Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
23 Mayıs 2012 Çarşamba Sık Kullanılanlara Ekle   Kullanıcı Girişi     Künye ve İletişim    RSS            Site içi arama :     
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Şehir ve Başkan
Spor
Kültür Sanat
Sağlık
Turizm
Magazin
 Beğen
Facebook Bizi Beğenin
Video Haber
Küçük kıza tecavüze 13 yıl hapis
BOĞAZINA ERİK KAÇAK ÇOCUK ÖLDÜ
İZMİR BB DAVASINDA 2 TAHLİYE
SOFYA'DAKİ DEPREM EDİRNE'Yİ DE SALLADI
MHP TEKİRDAĞ İL BAŞKANLIĞI'NA BİR ADAY DAHA
TIR'A ÇARPIP ARAÇ İÇİNDE SIKIŞTI
HAKKARİ'DE EĞİTİM-SEN'DEN GREV ÇAĞRISI
TRABZONSPOR ALPER’İ ALMAKTA KARARLI
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
Nahit DURU
Dr. Mehmet Fuat ABUT
Zeynel KOZANOĞLU
Köpekleri Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Köpek dediğimiz hayvanları ne kadar tanıyorsunuz? Bu hayvanların adını hakaret için kullanmak ne kadar yerinde?
21.05.2012
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Gölgeler Sergisi
Neslihan Karaağaç, Gölgeler sergisini, 24 Mayıs 2012 Saat 18.30’da İstanbul’un seçkin galerilerinden Beyoğlu Pi Artworks’ta açıyor.
17.05.2012
Metin AYDINOĞLU
Barça değil, Hamza
Bizim İzmirliler, ne zaman yabancı ve ünlü bir takımı model alsa tepetaklak oluyor. Yahu kardeşim mazinize bakın, başarılarınıza, kimin var böyle şanlı tarihi...
22.05.2012
Hülya SEZGİN
Dr. Cem AYDEMİR
Akın Kamacıoğlu
Barış Kudar
Hesaplar!..
Bugünlerde milyonlarca insanın ilgilendiği ve merakla beklediği bir gelişme Memur maaş zamları…
16.05.2012
Özlem ABUT
Vefasız mı, ''Yüce''mi bu millet?
Atamıza vefa borcumuzu öderken büründüğümüz ''cimri'' hallerimiz nedendir? Ulu önderimize anarak hakkımızı ödeyebilir miyiz?
21.05.2012
Av. Burhan ÖĞÜTCÜ
Prof. Tevfik DALGIÇ
Sedat KAYA
Yalçın KAMACIOĞLU
Beyhan BİÇKİN
POLİSE BİR DOKUN BAK KAÇ AH GELİYOR?
Polise vurmayın dedim, saldırana madalya mı veriyorlar dedim, gelen mesajlardan anladım ki ben sadece buzdağının görünen kısmını yazmışım.
22.05.2012
Maruf EVREN
Skip Navigation Links.
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
  
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Paylaş | Yazdır | Arladaşına Gönder İzmir'i kim yaktı? İzmir'i kim yaktı?


İzmir'le ilgili dev bütçeli bir dizi filmde ortaya atılan iddialar ilk değil. Çeşitli mekanlarda son zamanlarda gündeme gelmeye başladı.


***

İzmir'le ilgili dev bütçeli bir dizi filmde ortaya atılan iddialar ilk değil. Çeşitli mekanlarda son zamanlarda gündeme gelmeye başladı. Hatta ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edilen son soykırım tasarısına bile gizlice İzmir Yangını girdi. Şöyle ki, bundan önce gündeme gelen tasarılarda tarih olarak 1915-1919 arası veriliyordu. Son tasarıda ise bu tarih 1915-1923 arasına uzatıldı. Bu şu demek: İzmir Yangını da bir şekilde sözde soykırım tasarısına eklenmiş oldu.    

Peki İzmir'i gerçekte kim yaktı?
Bu soruya verilecek dört yanıt vardır:
1- İzmir, kendi kendine yanmıştır!
2- İzmir’i, 30 Ağustos büyük yenilgisinden sonra, her yeri, her şehri, her kasabayı, Uşak’ ve çevresini, Manisa’yı ve tüm kasabalarıyla çevresini yaka yaka İzmir’e ulaşan Yunan Ordusu yakmıştır!
3- Şehri savaş sonucu ele geçiren Türkler, İzmirli Hıristiyanlardan kurtulmak için İzmir’i yakmışlardır.
4- İzmir’i, Ermeni terör örgütü yakmıştır!

Her şeyden önce bu kritik ve gittikçe popülerleşen konuya açıklık getirmeye çalışırken, bazı temel bilgi ve belgeleri bilmek gerekmektedir..
Eğer bir rastlantı veya kaza sonucu bir yangın çıkmamış ise, hele yanan bir koca şehir ise, yangının bir büyük organizasyon tarafından çıkarıldığını kabul etmemiz gerekir. Nasıl ki, koca bir şehrin yangınını söndürme görevini üstlenmiş olan İtfaiye Teşkilatı bir büyük organizasyon ise, o yangını çıkarmak işi de yine büyük organizasyon işidir.
Hele şükür ki, elimizde binlerce sayfalık tüm güvenlik (polis) tutanakları, dava dosyaları ve adli soruşturmalar, hüküm kayıtları tümüyle var ki, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları süresince İzmir ve çevresinde büyük bir organizasyon halinde terör faaliyetleri yapan “İzmir İhtilalci Ermeni Komitesi” isimli, ünlü Taşnak’ın bir fraksiyonu olarak çalışan ve 1900’den itibaren şehir içinde ve tüm ilçe ve beldelere kadar yayılan ihtilal, terör, suikast, soygun, gasp, darp ve cinayet suçlarıyla Osmanlı’nın İzmir yönetimine silahla direnen ve saldıran bir büyük organizasyonun varlığını belgeleyebiliyoruz. Ve bu organizasyonun Eylül 1922’nin ilk günlerinden itibaren şehir Türklerin eline geçerse “bu şehri yakacaklarına” dair beyanlarının uluslararası belgelere geçtiğini, çeşitli raporlarda belirtildiğini yine biliyoruz. Yine bildiğimiz en önemli kesin tespit, Türk Ordusu 9 Eylül 1922’de şehre girerken bu Ermeni Terör Örgütü’nün şehrin içinde bulunduğudur, asla Yunan Ordusu’nun peşine takılıp şehri terk etmemişlerdir. Bu konuda Yunan belgelerinde tek satır bilgi yoktur.

TASARIDAKİ DEĞİŞİKLİĞİN SIRRI

ABD Meclisi’ne sunulan son sözde Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı’nın ilk maddesindeki “1915-1919 yılları arasında” ibaresinin, son anda “1915-1923 yılları arasında” ibaresine dönüştürülerek oylandığını ve kabul gördüğünü hatırlayalım. Demek ki bu yeni ve ilginç değişiklik, sözde Ermeni Soykırımı’nı 1915 ile sınırlandırmayıp, tüm Türk Ulusal Kurtuluş Savaşını kapsayacak, dahası İzmir’in Türklerce yeniden ele geçirilişini kapsayacak, hatta İzmir Yangını’nı da içine çekecek şekilde genişletmektedir. Bunun anlamı, İzmir Yangını, “yeni bir sözde soykırım maddesi” olarak uluslararası alana çıkartılmaya hazırlanmaktadır. “13 Eylül Soykırımı” şeklinde bir süredir dış dünyada ve Türkiye içinde bazı çevrelerin kalıcı bir şekilde belleklere yerleştirilmesi için azami gayret sarf ettikleri yeni bir sözde soykırım iddiası, böylece ünlü 1915 sözde soykırımı ile birleştirilmektedir.

GERÇEK NEDİR?

Bu olayın başlangıcı, 1992  yılında Washington’daki Ayasofia Katedrali’nde Ermeni-Rum Ortodoks Kiliseler Birliği tarafından düzenlenen ayinde, İzmir’in Türkler tarafından ele geçiriliş tarihi olan 9 Eylül’ün “İzmir Soykırımı” olarak ilan edilmesidir. Bu tarihten 15 gün sonra ABD Temsilciler Meclisi’nde Rum lobisi yanlısı 3 üye, 9 Eylül 1922’de İzmir’i ele geçiren Türklerin Mustafa Kemal önderliğinde şehri yakarak, yıkarak 450.000 Hıristiyanı yok etmelerinin 75.yıldönümü nedeniyle bir suçlayıcı karar tasarısını imzaya açtı. O tarihte kabul görmeyen bu karar tasarısının ekinde başta Ermeni yazar Marjorie Hosepian Dopkins’in “Smyrna 1922” isimli yanlı, Türkleri daima suçlayıcı propaganda kitabı olmak üzere bir çok düzmece belge ve anı dökümanları  sunulmuştu. Günümüze kadar uzanan “İzmir’i Türkler Yaktı” sistemli propagandasının başlangıç işaret fişeği tam bu noktadır. Oysa, aynı propagandanın 1922 yılı 9 Eylül sonrasında yenik Yunan Devleti tarafından derhal özellikle Batılı ülkeler nezdinde başlatıldığını ve İzmir Yangını’nın gürültüsü ardında gerçekte geniş bir “Trakya Karşı Saldırısı” hazırlığına kılıf olarak kullanıldığını tarihi belgeler apaçık göstermektedir. Yunanistan, İzmir’in Mustafa Kemal Orduları tarafından ele geçirilir geçirilmez, İngiltere, Romanya ve Sırp Hükümetlerine başvurarak, İzmir’i yakan Türklerden Balkanları korumak için büyük bir saldırı planı için yardım istemiştir. Bu gerçeklerin bilinmesinde fayda vardır.
Tam bu noktada sorulacak soru şudur: Güzel İzmir’i kim yakmıştır?..
Bu soruya verilecek dört yanıt vardır:
1- İzmir, kendi kendine yanmıştır!
2- İzmir’i, 30 Ağustos büyük yenilgisinden sonra, her yeri, her şehri, her kasabayı, Uşak’ ve çevresini, Manisa’yı ve tüm kasabalarıyla çevresini yaka yaka İzmir’e ulaşan Yunan Ordusu yakmıştır!
3- Şehri savaş sonucu ele geçiren Türkler, İzmirli Hıristiyanlardan kurtulmak için İzmir’i yakmışlardır.
4- İzmir’i, Ermeni terör örgütü yakmıştır!

İLK İKİ İDDİA DOĞRU OLAMAZ

Bu yanıtlardan ilk ikisi doğru olamaz. İzmir Yangını’nın bir büyük organizasyon işi olduğu uluslararası yangın raporlarına geçmiştir.

YUNAN ORDUSU MU YAKTI

Yine benim şahsi araştırmacı görüşüme ve bulgularıma göre, 9 Eylül sabahı erken saatlerde şehri terk eden Yunan Ordusu’nun, 13 Eylül günü öğle saatlerinde çıkan İzmir yangını ile bir ilgisi olamaz. Geride bıraktıkları bir kundaklama örgütünün de bunu Türk yönetimine geçmiş bir şehirde yapabilmeleri imkansız görülmektedir. Gerçekte Yunan ordusunu yanı başında her Ege şehrini yakmaya sevk edilmiş kundaklama birlikleri vardır, ama bu birlikler, Yunan ordusunun peşinde şehri çoktan terk edip deli gibi Çeşme’ye doğru tabana kuvvet kaçmaktadır. Şehir içindeki Rum şoven örgütlerinin de yangını başarabilmeleri zordur, çünkü hiçbir zaman Türk Ordusu’nun İzmir’e kadar girebileceğini inanmamışlardır.

TÜRKLER Mİ YAKTI

Peki şehri Türler mi yakmıştır?.. Her şeyden önce şehre giren ilk demeçlerini veren, yangın üzerine görüşlerini açıklayan başta Mustafa Kemal ve önde gelen ordu ve bürokrasi mensuplarının ifadelerine göre, kazanılan bir şehri yakmanın, kazanılan bir şehirdeki en zengin semtlerin feda etmenin, kazanılan bir şehirde vahşet gösterilerek dünya kamuoyu nezdinde küçük düşmenin hiçbir anlamı yoktur. Şehir, eğer yeniden kazanılmış ise, Hıristiyan semti de dahil olmak üzere baştan sonra bir Türk şehridir artık, savaşı kazanan bir ordunun, körfezdeki batılı savaş donanmasının ve batı gözlemcilerinin burnu dibinde ne yangın çıkaracak heves ve mecali, ne de yangını söndürecek bir becerisi o koşullarda yoktur. Bu bakımdan şehri Türklerin yaktığı iddiası, bire bir kesin belgeler ortaya serilmedikçe apaçık bir iftiradır.

ERMENİLER Mİ YAKTI

Şehri Ermeniler yaktı şeklinde bir iddia da geçerli olamaz, çünkü bir milleti, bir azınlık kesimi, işinde gücünde, kendi halinde bir halkı bütünüyle suçlamış oluruz. Ama kesinliğe yakın uluslararası belgelere göre, İzmir’i 13 Eylül 1922’de başlayan büyük yangında Ermeni teröristleri yakmıştır. Bunu zaten şehre Türkler girmeden önce bir çok kesime, hatta İtfaiye Müdürüne, apaçık şekilde “Şehri yakmadan Türklere teslim etmeyeceklerini” belirtmişlerdir.
Şehri, Ermeni teröristlerinin yaktığına dair 3 uluslararası belgeyi burada ifade etmek yeterlidir. Oysa daha yüzlerce belge, bu 3 önemli temel belgeyi doğrulamaktadır. Bu üç belge şunlardır.
1- Greskoviç Raporu.
2- Prestiss Raporu..
3- Dumasmill Raporu.

Paul Greskoviç, yangın sırasında İzmir İtfaiye Müdürü’dür. Ancak Osmanlı Devleti’nin bir görevlisi sanılmasın. İzmir’in Hıristiyan kesimini sigorta eden Batılı Sigorta Şirketleri Konsorsiyumu’nun kurduğu İtfaiye Teşkilatı’nın müdürüdür. Avusturya asıllı bir Hıristiyan olan Paul Greskoviç, yangın sırasında tuttuğu resmi notlarını İstanbul İşgal Kuvvetleri Kumandanları’ndan Amiral Bristol’a tevdi etmiştir. Bu rapor, “ABD Kongre Kütüphanesi Amiral Bristol Koleksiyonu” evrakları arasında “38 Genel Yazışmalar” dosyası içindedir (Rapor, Ocak 1923 tarihinde Kongre Kütüphanesi’ne intikal etmiştir. Bu evraktan dünya kamuoyunu ilk haberdar eden Prof.Türkaya Ataöv’e burada şükranlarımı sunarım. Bu belgelerin Türkiye basınında ilk yayınlandığı tarih, 24.9.1986, Milliyet Gazetesi, Düşünenlerin Düşüncesi sütunudur).
Paul Greskoviç Raporu, 13 Eylül 1922’de İzmir’in Ermeni Mahallesi olan Basmane’den, tam 25 ayrı kundaklanmış binadan büyük patlamalarla çıkan müthiş yangının rüzgarın ters esmesi neticesinde, Kadifekale’den  Bayraklı’ya doğru, tüm Hıristiyan mahallesini 3 gün içinde yine rüzgarın şiddeti sebebiyle yakıp kavurduğunu belirterek, yangını Ermeni çetelerinin çıkardığını apaçık belirtmiştir. Denizden şehrin içine doğru esen İzmir’in klasik rüzgarı imbat sayesinde Türk, Müslüman ve Yahudi mahallelerinin yakılması planlanmıştı. Kader, o tarihte rüzgarı ters yönde fırtına şeklinde 3 gün boyunca estirmiştir.

ABD RAPORUNDA YANGIN

Yine Amiral Bristol Koleksiyonu 38 Genel Yazışmalar Dosyası içinde bir önemli belge daha vardır. ABD’nin Ortadoğu Yardım Komisyonu (Near East Relief) başkanı Mark O. Prestiss, yazdığı raporda bire bir yaşadığı yangın hakkında Paul Greskoviç’in görüş ve tespitlerine tamamen katıldığını ve kendi raporuyla da yangın çıkaran unsurların Ermeni çetelerini işaret ettiğini belirtmektedir. (Greskoviç ve Prentiss raporları, eğer başlarına bir internet saldırısı gelmemiş ise, internetten İngilizce olarak bulunabilir)
Yine körfezde bulunun Fransız gemisinde görevi başında olan Fransız Amirali Dumesnil, 28 Eylül 1922 tarihli raporunda şehri Ermeni kundakçıların yaktığını derinlikli analizlerin sonucunda açıklamaktadır. (Bu raporun tafsilatı için Doğan Kitap’tan çıkan Mehmet Coral’ın 13 Eylül 1922’de İzmir’i Kimler Yaktı – Ateşin Gelini kitabına bakılabilir).

ZAMAN HER ŞEYİ GÖSTERECEK

Bunlara benzer elimizde, daha onlarca belge, yüzlerce anı, sayısız bilgi vardır..
Ama uluslararası bir intikam operasyonu karşısında bütün bu gerçeklerin bir anlamı var mı acaba?..
Sözde gerçeği açıklayan tek yanlı araştırmalar, yapılacak dev bütçeli Hollywood filmleri, tek yanlı yazılacak acılı romanlar, bestelenen ve ünlü şarkıcılarca büyük meydanlarda söylenecek şarkılar, yasa tasarısı kulisleri, uluslararası lobi çalışmaları, dahası bizzat Türkiye halkının beynini yıkama iç operasyonları karşısında, bu bilimsel gerçeklerin bir faydası olacak mı acaba?..
Zaman her şeyi bizlere gösterecektir.
Gerçeği mi?.. İntikam için uydurulan yalanları mı?..
 
Yaşar Aksoy


Yazının Yorumları
Yaşar Aksoy - İzmir diyorki : " Başardık.. "
Başta Hürriyet İnternet sorumlusu Yücel Arı, Star-Tv'den Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar, Amerika'daki Türk Dernekleri, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, APİKAM Müdürü Doç.Oktay Gökdemir, Haberhürriyeti sitesi, Çeşmeline sitesi, yarınadaorg sitesi, Gazeteci Dmet Özbilgin ve Turistik Çeşme gazetesi, TRT Ankara, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı, duyarlı vatandaşlar, Gazeteci Halil Hüner, Anadolu Ajansı İzmir Bölge Müdürlüğü ve Çeşme Bürosu sorumlusu Denizhan Güzel, Cumhuriyet, Doğan Haber Ajansı'na bağlı gazeteler. Hebertütk Ege ilavesi, Yeniçağ, Tercüman, Güneş, Sözcü gazeteleri, sayısız İnternet sitelerimiz, Çeşme'den Serhat Karaaslan, Denizatı İnternet Kafe, hepimiz, hepbirlıkte, CNBC-E dizisinin iftira bölümünün kaldırılmasını inanılmaz bir olağanüstü seferberlik ve cabayla ve CNBC-E yönetiminin sağduyusu ile sağladık.. Herkese teşekkür.. Vatan sağolsun..
09.04.2010 16:30:34
bucalı neco - ankara diyorki : " böyyük gazete okusun "
Yaşar bey,doyurucu bilgiyi veren bu yazınız gerçekleri arayanlara rehber olmuştur düşüncesindeyim..Ahhhhhh,İzmirliliğiyle övündüğünü söyleyen avustralyada 10 yaşındaki çocuğun anlattığı katliam masalına hüngür hüngür ağlayan özürcü prof va yandaşlarıda bu bilgilerden faydalansa...ACABA,bu papor sahibi üç kişiyide resmi tarihçi diye dışlamaya kalkarlarmı??????????Çok teşekkürler Yaşar bey...
02.04.2010 14:12:21
Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Gölgeler Sergisi  |||   Neslihan Karaağaç, Gölgeler sergisini, 24 Mayıs 2012 Saat 18.30’da İstanbul’un seçkin galerilerinden Beyoğlu Pi Artworks’ta açıyor.
  Yılın Karşıyakalıları  |||   Karşıyakalı Sivil Toplum Kuruluşları’na teşekkür ediyorum. Biz, bize selam verenlere şükran borçluyuzdur.
  Anneler günü  |||   Yaşar Aksoy, tanınmış Araştırmacı-Çevirmen Nazif Bozatlı ile “Anneler Günü Tarihçesi”ni ve kendi annesi Simavlı Sabahat Hocanımı konuştu.
  Balıklıova Köy Tiyatrosu’nu alkışlıyoruz  |||   “Balıklıova Köy Tiyatrosu” kuruldu... Prof. Semih Çelenk yönetimindeki oyuncular Rumuz Goncagül’ü sahneliyor..
  Gediz Üniversitesi’nde fotoğraf şöleni  |||   Ünlü gazeteci ve televizyoncu Korcan Karar, Gediz Üniversitesi’nde fotoğraf sergisi açtı. Ustası Zeki Pordoğan konferans sundu.
  Halikarnas Balıkçısı’na merhaba  |||   Halikarnas Balıkçısı Anadolu’da yaşayan halkımıza uygarlık, çağdaşlık ve evrensel-ulusal-barış yolunda ışıltılı bir “düşünce hazinesi” sunmuştur..
  Karşıyaka 8 yılda çağ atladı  |||   Karşıyaka Belediye Başkanı yürürlüğe soktuğu 250 projeyi sundu.. Bu yaptıklarına sahile tramvayı eklesin Bana yeter..
  Çiftlikköylüler..  |||   Bizim Çeşme Kartal-Pençesi Beşiktaşlılar camiasında, Atilla abi ve Süleyman Atagöz abi, “Çiftlikköylüler” kod ismi ile tanınırlar.
  Atilla Sertel’in adaylığı..  |||   İki azgın gurup iktidar kavgasında yumurtaları tokuşturmuşlar, bir tarafın yumurtası çatır çatır çatlamıştı.
  Balbay’ın milletvekili adaylığı  |||   Mustafa Balbay milletvekili adaylığını açıkladı. Yeni bir Kasım Gülek, yeni bir Ecevit, yeni bir Kılıçdaroğlu gelmiyorsa, alnımı karışlayın..
  Yahya Kemal Ergenekoncu mudur?  |||   7 Mart 2011 Pazartesi günü, İzmir’de Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Anıtı önünde İzmirli gazeteciler olarak toplandık, olan biteni Hasan Tahsin’e şikayet ettik.
  Okuyucudan özür diliyorum..  |||   Haberhürriyeti okuyucularından öncelikle özür dilemem gerek.. Tam tamına Ağustos ayından beri ortalarda gözükmüyorum.
  Balıkçının Balbay'ı  |||   Gazetemizde daha önce Çeşmeli bir balıkçının Mustafa Balbay sevgisini yazan yazarımız Yaşar Aksoy, şimdide Balbay'ın o balıkçı için ne dediğini yazdı.
  Yüzbaşı Selahattin’in yoldaşı..  |||   Yüzbaşı Selahattin’in Romanı, İlhan Selçuk tarafından kaleme alınarak yayına hazırlanan bir kurtuluş savaşı belgesel romanıdır.
  İzmirlilerin İstanbul dayanışması  |||   İzmir’de doğdular, meltem kokusuyla büyüdüler sonra rüzgar onları İstanbul'a savurdu. Yıllar sonra buluştular ve bir dayanışma gurubu kurdular.
  İstanbul'daki anam  |||   Bir süredir İstanbul'dayım.. Ama gözlerimin önünden hep rahmetli anam akıp geçmekte.. Anneler Günü için bir şiir yazdım.. Okuyucularımla paylaşmak isterim..
  İzmir Kitap Fuarı’na merhaba!  |||   Bu yılki TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nın “Onur Konuğu”nu önce size tanıtmalıyım. YÜKSEL PAZARKAYA...
  İzmir'i kim yaktı?  |||   İzmir'le ilgili dev bütçeli bir dizi filmde ortaya atılan iddialar ilk değil. Çeşitli mekanlarda son zamanlarda gündeme gelmeye başladı.
  Manisa Mesir’i 470 yaşında  |||   Kanuni’nin annesi Hafsa Sultan’ın hastalığını tedavi etmek için “Merkez Efendi” isimli bir bilgin tarafından yaratılan Mesir Macunu 470 yaşında
  Balıkçı'nın Balbay sevgisi..  |||   - Sana soruyorum.. Şu Balbay var ya.. Ne yaptı bu çocuk?.. Ne güzel anlatırdı NTV'de.. Emin Çölaşan, Yavuz Donatla konuşurlardı.
  Güldal Mumcu'ya içim acıdı..  |||   Benim için "Uğur Mumcu", tıpkı İzmir'de kuvayı milliye'nin ilk kurşununu atan Gazeteci Hasan Tahsin gibi bir vatan şehididir..
  Tekel Direnişi  |||   Binlerce el buluştu. Tek el oluştu. Yumruklar kaynaştı. Tutuşturdu vatanı işçiler..
  Gazeteciler Günü..  |||   Her 10 Ocak günü Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlarız.. Bir yıl boyunca harcadığımız emeğin karşılığını da, Hasan Tahsin Ödülü'nü kazanınca görürüz..
  Yılbaşı Geyiği..  |||   Laz feminist ne yapmış? Yılbaşı neden 1 Ocak'tır? Peki nasıl kutlayacaksınız: 1-Adam gibi mi? 2-Hayvan gibi mi? Yoksa, 3-Ot gibi mi?
  İzmir'in Kimliği  |||   Uygarlık, ilk kez bu kentin rıhtımından kalyonlara yüklenerek denize açıldı. Çünkü Antik çağda bilimin, felsefenin, şiirin, sanatın, mimarinin merkeziydi bu kent.
  Bayram gülücükleri..  |||   Meğerse ben, 30 yıl kadar asık suratlı dolaşan, yazıp çizen biriymişim. Halbuki çok matrak adamımdır.. İçimden şamata, gırgır, makara gırla gider...
  Yılmaz Özdil'i hala okumadınız mı?  |||   Yazı işlerinde en alt düzeyden emek harcamaya başladı. Kısa sürede Genel Yayın Yönetmeni oldu. Çalışkan, sağlam karakterli idi..
  Balbay'ı okulunda düşündüm..  |||  
  CUMHURİYET BİLİNCİ  |||   Çocuklarımızı korumanın yolu Cumhuriyet'i korumaktan geçer. Cumhuriyet atalarımızın mirası, önderimiz Atatürk'ün ilkeleri üzerine kurulu var olma bilinçimizdir.
  KUVAYI MİLLİYE SÜVARİLERİ...  |||   Yaşar Aksoy, Çeşme'de Kuvayı Milliye kitabını imzaladı ve ''Çeşme Kıyılarında Kuvayi Milliye'' adlı bir konuşma yaptı.
  DİRİLİŞ EKONOMİSİ  |||  
  ECZACIBAŞI VE ŞİFA ECZANESİ  |||   Rahmetli annem, “Aç bakayım ağzını.. Ferit Dede verdi bak.. Sana iyi gelecek.. Pehlivan gibi olacaksın” deyip ağzıma bir kaşık balıkyağını boşaltıverirdi. İnanır mısınız?
  Kartal yuvası Çeşme  |||   Türkiye’nin her yeri kartal yuvasıdır.. Yaşadığım Çeşme de güçlü bir kartal yuvasına sahiptir.
  Hasan Tahsin’in Anlamı  |||   Gazeteci-Yazar Yaşar Aksoy, İzmir’in işgali sırasında Hasan Tahsin’in halkı direnişe çağıran konuşmasını anlattı.
  Kuvay- ı Milliye turlarım başlıyor   |||   Bu yıl, Kültür ve Turizm Bakanlığımızca Kurtuluş Savaşı'mızın 90.yıldönümü anısına “Kuvayı Milliye Yılı” ilan edildi.
  Kuvayı Milliye Yılı Şiirler  |||   Kuvayı Milliye şiirlerimi her gün sitemizin tiryakileri ile paylaşacağım
  Sonsuz Adam  |||   Yenigün Gazetesi Kültür Sanat Yönetmeni Tufan Aksoy, İzmirli Gazeteci Yazar Yaşar Aksoy'la harika bir röportaj yapmış.
  Çanakkale kutlaması  |||   Ege’mizin güzide deniz gücü “Güney Deniz Saha Komutanlığı”, Çanakkale Deniz Zaferi anısına görkemli bir program hazırladı.
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
İbrahim IRMAK Yazıyor
Halı tamam, koltuk takımı bekliyoruz  - 17.05.2012 Evlenecek olanlar üzülmesin. Foça'da deniz dibinden halı,  Bodrum'un sosyete koyu olarak bilinen Göltürkbükü'nde plastik sandalye, şezlong, kapı ve araç lastikleri çıktı. bunlar bize yetmez. Koltuk takımı bekliyoruz. Mümkünse ceylan derili olsun...
Evlenecek olanlar üzülmesin. Foça'da deniz dibinden halı, Bodrum'un sosyete koyu olarak bilinen Göltürkbükü'nde plastik sandalye, şezlong, kapı ve araç lastikleri çıktı. bunlar bize yetmez. Koltuk takımı bekliyoruz. Mümkünse ceylan derili olsun...
Gazeteciler_gasteciler_haberhurriyeti
camavlukozak_mandra
Mesut_Tim_Kahramanlar
at yarislari
BAFİ K-9 KÖPEK ÇİFTLİĞİ
uyusturucu_dosyasi
Roportajlar
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti