |||   Kredi kartı borçları can yakmaya başladı. Şimdi buradan kredi kartları sorununa çözüm olacak önerimi sunuyorum.
  Biraz da düşünelim diye...  |||   Bugün yurt içinden ve yurt dışından bazı olaylardan örnekler vereceğim. Bunları akıl süzgecinizden, insaf süzgecinizden geçiriniz, lütfen...
  İGC'de Neler Oluyor Acaba?  |||   Elim kırılsaydı da, o yazıyı yazmasaydım. “İzmir Gazeteciler Cemiyeti Genel Kurula mı hazırlanıyor?” dedim. Dediğime, diyeceğime pişman oldum.
  AKP'lilere Sesleniyorum  |||   AKP Kırıkkale milletvekili Özbayrak'ın, "Biz Ankara'dan izin vermediğimiz sürece siz kimse taş üstüne taş koyamaz" sözleri şoke etti.
  Vefa Nedir? Hangi Hal Vefasızlıktır?   |||   Bir kimsenin kendi dilini iyi bilip bilmediğini nereden anlarız? O kimsenin kimi kavramların anlamını bilip bilmediğinden, öyle değil mi?
  Kitap dediğin böyle tanıtılır Efendi!  |||   Ege Magazin Gazetecileri Derneği rahmetli arkadaşımız Tarık Sarı hakkında kitap yayınlamış. Seviniverdim. Arkadaşa sahip çıkacak dostları varmış.
  İzmir Gazeteciler Cemiyeti nereye gidiyor?  |||  
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
İbrahim IRMAK Yazıyor
Halı tamam, koltuk takımı bekliyoruz  - 17.05.2012 Evlenecek olanlar üzülmesin. Foça'da deniz dibinden halı,  Bodrum'un sosyete koyu olarak bilinen Göltürkbükü'nde plastik sandalye, şezlong, kapı ve araç lastikleri çıktı. bunlar bize yetmez. Koltuk takımı bekliyoruz. Mümkünse ceylan derili olsun...
Evlenecek olanlar üzülmesin. Foça'da deniz dibinden halı, Bodrum'un sosyete koyu olarak bilinen Göltürkbükü'nde plastik sandalye, şezlong, kapı ve araç lastikleri çıktı. bunlar bize yetmez. Koltuk takımı bekliyoruz. Mümkünse ceylan derili olsun...
Gazeteciler_gasteciler_haberhurriyeti
camavlukozak_mandra
Mesut_Tim_Kahramanlar
at yarislari
BAFİ K-9 KÖPEK ÇİFTLİĞİ
uyusturucu_dosyasi
Roportajlar
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti