Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
07 Eylül 2010 Salı
Sık Kullanılanlara Ekle |   Kullanıcı Girişi | Künye ve İletişim | Reklamlar   Site içi arama :  
Skip Navigation Links
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
İnsanlık ne kadar küçülmüş böyle
Ege’de bu gün gazetesinde, Fethiye’den bir haber dikkatimi çekti.”Kefil oldu, hayatı soldu “ başlığı ile verilen haberi okurken insanlığımdan utandım inanın...
05.09.2010
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
TAKDİR EVLADA, GURUR BABAYA
İzmir’in Ayaskent Belde Belediye Başkanı, babasının kaçak yapısına 23 bin TL para cezası kesti.
06.09.2010
Mustafa TÜRKAY
SPOR Aslı ÖNER
Zeynel KOZANOĞLU
ABD’DEN MEKTUP VAR
Bütün komşularımıza sıcak selam söyle. Her gün biz bütün komşularımız için dua ediyoruz. Ve, referendum için dua ediyoruz,
05.09.2010
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Metin AYDINOĞLU
İstismarcılar…
İşsizlik had safhada ya, ‘emek sömürücüleri’ çoğalıyor. 500 liralık, sigortasız iş için ‘biraz insaf’ diyene. ‘O paraya çalışan çoook’ diyorlar...
03.09.2010
Hülya SEZGİN
Tatil bitti, dönüş...
Tatil bitti... Ben döneceğim günü zaten belirlemiştim, ama dönmeme iki gün kala ortalık karıştı. Bir fırtına, bir yağmur, göz gözü görmüyor... Hortum örneği evin etrafında fırıl fırıl dönen yağmura bir türlü yetişemedim.
03.09.2010
Dr. Cem AYDEMİR
Darbımeseller
Kavganın iyisi olmaz. Kaynayan kazanın üzerinde kapak durmaz. Zalim varsa zülümde vardır.
06.09.2010
Skip Navigation Links.
 Resim Galerisi
Tüm Resimler için...
 Video Galerisi
HaberHürriyeti Video Galerisi
Galerimiz için...
 Mini Anket
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
HİJYEN DENETİMİ
BELEDİYEYİ BASTILAR: 1 ÖLÜ, 16 YARALI
EMEKLİ BANKACI EVİNDE ÖLDÜRÜLDÜ
MİKSERE ÇARPAN OTOMOBİL ALEV ALDI:3 ÖLÜ
ERZURUM'DA KAZA: 3 ÖLÜ, 3 YARALI
TATİLE GELEN TURİST CANINA KIYDI
KEMAL ANADOL: EVET ÇIKARSA ÜLKE REJİM DEĞİŞİKLİĞİNE GİDER
GİRESUN'DA KAZA: 2 ÖLÜ, 6 YARALI
Yargı reformu şart-2

Yargı reformu şart-2

Yargı reformu yaparken, yargıçlar ile savcıların “dil”inde ve “davranış”ında da reform yapılması şart.
Lafa gelince bütün hukukçular “suçlu olduğu mahkeme kararı ile kesinleşinceye kadar herkes suçsuzdur” diyor.
Ama düşün bakalım bir mahkemeye, yargıç ifadenizi bile sizin ağzınızdan çıktığı gibi değil kendi ağzından çıktığı gibi yazıyor.

Bir de o yargıcın karşısına karakoldan gelmişseniz, yani karakolda ifadeniz alınmış ve o ifade yargıcın karşısına konulmuşsa durumunuz daha da vahim.
Çünkü bu memleketin karakollarında alınan ifadelere bakarsanız, sanırsınız ki karakola düşmüş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hepsi aynı resmi dili konuşmaktadır.
Yani ifadeniz zaten karakolda bir tür tahrifata uğramış, onun üzerine bir de yargıç ifadenizi kafasına göre yazdırınca, ortaya çıkan şey sizin ifadeniz değil, sizinle ilgili katmerli bir önyargı haline gelir.

Yargıçların dil ve davranış sorunu bununla da sınırlı değil. Tutuklu ya da tutuksuz, yargıcın karşısına geçtiğiniz anda artık “siz” değil “sen”siziniz.
İster iki üniversite bitirmiş, üç kitap yazmış, ister dört yabancı dilde literatürü yalayıp yutmuş olun, çok tanınmış, çok zengin, çok güçlü olmak gibi istisnai durumlar dışında siz artık “siz” değilsiniz.

Yargıç “suçludur” diyene kadar, hatta o da yetmez bu “suçludur” kararı Yargıtay’da onanana kadar suçsuz olan sanık, o duruşma salonunda yargıca “sen”, savcıya “bu” dese neler olabileceğini tahmin edebiliyor musunuz?

Öyleyse aynı nazik olma zorunluluğu neden yargıç ve/veya savcı için de geçerli değildir?
O mahkeme “cumhuriyetin mahkemesi”, o savcı “cumhuriyetin savcısı” olduğu için mi?
Peki ya sanık?
O da aynı cumhuriyetin vatandaşı değil mi?

Bu memlekette yargı reformu şarttır.
Adaletin daha uygun mekanlarda dağıtılması şarttır.
Adaletin, en kısa zamanda dağıtılması, tutuklamaların cezaya dönüşmemesi daha da şarttır.
Bunun için daha çok yargıcımızın olması, o yargıçlara daha iyi ücret verilmesi şarttır.
Yargıçlarla savcıları birbirinden ayrı tutmak da şarttır.
Polislere “Biz yakalıyoruz yargıç salıyor, ne yapalım” dedirtmemek de şarttır.
Cumhuriyetin yargıçlarının, cumhuriyetin mahkemelerinde, cumhuriyetin savcıları ile cumhuriyetin vatandaşı olan sanıklara, eşit mesafeden, aynı nezaketle ve aynı standartta davranması şarttır.

03.03.2010
Sedat Pişirici


Yazıyı Facebook'ta Paylaş

Yazının Yorumları
bucalı neco - ankara diyorki : " Yargı reformu "
Yargı reformu şart..Katılmamak mümkün değil.Çok güzel ve ilk defa dile getirilen tesbitleriniz var.Yargı reformuna, mevcut meri kanunlarımızın elden/gözden geçirilerek muğlaklıktan kurtarılması ile ilgili konuların ve adli polis sistemininde ilave edilmesi gerekir diye düşünüyorum.Güzel ve düşündürücü yazınızdan çok faydalandım,teşekkürler.
05.03.2010 23:13:29
Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Daha da IMF’den borç alma  |||   Evi borçsuz-harçsız döndürmek haysiyetli bir şey ise ülke ekonomisini dış borça muhtaç etmemek de o kadar haysiyetli bir şeydir.
  Vicdanı olan gazete  |||   Medya patronları Aydın Doğan, Ahmet Çalık, Mehmet Emin Karamehmet, Turgay Ciner ve Akın İpek’e öneriler.
  Akılları nerede?  |||   Yönetmen Almula Merter, Eve Ensler'in “Vajina Monologları” adlı oyununu sahnelemeye çalışır Türkiye’de.
  Yargı reformu şart-2  |||   Yargı reformu yaparken, yargıçlar ile savcıların “dil”inde ve “davranış”ında da reform yapılması şart.
  Yargı reformu şart-1  |||   Şu Ergenekon davası sürüp giderken konuşulan konulardan biri de “yargı reformu” Doğrudur!
  İki Mustafa  |||   Yıllar önce bir gazeteci ağabeyim şöyle demişti: “Bu ülkede iki Mustafa’ya dokunmayacaksın.”
  Çakma cübbeyle solculuk olmaz  |||   CHP iktidar olabilmek için sağa yanaşmaktan, sağcılarla oynaşmaktan söz ediyor.
  İdeolojik  |||   Başbakan, TEKEL işçilerinin direnişini desteklemek üzere işçi ve memurların 4 Şubat'ta çıktığı genel grev için “ideolojik” dedi.
  Tutunamayanlar!  |||   Şef yanına çağırdı:- Nerde kaldın? - Uyanamadım abi. - Ne halt yedin?- Kitap okuyordum, sabaha karşı uyumuşum...
  Ağca ve Samast'ın karanlığı  |||   Milliyet Gazetesi’nin genel yayın müdürü Abdi İpekçi’yi katleden Ağca, bugün cezaevinden çıktı. Yarın ise Hrant Dink'in ölüm yıldönümü.
  Demokrat insan  |||   Prof. Sadun Aren, “demokrat insan, çıkarını koruyan insandır” derdi.
  Nasıl olacak bu işler?  |||   Herkes patron olmak istiyor. Kimse işçi olmak istemiyor. Herkes müdür olmak istiyor. Kimse memur olmak istemiyor.
  Bulanık!..  |||   Resmi işsiz sayımız 3,5 milyonu aştı. Bulanık!.. Başbakan ve muhalefet partisi liderleri domuz gribi aşısı olmamakta ısrar ediyor. Bulanık!..
  Ergenekon’da öyle, Marmaris’te böyle!  |||   Gazetelerde bir dönemin üç kuvvet komutanının ifade vermeye çağrıldığı gün Kenan Evren Bulvarı'nın adı değişti haberi vardı.
  Kan ve gurur gözleri karartınca  |||   "Akıl'ın olması gereken yere “gurur” yerleşince, o gurur bir de "kan" ile cilalanınca, bireyler ve toplumlar, farkına bile varmadan olmadık yerlere savrulabiliyorlar.
  Kurbanınız olayım…  |||   12 Eylül öncesiydi… İzmir’de, Hatay Caddesi’nden Üçkuyular yönüne giderken Nokta Durağı’nda, trafik lambalarında soldan yukarı bir yol çıkardı.
  Gerçek gündem  |||   70 milyonun dörtte üçü hala yoksul…Gündemde Açılım var. Ermeni meselesi var. “Darbe yapacaklardı” var.
  Siyaset hayattan daha mı önemli?  |||   Liderler farklı telden çalıyor. Ağızlarda "analar ağlamasın-ağlasın" polemiği var. Peki domuz gribinden ölenlerin anaları ne yapsın...
  En büyük bayram!  |||   Kurban 4, ramazan 3 gün, cumhuriyet bayramı ise sadece “bir” gün tatil. Peki neden kısa tutuyoruz?
  Uzaktaki dağdan inenler  |||   Aradan 25 yıl geçti. Şimdi o Kürt, o dağdan iniyor. Öyleyse hiç olmazsa şimdi… O sesi duyalım..
  İnsan asıl ne zaman ölür?  |||   Cep telefonunuzda kaç ölü var? Yoksa bütün ölüleri telefonunuzdan sildiniz mi?
  TIR parkındaki ölüler   |||   Temmuz ayında Artvin, Rize ve Giresun’u sel vurdu. Gazetelerde, televizyonlarda haber üstüne haber yapıldı.
  İYİ BİR ZAM VERİN!  |||  
  YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ  |||  
  Türkiye Türklerin mi?  |||   Başyazar Kürt açılımıyla ilgili döşeniyor. Tam ikna olacaksın gözün gazetenin loğosunun yanındaki sloğana takılıyor...
  ASLOLAN HAYATTIR!  |||   Kimi insanlar herhalde bizzat kendileri ölmeden, ölümün ne demek olduğunu anlamıyor ya da anlamak istemiyor.
  Barışmak için bir ölü bile yeter  |||  
  Mola vermeyi unutmayın  |||   Hamal isen iki şey önemli oluyor senin için: Yük ve yol... Taşıyorsan yükü mola vermeyi bileceksin yoksa...
  DOĞAYA MEYDAN OKUYANLAR  |||   Doğaya meydan okurcasına dere yatağına konut yapıyorlar. Sonra sel gelip silip süpürüyor hepsini...
  KAFASI KARIŞIK TÜRKİYE!  |||   Tatil bitti! Kendimize gelebilmek için de biraz vakit geçti… Dolayısıyla yeni bir yazıda buluşmamız da uzun sürdü.
  Şeytan sofrasının çeşmesinde Kızılderililer ile tatil!  |||   İzne çıktım Ege'deyim ve de kafayı yemek üzereyim. Şeytan sofrasında Kızılderili, deniz kıyılarında Beach var. İmdaaaaat!
  İnsan kademesine terfi etmek  |||   Bir tarafta kültür-sanat, diğer tarafta hak-hukuk. Birincisi itibar artırıyor, ikincisi ise erozyona uğratıyor.
  Con Ahmet’in devridaim makinesi  |||   "Başbakan Yardımcısı Babacan, "Bankaların karlılığı Hazine bonosundan kaynaklanıyor" dedi. Yani?...
  Lider, tutku ve aile!   |||   İşçisinin çalışmasını yeterli bulan işveren ve şikayetçi olmayan işçiye rastlamadım. Odaklanma noktası ortadayken, bir “tutku” ve “aile” palavrası sürüp gidiyor.
  Rus teşviki, Türk teşviki   |||   Yazarımız Sedat Pişirici krizden çıkış yolları arayan iki ülkede teşvikleri ve başbakanların tutumlarını yazdı.
  Şampiyon Büyük Mustafa!  |||   Ben Beşiktaşlıyım! “Arabacı takımı”nın taraftarı… Beşiktaş süper lig şampiyonu oldu, çok sevindim, çok!..
  Alışveriş yapılacaaak, yap!  |||   Adlarını tek tek ve açık açık yazacağım ki bunları iyi tanıyın. - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) önderliğinde,
  İhtiyaç kapısı  |||   Tiftik tüccarı Ali bey, yüz yıl önce muhtaca yardım ederken kimse birbirinin yüzünü görmezmiş. Çünkü o zamanın “insan”ı oy için değil Allah rızası için yardım edermiş.
  İş, aş, savaş!  |||   ABD'de 1929'da ülke nüfusunun dörtte biri işsiz kalmıştı. Aynı ABD, 15 yıl sonra “tam istihdam”a ulaştı. Ama...
  Duvar!  |||   "Gençleri işsiz bir toplum geleceğe umutla bakamaz. Geleceğe umutla bakmayan bir toplumun sonu duvarlarla çevrili evlerdir”
  Taksim’e taksim taksim çıkılamaz  |||   1 Mayıs ile ilgili bir önceki yazımı “Türkiye işçiler ile barışmaya Taksim’den başlamalıdır” diye bitirmiştim.
  Cola’nın gazı  |||   Coca-Cola’nın CEO’su olan Muhtar Kent, yönetim kurulu başkanlığına getirildi. Bunun Türkiye'ye katkısı ne kadar olur acaba?
  Bu ülke işçileriyle de barışmak zorunda  |||   Annem 76 yaşında. Televizyonda haberleri seyrediyorduk, 1 Mayıs’ın tatil ilan edildiğinden söz edildi. “Ne demek bu” diye sordu annem. “1 Mayıs işte” dedim, “İşçi bayramı…”
  Kamuoyunun vicdanı mı Akbank’ın cüzdanı mı?  |||   Şirketleri Akbank'ın 1500 kişiyi attığı Sabancı Holding'te yönetim, işsizliğin dram boyutuna ulaştığını belirtmiş.
  Dünyada mekan…  |||   Akbank’ın patroniçesinin 1200 kişiyi kapıya koyduktan sonra 58 milyon liraya Boğaziçi’nde yalı almaya kalkışmasının ne kadar ahlaki olduğunu mutlaka tartışmalıyız
  Bir Sabancı Ailesi, 1200 aileye bedeldir!  |||   Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer’in eşi, bir yalıya 58 milyon TL teklifi vermiş.
  ÜRETİMİN UCUZ AKTÖRLERİ  |||  
  Obama 1 Mayıs'ta Taksim'de  |||   Obama Türkiye’den ayrılırken, “Demokratikleşin, 1 Mayıs’ta Taksim mitingine ben de katılacağım” demiş.
  Küçük yatırımcı ne oldu sana?  |||   Yazarımız Sedat Pişirici "Keriz Silkeleme"yi dikkat çekip uyarmıştı. Dinleyenler kazandı. Dinlemeyenler bu yazıyı iyi okusun..
  Amansız olacağına akıllı olsana  |||   Bütün Türkiye 10 gündür bir propaganda ile yatıp kalktı. 29 Mart’taki yerel seçimin propagandası bile yanında solda sıfır kaldı.
  Doğan görünümlü Şahin  |||   Hatırlar mısınız bilmem, bir zamanlar “Doğan” görünümlü “Şahin”ler vardı. Bu zihniyet seçimlere de yansıdı. Genel seçim görünümlü yerel seçimler…
  Bas gaza sevgilim bas gaza  |||   “Bak, bak! Araba geçiyor!” başlıklı yazıyı “Biri bizi kandırıyor ama kim” diye bitirmiştim. Kandıranlardan biri belli oldu gibi.
  Derviş’in Erdoğan’a Kıyağı  |||   Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bolu mitinginde yaptığı konuşmada ekonomik kriz sürecini değerlendirmiş.
  Bak, bak! Araba geçiyor!  |||   Bizde de ekonomik kriz nedeniyle ilk feryat eden sektörlerden biri otomotiv oldu; üretimi durdurdular, işçileri zorunlu izne çıkardılar, sonra...
  ABD’de 30 milyar dolarımız, Türkiye’de 3 milyon işsizimiz var  |||   Ekonomi dergisi Para, bu haftaki sayısında çok çarpıcı bir habere yer vermiş. Başlık şöyle: Kaynak ararken ABD’yi finanse ediyoruz.
  Pansuman tedbirler  |||   Başbakan hızlı trene bindi, Eskişehir’e gitti ve orada “yeni” ekonomiyi canlandırma paketini açıkladı. (Bu galiba dördüncüsüydü!)
  Yok tek başına kurtuluş  |||   Dolar 1,82 TL’yi gördü. Dediler ki “Tarihi rekor!” Dolar 1,82 TL’yi gördü. Dediler ki “Doları bırak altına bak!” Bilardo Osman öyle demiş çünkü.
  Pozisyonlardan pozisyon beğenin  |||   Bir de “Bilardo Osman” var. Dövizin “Nimet Abla”sıymış. İki cep telefonu, iki telsizle gezermiş. Sadece Türk televizyonları değil, CNN ile BBC de ekonomiyi ona sorarmış. Şu sıralar diyormuş ki “altın”.
  Pozisyonu kapadık, yollarımız ayrıldı!  |||   İşten çıkarmanın, adam kovmanın, kapının önüne koymanın adı değişti artık: Yollarımız ayrıldı. (Sanki sevgiliydiler!?)
  Dünya Türk olsun!  |||   Bazen sağda solda, duvarlarda şöyle bir slogan görüyorum: “Dünya Türk olsun.” Kim yazar, neden yazar bilmiyorum. Ama olsa ne şahane olurdu değil mi? Bütün dünya Türk!!!
  BDDK Başkanı servet düşmanı  |||   Türkiye 2001 krizine yuvarlanmıştı. Zamanın Hazine’den Sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay, IMF ile yapılan görüşmeler sırasında öyle bunalmıştı ki kendini vurmuştu.
  Hamama giren terler  |||   Eğer bu yazıyı okuyabiliyorsanız, kullandığınız arama motorunun ilgili bölümüne “kapitalizm” yazıp “enter” tuşuna basıverin bir zahmet. Bakalım karşınıza ne çıkacak.
  Basının gücü!  |||   İngiliz gazeteci Martin Walker dünyanın 12 büyük gazetesini anlattığı "Basının Gücü " adlı kitabında çok önemli saptamalarda bulunuyor.
  ŞAFAK KAÇ?  |||   Ben Türkiye’de bir ekonomik krizin nesnel nedenleri bulunmadığına inanıyorum.
  Belediyenin başkanı olun yeter  |||   16 ŞUBAT 2009 Yerel seçim sath-ı mailine girdik. Adaylar medyada boy göstermeye başladılar. Ve fakat birisi de “kenti marka haline getireceğim” demese ya… Birisi de “Yatırımları artıracağım” diye tutturmasa…
  Manzara-i umumiye   |||   Nüfus sayımı sonuçlarına göre köylü değil şehirli bir toplumuz. Çünkü nüfusumuzun yüzde 75’i il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor.
  Basiretli tüccar  |||   Bizde özel jetleriyle para istemeye giden yok, ama kriz çığlıkları atıp işçi çıkarmaya başlayanlar var elbet.
  Bu, kimin krizi?  |||   Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu “Derin bir krizin içindeyiz” diye de değerlendirebilir siniz“kriz bize teğet geçiyor” diye de. Keyfiniz bilir. Ama…
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
 
İbrahim IRMAK Yazıyor
Teşhir edin şu düzenbazları KPSS sonuçlarının açıklanması ile patlayan kopya skandalı, LYS ve Açık Öğretim Sınavı'yla doruğa çıktı. Her yerden pis kokular geliyor ve bugüne kadar kimlerin hakkı yendi belli değil. Onun için bir önerim var. Teşhir edin şu sahtekârları da memleket nefes alsın.
KPSS sonuçlarının açıklanması ile patlayan kopya skandalı, LYS ve Açık Öğretim Sınavı'yla doruğa çıktı. Her yerden pis kokular geliyor ve bugüne kadar kimlerin hakkı yendi belli değil. Onun için bir önerim var. Teşhir edin şu sahtekârları da memleket nefes alsın. 06.09.2010
 
Bafi-k-9 Köpek Eğitimi
Artemis Marin Princess
Röportajlar
İdda'da Bugün
Günlük Hava Durumu Tahmini
Mutlaka Okuyun