Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Sık Kullanılanlara Ekle |   Kullanıcı Girişi | Künye ve İletişim | Reklamlar   Site içi arama :  
Skip Navigation Links
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
Yine de hayır
12 Eylül referandumu öyle görünüyor ki; Fikirlerin dövüştüğü… Cepheleri sert, katılımı fazla… Heyecanı yüksek, muhtemel sokak olaylı geçecek.
30.07.2010
Mustafa TÜRKAY
SPOR Aslı ÖNER
Zeynel KOZANOĞLU
Ağrı'dayım
Türkiye’nin beri ucundayım. Ağrı yirmi yıl önce altmış bin nüfuslu idi.Türkiye’nin en yoksulu idi. Günümüzde nüfus doksan bini aşmış.
30.07.2010
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Metin AYDINOĞLU
Derbiyi Ravşan yönetsin
Adına derbi denen rezilliğimizi, Dünya Kupası’nda başarılı olan Özbek hakem İrmatov’a verelim. Hatta ithal etsek daha iyi olmaz mı?
29.07.2010
Hülya SEZGİN
Kına gecesi
Gelin yöresel bindallı benzeri kına elbisesi giyiyor. Yüzü kırmızı işlemeli tülle örtülüyor.
29.07.2010
Dr. Cem AYDEMİR
Skip Navigation Links.
 Resim Galerisi
Tüm Resimler için...
 Video Galerisi
HaberHürriyeti Video Galerisi
Galerimiz için...
 Mini Anket
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
FETHİYE'DE YAT YANGINI
20 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ
20 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ
MERSİN'DE SU KESİNTİSİ
PORNOCULARIN YENİ KEŞFİ
AYDIN CEZAEVİNDE OLAY
MOTOSİKLETLER ÇARPIŞTI: 2 ÖLÜ
MHP'NİN MİTİNGİ İSTASYON MEYDANI'NDA
Bakkal konusunda bir feryat da Çankırı’dan

Bakkal konusunda bir feryat da Çankırı’dan…

Bu kez hemşehri kayırması’ndayım.. Türkiye Başbakanı’nın Bakkalların ölüm fermanını okumasının ardından www.cankirisitesi.com'da Avukat Mustafa Karagülle dokunaklı bir yazı yayınladı. Yazının başlığında geçen “İmaret” sözcüğünün yabancısı değiliz. Ünlü Çankırı türküsünde /// İmaret de güzellerin yoludur, hey aman aman / Lahuri şal al fistanın gülüdür, hey yavri yavri ///// denilmiyor mu?
Burada  “Eline sağlık hemşehrim,” diyerek ve birilerinin bu yazıdan ders alacaklarını umarak Av. Mustafa Karagülle’nin yazısını sunuyorum:

“…İMARETTE BAKKAL FAHRİ BEY ELİ İLE… “
 
Adresi çoğu kez bir ilkokul çocuğunun el yazısı ile yazılmış hissi uyandıran, bir pul yapıştırılmış ya da ”Er mektubu görülmüştür “ ibaresi taşıyan kırmızı damgalı beyaz mektup zarfları gelirdi. Bu mektupların hemen tümünün üzerinde “İmaret’te bakkal Fahri Bey eli ile” diye yazardı. Çok uzaklardan belki İstanbul veya Ankara’dan belki yurt dışından bazen de bir asker ocağından atılan bu mektuplar dükkanda birikirdi. Köylünün en güvendiği insanlar bakkallar bunlardan birisi de babamdı.

Karatekin’den, Handırı’dan, Yeniceköy’den, Gedene’den… gelen köylüler bu mektupların içinden kendilerine ve yakınlarına ait olanları seçer, alır götürürlerdi. O zamanlar şimdiki gibi telefon yaygın değildi. Asıl iletişim aracı mektuplar idi.
Zaman zaman eşya ve para gönderildiği de olurdu. Bunları da babam gider postaneden alır, sahiplerine teslim ederdi. Bu gün hayatta olup o günleri hatırlayanlar bakkal denilen olgunun o yıllarda insanların yaşamında ne denli önemli olduğunun kuşkusuz farkındadırlar.

Köylünün harmandan harmana, şehirlinin ise aybaşından aybaşına borcunu ödemesinin esas olduğu bir alışveriş sistemine dayalı bu meslek dalı yıllarca sürüp gitti. Parası olmayan, olup da cebinde o anda kalmayan müşteriler bir ufak rica ile borç para alıp gidebilirlerdi. Ne babamın aklına senet istemek gelirdi, ne de o parayı alanların aklına aldıklarını inkâr etmek. Bir deftere alınan notlar da daha çok unutulup, hak geçmemesi ve günaha girmemek içindi. Hiç kimsenin çok zengin olmadığı o yıllarda bakkallık bir tür kamu hizmeti gibiydi.
Müşterilerin okumak için şehre gelen çocuklarının velisi de ya babamdı, ya da onun yönlendirdiği bir tanıdığı… Harçlığı kalmayan bu çocuklara harçlık da verirdi. Derslerinde başarılı olduklarını öğrendiğinde ise şeker, kalem, defter…
Dükkanın önünde durup, kavanozlar içerisindeki rengârenk akide şekerlerine gıpta ile bakan  tanımadığı bir çocuğa kıyamayıp şeker uzattığı da olurdu.
Aksu Mahallesinde  alışveriş ettiğimiz bakkallar vardı. Asıl mesleği müezzinlik olan Hüseyin Yakar’ın dükkanından ekmek ve saire alırdık. Hüseyin Yakar bu gün Aksu mahallesi muhtarı olan Mustafa Yakar ve saatçi Cemal Yakar’ın babaları idi.
Şimdiki Jandarma Lojmanlarının karşısında ise Mustafa Atasever vardı. ”Allah! Beş milyon ver…” diye dua eder, bizi güldürürdü. Gerçek bir esnaftı. Öğretmen Musa Katı’nın da akrabası idi.
Gene bir aralık mahalle ve çocukluk arkadaşım olan öğretmen Salih Yalçınlar da bir bakkal dükkanı açmışlardı.
Öğretmenler sokağın Hastaneye bakan yanında ise Cemal Ağanın dükkanı vardı. Ağırlıklı olarak gazyağı ve ispirto satardı. Dükkanı ve evi barakamsı idi.
Mahalle Bakkallarımız  tanıdığımız insanlardı. Aile büyüklerimizi ve bizi tanırlardı. Darda zorda kalınca yardım istenebilecek, veresiye alışveriş yapılabilecek insanlardı. Her defasında hal hatır sorulurdu. Konuşulup, dertleşilirdi.
60’lı yılların sonlarında Ankara Kızılay’da açılan GİMA gözlerimi kamaştırmıştı. Henüz çocuktum. Envai çeşit, rengârenk mal vardı. Yürüyen merdivenler, insan kalabalığı… GİMA ile belki de artık büyük alış veriş merkezleri çağı başlıyordu.
Uluslararası sermaye bu yüzyılın başlarında en Kolay kazanç yolu olarak perakende satışı keşfettiği andan itibaren ise AVM'ler gittikçe yaygınlaştı. Özellikle bu hükümet döneminde korundular, kollandılar ve teşvik edildiler.
Gittiğimiz AVM'lerde personelin çoğu ne denli insandan uzak ve ister istemez birer robota dönüşmüş vaziyetteler. Söylenen sözler sınırlı ”Borcunuz….TL.” ”İyi günler…”
Ne kadar güzel değil mi?
Sayın Başbakanın bakkallar hakkında, adeta onları  yok olmaya mahkum bir meslek gurubu gibi gören konuşması ise gerçekten yüreğimi burktu. Eminim bir bakkal eli ile bir yakınından gelen bir mektubu hiç almamış, o mutluluğu tatmamıştı. Ya da parasız kaldığında, gıpta ile vitrindeki şekerlere baktığını görüp kendisine şeker uzatan bir bakkal amcası hiç olmamıştı.
Yüzlerce yıllık geçmişi olan bir meslek ortadan kaldırılabilir mi?
Hele hala böylesine  insan ihtiyaçlarına cevap vermekte ve insanlar da ona ihtiyaç hissetmekte iken…“


Yazıyı Facebook'ta Paylaş

Yazının Yorumları
MAHMUT ÇİFTCİ - ÇANKIRI diyorki : " TEŞEKKÜR "
ÇANKIRIMIZIN İSMİNİ DUYURAN ABİLERİME KARDEŞLERİME TEŞEKKÜR EDERİM.
10.02.2010 11:54:19
bucalı neco - ankara diyorki : " çare nedir? "
Hayatımın büyük kısmında önemli yer tutan bakkal alışverilerimizde bizlere kolaylık sağlanırken kendileride kazanabiliyordu..Şimdilerde ise çeşitli isimli büyük ve büyükçe şirket bakkalları mahalle içlerine kadar girdi..Maalesef bizim bakkalların onlarla fiyatlar ve çeşitler açısından mücadele imkanı yok,kalmadı.Bizim bakkalların ortadan kalkmasına gönlüm razı değil ammaaa,onlarında geçimlerini temin edebilmesi lazım.Bakkal dedo,bakkal beyto,bakkal ramiz gibileri geri gelebilirmi, bu ekonomik şartlarda hele hele çok nüfuslu yerleşimlerde?Bizler-sizler-onlar neler yapılabilir? çaresi nedir cevabı,cevapları herhalde birleşmelerindedir diye düşünüyorum.Bunu yapabilecek bilgi,beceri ve yönetme kabiliyetine haiz kişi ve esnaf kuruluşları mutlaka vardır.Birlikten kuvvet doğarmış..Selamlar
09.02.2010 18:02:41
Eşref Soysal - İZMİR diyorki : " BAŞLIĞA GEREK YOK "
Mustafacım ağzna, beynine,yüreğine sağlık, benide aldın eskilere götürdün, biz aslında tanışıyoruz, hatırlaman için sana biraz yardımcı olayım Av.Fikri Mutlu'nun yanında lise yıllarımda çalışmıştım. yani 78-79 yılları gibiydi. sen o zamanlar stajiyer avukat idin hatırladığım kadarı ile, neyse memlekete geldiğimde gelir bir çayını içer eski günleri yadederiz. Yazında gerçekten çok anlamlı ve hayatın gerçekleri idi. beni aldı çocukluk yıllarıma götürdü tekrar yüreğine ve ellerine sağlk diyorum.Ama şunuda eklemek istiyorum. Maalesef dönemimizin iktidarı hangi kesimi bitirmediki bakkallğı bitirmesin. Adamların düşman olmadıkları hiçbir meslek dalı yokki. Memleket maalesefki bu cumhuriyet düşmanlarına kaldı. Baş düşmanda Çankayada oturuyor. Adamlar ne işçi, ne memur, ne çiftçi, ne esnaf bıraktıki bakkalları bıraksın. Öpüyorum seni ve görüşmek üzere diyorum. i-amil adresim esrefsoysal@mynet.com
09.02.2010 14:23:15
Osman DURU - Aydın diyorki : " Harika Dillendirme "
Sayın Kozanoğlu, öncelikle bu güzel yazıyı daha geniş kitlelere ulaştırdığınız için teşekkür ederim. O köşe yazısı altına yazdığım yorumu da aynen aktarıyorum......... : Sayın Karagülle,dünden bu güne yarısı ahşap,yarısı betonarme kurduğunuz köprü geçeni düşündürecek güzel bir örnek. Elinize sağlık,saygılarımla
09.02.2010 09:12:56
nurhan kavakdıpli - izmir diyorki : " aslan babam "
ah bizim bakkal mehmet abimizde bir efsaneydi.onun hakkını nasıl öderiz bilmem cok sekerini çukulatasını yedık allah ömür versin onu özledigimi hissettim ah eski gunler
08.02.2010 13:52:34
Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Ağrı'dayım   |||   Türkiye’nin beri ucundayım. Ağrı yirmi yıl önce altmış bin nüfuslu idi.Türkiye’nin en yoksulu idi. Günümüzde nüfus doksan bini aşmış.
  AB’NİN NERESİNDEYİZ?  |||   Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne sokmaya mı çalışıyorsunuz? Bu çabanızda gerçekten samimi misiniz? O halde, bakınız diyeceklerim var.
  Öküzün Altında Buzağı  |||   Türk basını ve de Türk medyası aklın, izanın, insafın neresinde? Bana kalırsa çook uzağında. Her gün yayınlanan haberlere bakıyorum da bırakınız gazeteciliğimi insanlığımdan utanıyorum.
  Referandum’a doğru  |||   Internet’te bir mektup dolaşıyor. Duyarlı, yurtsever insanlarımızın özenle üzerinde durdukları referandum konusunda uyarılar içeren mektuplar.
  Levha Yerinde Unutulunca...   |||   Unutkanlıklar kimi hallerde hayır getirir. Ankara ‘da kurulu Anadolu Medeniyetleri Müzesinin bahçe duvarında dışarıya doğru asılan levha unutulmuş olursa neler olur.
  Yine Erbakan…   |||   Ne zamandır sesi çıkmıyordu. Dolandırıcılıktan hükümlü eski başbakanımız köşesinde rahat oturuyor, sanıyorduk.
  Müzeden izlenimler...  |||   Ankara’da Anadolu Medeniyetleri Müzesi var. Bu müze Ankara’mızın yüz akı. En büyük övünç kapısı. Ancak...
  Seydişehir Toroslar  |||   Elimde bir yerel gazete var. "Seydişehir Toroslar” adını taşıyor. Bu gazete beni elli yıl gerilere götürdü.
  Adliyede damdan adam düştü  |||   Ben nereye ilk kez gidersem orada bir yıkım yaşanıyor. İzmir adliye binasına gittim, birinci kattan bir stajyer avukat düştü.
  O günler yaklaşıyor  |||   Bir söylem var, ilkin kim söylemiş, bilemiyorum: “Gün gelecek, yer yüzünde, ya da ülkemizde delilerin sayısı o kadar artacak ki, çare olarak akıllıları tımarhanelere alacaklar, delileri salıverecekler.”
  Kaç siyasi partimiz var?  |||   Önüne gelen parti kuruyor. İyi hoş memlekette demokrasi var da, seçimlerde binde bir oy alan bu partiler ne işe yarıyor.
  Akıl bunun neresinde  |||   Bize şöyle öğrettiler. “Yasama, yürütme ve yargı.. Bu üç erk birbirinden bağımsızdır.” Eğer öyle ise, yürütmenin başı niye feryadı basıyor?
  BİR DELİ BİR KUYUYA  |||   Ülke çapında en akıllı, en deneyimli adamlarımızın akşam sabah üzerinde kafa patlattıkları olaylara bir bakıverin.
  Açılımlar Ne Alemde?  |||   Birbiri ardı sıra pek çok açılım arasında bir de “Alevi açılımı” vardı? Açılımlar ne oldu?
  Tuz koktu, tuz…   |||   Elimde bir davaname var. Okuyanın tüylerini diken diken edecek bir evrak bu. Bir ilçemizin Cumhuriyet Savcısı "Yusuf ile Güzel" adlı bir çift hakkında "re’sen" dava açmış.
  TRT'YE NE OLDU?  |||   Hani TRT devletimizin tarafsız yayın kuruluşuydu ya? Tanrının huzuruna hesap vermeye göçmüş kişileri toptan karalamak tarafsızlığın neresine sığıyor?
  Gariplikler ülkesiyiz  |||   İnsanımızın her gün yaşadığı gariplikleri toplayıp bir kitapta bir araya getirsek okunma rekorları kırılır.
  Önemli bir uyarı...  |||   Türkiye'de yaşayan bütün yurttaşlarımızın kaydı bilgisayar ortamına taşındı. Peki bilgiler aktarılırken bir yazım yanlışı yapılmışsa ne olacak...
  İzmir niye temiz değil  |||   İzmir’in sokakları kirlilikten geçilmiyor. Yollar izmarit dolu, Hele, sağda solda rastladığınız direkler afiş kirliliğinden bakılacak gibi değil.
  Neymiş bu kader?  |||   Deniz Baykal haber yollamış: “Kaderime kırgınım,” demiş. Arkadaşın şarkısı var: “Kadere bak, kadere bak..”
  AKLI VARSA DÖNMEZ…  |||   Şimdi ben Deniz Baykal partinin başına döndüğü takdirde neler olabileceği yolunda varsayımlar ortaya koymaya çalışacağım.
  DERDİM BİN BİR İKEN…  |||   İçinde 34 lira 62 kuruşluk kontürü olan cep telefonunu konuşmaya kapadılar. Böyle cinlikleri kim akıl ediyor söyler misiniz?
  Genç gazeteciye ipuçları  |||   Ben buradan gazeteciliğe yeni başlamış meslektaşlarıma ilgi çekici haber ipuçları vereceğim.
  GAZETENE BAK GÖR HALİNİ...  |||   Bana arkadaşını göster, sana kim olduğunu bildireyim,” gibi bir sözümüz vardı. Bu söz değişti. Çünkü yeryüzü bir takım at cambazları ile doldu.
  NAMAZ KILARKEN  |||   Ağabey kız kardeşini namaz kılarken öldürüyor. Peki bu kız kardeşin suçu ne?
  KÖYLÜ KURNAZLIĞI  |||   Kendisinden istenen bir “Evet” ya da “Hayır” ı bir başkasına söyleterek ileride doğabilecek sıkıntıların sorumluluğu altına girmekten kaçınmak.
  Diliniz tutulsun  |||   Avrupa’da hiç kimsenin kül bulutları nedeniyle kılı kıpırdamıyor. Sadece uçağa yönelik yaşam biçimi olanlar etkilendiler. o kadar.
  Erdoğan niçin İzmir’den kimseyi çağırmadı?   |||   Kimileri için sevindirici, aklı başında olanlar için acı haber. Başbakan edebiyatçılarla ve yazarlarla toplantı yapmış. Toplantıya katılan edebiyatçı ve yazarlar arasında İzmir’den kimse yok.
  Köy Enstitüleri 70 yaşında-1  |||   Yaşatılabilseydi, Köy Enstitüleri bugün yetmiş yaşında olacaktı. Ne yazık ki, Türk insanının uyanmasını istemeyen güçler, erken uyandılar ve bu okulları kapattılar.
  Samsun bir kez daha...  |||   Evet, tarihimizde Samsun adı bir kez daha öne çıktı. Bir dünya lideri buradan yola çıktı. Bir kendini bilmez adam dün yine buradan Türkiye’nin başını derde soktu.
  Zavallılar  |||   Yetişkin bir kimse hangi yolu seçerse, seçsin ben buna hoşgörü ile bakabiliyorum. Ama bu tavırlarına, tanrıyı karıştırmıyorlar mı, işte o zaman çileden çıkıyorum.
  Keyifler Nasıl?  |||   Evet, birbirimize her rastladığımız yerde sormalıyız. “Keyifler nasıl?” Giderek bu soruya ihtiyacımız artıyor. Millet adeta çıldırdı.
  Kedi olmadan fare tutmaya kalkışmak  |||   Dilimizde güzel deyimler var. Zaman zaman bunlardan bir ikisi dilime takılır. Hep heves ederim, sürekli şundan bundan söz ederek yazılar yazdığımı sanarak oyalanıyorum
  Yahu Deme Yahu!  |||   Dilimizde pek çok tekerleme var. Yahu üzerine olanını bilmiyorum. Ben yapmaya çalıştım beceremedim. Benim böyle bir hünerim yok.
  Sonunda bu da oldu  |||   TRT'nin verdiği haberi izlediniz mi? Hataylı bir aile Paris’te yaşıyormuş. Bu aileye bir zaman önce bir Meryemana ikonu hediye edilmişmiş.
  Ya suçlu çıkarlarsa?  |||   Kimi uygulamalar vardır ki, bunların hemen işin başında uygulanması ile sonunda uygulanması arasında fark yoktur.
  Veliaht prens dedikleri bu mu?  |||   Danimarka’da Veliaht Prens Frederik Sıradan Yurttaşlar Gibi Yaşıyor…
  Antepli Şahin Bey'den utan!  |||   Birleşik Amerika’da sokırım’a evet kararı alındı. Hemen ardından İsveç parlamentosu da aynı yönde karar aldı.
  Komediye bakın...  |||   Uydurma bir adla bir mail alıyorsunuz, Ankara ayağa kalkıyor. Televizyonlar, basın.. Yaygara.. Meğer ihbar yersizmiş.
  Müslümanın malı ortak mı?  |||   Ağanın yüz on bin dönüm arazisi var. Köylüler, bunun sadece sekiz bin dönümünü işlemek için istiyor. Ağa tam yedi yıl direniyor.
  İnsan çeşit çeşit  |||   Veysel Usta böyle demişti. “İnsan çeşit çeşit, yol damar damar..”
  Aptal...  |||   Birinin pek de kendine yakışmayan bir tavrını işittiğinizde ilk tepkiniz ne olur?
  Ne günlere kaldık Tanrım!  |||   Bir kadın bir erkeğe, milyonlarca kişi önünde “Sen gay mısın?” diye sorabiliyor. Bu soru kendisine sorulan kişi de, öyle öfkelenip kudurmuyor.
  Yüksel Demirsoy'u kutluyorum  |||   Yüksel Demirsoy, CHP nin Cumartesi günü toplanacak il kongresinde il başkanlığına aday olmuş. Bunu önemsiyorum?
  Nal toplamak  |||   Güzel konuşmak sanat işidir. Doğru Türkçe konuşmak zekâ işidir. Bu sözler daha önce edilmediyse, şimdi ben ediyorum.
  Biz Ne Demiştik?  |||   Yıllar önce Karikatür krizi çıktığında pek fazla patırdı çıkarılmaması yönünde yazılar yazmıştım. Yöneticilerimize de bunu söylemiştim.
  AFFEDERSİNİZ SAYIN ARINÇ  |||   Basın toplantınızı büyük bir dikkatle izledim. Ondan sonra da çeşitli yayın organlarında yazılı metnini yine aynı dikkatle inceledim
  Alıştıra alıştıra...  |||   Ahlaksız bir kişi, komşu kadına göz koyduysa nasıl davranır? İlkin ona selam verir, sonra hatır sorar, sonra...
  Size normal geliyor mu?  |||   Cumhurbaşkanı seçildiği günden bu yana “Oh, isabetli bir lafına rastladım” dediğimin hemen ertesinde kalktı, “Sözüm yanlış anlaşıldı” dedi.
  Bakkal konusunda bir feryat da Çankırı’dan  |||   Başbakan'ın "Bakkallar birleşip market açsın" çağrısından sonra Avukat Mustafa Karagülle dokunaklı bir yazı yayınladı.
  Ateş Düştüğü yeri yakıyor  |||   Kayseri’de üç çocuk kayboldu. Devletin polisi bütün köşe bucağı ararken Çankaya’dan bir ses geldi: “Sıkı arayın haaa..”
  Olacak şey mi bu?  |||   Demokrasilerde halk yönetilmesi yolundaki iradesini nasıl seçilmişlerine devretmişse, geleceği de onlara emanet etmiştir.
  SEVİNÇLİYİM, GURURLUYUM  |||   Geçmiş yıllarda ben onu nasıl dostça hediyelendirdiysem, şimdi de o beni mahkemeye vermekle şereflendirdi.
  Aykırı adam, Hüseyin Aslan  |||   Türkiye’de konut kooperatif çiliğinin icad edildiğinden beri ilk kez bir Kooperatif ortaklarına yüklü para iade etti.
  Biz İçeriden, Onlar Dışarıdan...  |||   Avrupalı gazeteciler sormuşlar. “Dünyanın en sağlam devleti hangisidir,” diye. Paşa hiç düşünmeden “Osmanlı,” demiş.
  Atatürkle görüşen Danimarkalı  |||   Danimarkalı bilim adamı Johannes Østrup Türkiye’ye gelişinde Gazi Mustafa Kemal Paşa ile görüşmesine yer vermiş.
  Kaatil Şimdi Kahraman..  |||   Nereden nereye geldik, görüyor musunuz? Mehmet Ali Ağca, davullu zurnalı konvoylarla cezaevi çıkışında karşılandı.
  Akıl nerede, akıl?  |||   İnsanların kimileri için “Aptal, salak, geri zekalı, gerzek, akılsız, gabi,” gibi sıfatlar kullanmaktan kaçınıyorum.
  Bu neyin nesi böyle?  |||   Bu sözü onu aşağılamak için söylediğimi sanmayınız. Onu sevdiğimden söylüyorum. Bana gerçekten sevimli görünüyordu.
  Eşek Arısının Yuvası  |||   Avrupa’da 1995 yılında başlayan karikatür krizi yeniden patladı.
  Niye oturup ağlamıyoruz?  |||   Marlboro, Parliament, Chesterfield, L&M, Lark, Bunlar Türkiye’deki sigaraların bazılarının adları. Türkiye elden gitmiş, ağlayanı yok.
  Olmadı Başkan Olmadı...  |||   Kulağıma bir söylenti geldi, beynimden vurulmuşa döndüm. Güya Erol Akıncılar beni savcılığa vermiş.
  Otoyol niye parasız?  |||   Hesabını yapan oldu mu, bilmiyorum. Devletimiz otoyolları ve köprüleri yılda kaç gün bedava kullandırıyor.
  İyi yıllar arkadaşlarım  |||   Elli yıl sonra yaşadığımız şu sorunlar kalmayacak.. Ama, kötüler kötülükleriyle, iyiler de iyilikleriyle anılacaklar.
  İftira en büyük suç değil mi?  |||   Bana sorsalar, Türkiye’de politika üzerine laf edemeyecek tek adam olarak onu gösteririm.
  Tayyip Erdoğan’a Bravo!  |||   Düşmez kalkmaz bir Allah, diye işte bunun için demişler. Bu yazımla Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’a alkış tutuyorum.
  En akıllımızın hali bu...  |||   Bir kontür vurgunudur gidiyor. Peki, arkadaşlar niye kontör yollamaya kolayca yatıveriyorlar?
  Dil Sürçmesi Öyle Olmaz...  |||   Öyle laf edilir mi?” diyecekleri yerde, “Umarım dili sürçmüştür” diyorlar.
  İstekleri bitmiyormuş..  |||   Malum kişinin istekleri bitmiyormuş. Empati nedir, bilirsiniz. Şimdi ben empati yapayım, siz de izleyin..
  Yüz yılın haberi...  |||   Banka müşterisinin 3 (yazıyla da üç) kuruşluk borcu için müşterisine telefon eder. Borçlu gider 5 kuruş öder ve 2 kuruşunu geri ister...
  Şu acıklı halimize bakınız..  |||   Her akşam Türkiye’de ”Türk” kimliği taşıyan çocukların Türkiye’de yakıp yıkmadıkları yer bırakmayışlarının filmleri dizi haline geldi.
  Sine- i Millet ne demek?  |||   DTP'li millet- vekillerinin son günlerde takınacakları tavır konusunun adına “Sine-i millete dönmek” diyen her kim varsa, o kimse ya aptaldır, ya da cahildir...
  Ha İsrail, ha Mısır.. Öyle mi ?  |||   TRT'miz gerçekten özerk mi? Haberlerini veriş biçiminde özerkliğini ne kadar ortaya koyuyor?
  Adam kime denilir  |||   Ben adam diye kime derim? Ben adam diye ağzından çıkanı kulağı işitene derim. Evet, adam odur ki...
  Arkadaş İmam İstemiş...  |||   Bir de yazmıyorlar mı, “İmam istemiş” diye.. İmamı ne yapacakmış? Bu Cem denilen şey ...
  Arabın derdi kırmızı pabuç...  |||   Türkiye'de yangın başladı. Şehirler birer yangın yerine döndü. İktidarı elinde tutan siyasi parti harekete geçiyormuş.
  Türkiye'yi bekleyen asıl tehlike  |||   Son günlerde sapla saman da karıştırılmaya başlandı. Türkiye’yi bekleyen büyük tehlikenin galiba farkına varmaya yöneldik.
  TRT Genel Müdürlüğü'ne  |||   TRT Türk Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın berbere gidip tıraş olduğu haberi duyurdu. Saç mı, Sakal mı oldu merak ediyoruz.
  Adaletin bu mu dünya?  |||   Çok güzel özlü sözlerimiz var.. Bunlardan biri “iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır,” biçiminde olanıdır.
  AB GENEL SEKRETERİ GELİYOR!  |||  
  Onur Öymen haklı...  |||   Sonra söyleyeceğimi baştan bildireyim.. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen yerden göğe kadar haklı.
  Adam harcamak ne kadar kolay…  |||   Yeryüzünde adam harcamanın bu kadar kolay olduğu bir başka ülke gösterilebilir mi?
  Gül'ü Seven...  |||   Böyle bir özlü sözümüz var, biliyorsunuz. Belki bin yıl önce atalarımız Gül adında bir Cumhurbaşkanı’mız olacağını bilmişler ve ondan sonra gelecek olana da fena kıymışlar.
  DANİMARKA’DA YAŞLI OLMAK…  |||   Belediye’den çağırdılar. “Bulaşığınızı yıkayamıyorsanız, adam gönderelim,” dediler. “Evinizi temizletelim. Yemek pişiremiyorsanız, sıcak yemek yollayalım,” dediler.
  ACELEN NE KARDEŞİM  |||   Aklı evvelin biri çıkmış, “Genelkurmay başkanı görevden alınmalı,” demiş. Acelen ne hemşehrim? Önce bir araştırma, soruşturma sonuçlansın.
  ADINI SİZ KOYUN  |||  
  Yalçın Menteş diye biri..  |||   Yalçın Menteş sahnede öyle bir laf etmişki anlaşılır gibi değil. İnsanlığa sığar bir laf mı bu şimdi...
  BİZİ ALMAYACAKLAR...  |||  
  AL SANA BİR KAYA  |||  
  ÖNLEM DEDİĞİN BÖYLE ALINIR  |||  
  Kavgaya bakar mısınız?  |||   Birileri bizi aptal yerine koyuyor. Ve ben “Önceden anlaşarak mı böyle davranıyor?” diye kuşkulanmaya başladım.
  APTAL DİYE KİME DENİR?  |||  
  Yine trafik sorunu…  |||   Epey zamandır trafik konusunu dile getirmiyorum. Utandığım içindir bu. Artık insanlığımdan utanır oldum. Şoförlüğümden utanır oldum ve trafikte pisi pisine ölüp giden insanlarımızdan utanır oldum. Sanırım bu konuda yalnız değilim.
  Onlar gazeteci ise ben değilim  |||   "Bunlar gazeteci ise ben değilim" bu sözler Gazeteci yazar Zeynel Kozanoğlu'na ait. Peki Kozanoğlu'nu çıldırtan olaylar neler?
  BÜYÜK YANLIŞLARIMIZ  |||  
  Atilla Sertel’e Övgü…  |||   Yakın geçmişte beni “Atilla Sertel’in adamı,” olarak andığını işittiğim kişiler, görüyorum ki, Arkadaşın Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanlığı’na seçildiğini benden önce öğrenmişler. Ve ben Ankara’da olduğum halde, İzmir’den Atilla Sertel’i arayıp benden çok önce kutlamışlar.
  Kedi Ulaşamadığı ete…  |||   Böyle bir özlü sözümüz var biliyorsunuz. Kedi ulaşamadığı ete murdar dermiş. Bizim kimi politikacılarımız Türkiye’nin Güney Doğu yöresinde elini kolunu sallayarak dolaşamıyor. Kimileri var yüzün üzerinde koruma ile bu bölgeye girebiliyor.
  Menderes’in oğluna öğüdümdür..  |||   Menderes'in bu memlekete hizmetleri dururken, "Ezanı Türkçe'den Arapça'ya döndürdü sevap kazanıyor"denilmesi yakışmadı.
  HADİSE’DEN MİNİK SERÇE’YE…  |||  
  ATEŞ HOCA'YA SELAMLARIMLA  |||  
  YUNUS EMRE ÇARPSIN SİZİ  |||  
  SONUNDA BU DA OLDU...  |||  
  ANKARA ARTIK ESKİ ANKARA DEĞİL…  |||   ANKARA ARTIK ESKİ ANKARA DEĞİL…
  ILGAZ YOLUNDA BÜYÜK SOYGUN  |||  
  BENİM NECİP MİLLETİM  |||   Memleketimin her tarafından ilginç haberler düşüyor medyanın köşelerine. Ve bu haberler benim Necip Milletimin hallerini yansıtıyor.
  O YILDIZLAR HİÇ SÖNMESİN  |||   ”O Yıldızlar Hiç Sönmesin” tam tamına beş kitaba sığabilecek zenginliği bir tek kitap biçiminde okura sunulan bir dev eser.
  Geri İade Etmek…  |||   Bir kimsenin kendi dilini kusursuz kullanabilmesi dikkat işidir, özen işidir. Biraz biraz da o dili sahiplenme işidir.
  Konyalı Salvatore'nin torunları  |||   nyalı iki genç açtıkları işyerinin logosu olarak dedelerinin fotoğrafını seçti. İşveç'de şimdi herkes onları Salvatore'nin Torunları olarak tanıyor.
  Ne de Olsa İnsanız…  |||   Bakınız her gün gözlerimizin önünde oluşan ve fakat biz kanıksadığımız için ne denli insanlık dışı olduğunu kavrayamadığımız bir takım tavırlar sergiliyoruz.
  Saylan’ı Uğurlarken…  |||   Cumhuriyetimizin yetiştirdiği ender değerlerden biriydi. Onun ne büyüklükte biri olduğunu görebilmek için ona saldıranların çokluğuna bakınız.
  Ben Bir Laptop’um…  |||   Ben bir laptop’um. Yani ki, diz üstü bilgisayarım. Ancak kahır içindeyim. Çünkü kilit altındayım.
  Zavallı medyamız  |||   Boyalı kadın tüm medyada ortak haber oldu... Kendi oyuyla muhtar nasıl seçileni sorgulayan yok..
  Dışarı Koymak...  |||   Başbakan’ın ağzından çıkan söze bakın. “Dışarı koyarım...” Bu ne anlama geliyor. Gelin, fikir jimnastiği yapalım.
  Aklını başına Topla CHP  |||   Siyasi Partilerin gençlik kolları yoksa, partinin üst kademelerine siyasetçi nereden yetişecek? Hele CHP gibi, partinin başına benim gibi “içi geçmiş bir ihtiyar” çöreklenmişse.. Parti nasıl kurtulacak?
  Yüreğimize Ateş Düştü  |||   Kale gibiyiz. Her konuda uzaktan bakınca dağlar gibiyiz. Alınmaz ve aşılmaz bir görüntümüz var. Ancak...
  Uğur Dündar Birand ve Melih Gökçek  |||   Adamın sözünün sonunda “İnşallah,” sözcüğü olmasaydı, bu yazıyı yazmazdım. “Saçma” der, geçerdim. Ama...
  Bakan’lar bakmasın engellilerin feryadına kulak versin  |||   Büyük sınavlar yaklaşıyor. Okullarda asansör yok. Engelli merdivenleri o zaten yok. Peki engelli öğrenciler ne yapacak?
  Kredi kartı borcuna çözüm yolu  |||   Kredi kartı borçları can yakmaya başladı. Şimdi buradan kredi kartları sorununa çözüm olacak önerimi sunuyorum.
  Biraz da düşünelim diye...  |||   Bugün yurt içinden ve yurt dışından bazı olaylardan örnekler vereceğim. Bunları akıl süzgecinizden, insaf süzgecinizden geçiriniz, lütfen...
  İGC'de Neler Oluyor Acaba?  |||   Elim kırılsaydı da, o yazıyı yazmasaydım. “İzmir Gazeteciler Cemiyeti Genel Kurula mı hazırlanıyor?” dedim. Dediğime, diyeceğime pişman oldum.
  AKP'lilere Sesleniyorum  |||   AKP Kırıkkale milletvekili Özbayrak'ın, "Biz Ankara'dan izin vermediğimiz sürece siz kimse taş üstüne taş koyamaz" sözleri şoke etti.
  Vefa Nedir? Hangi Hal Vefasızlıktır?   |||   Bir kimsenin kendi dilini iyi bilip bilmediğini nereden anlarız? O kimsenin kimi kavramların anlamını bilip bilmediğinden, öyle değil mi?
  Kitap dediğin böyle tanıtılır Efendi!  |||   Ege Magazin Gazetecileri Derneği rahmetli arkadaşımız Tarık Sarı hakkında kitap yayınlamış. Seviniverdim. Arkadaşa sahip çıkacak dostları varmış.
  İzmir Gazeteciler Cemiyeti nereye gidiyor?  |||  
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
 
İbrahim IRMAK Yazıyor
Jeotermal yatıyor İzmirliler bakıyor İzmir'in altındaki zengin jeotermal enerji sadece sondajla yeryüzüne çıkmayı beklerken İran ve Rusya'dan getirilen doğalgaz boru hattı Balçova'ya dayandı. Doğalgaz'a trilyonlarca lira ödenirken, ulusal enerjimiz elimizin altında dururken, biz bu zihniyetle dış borçtan nasıl kurtulabiliriz?  Şimdi İzmirliler bu soruyu soruyor.
İzmir'in altındaki zengin jeotermal enerji sadece sondajla yeryüzüne çıkmayı beklerken İran ve Rusya'dan getirilen doğalgaz boru hattı Balçova'ya dayandı. Doğalgaz'a trilyonlarca lira ödenirken, ulusal enerjimiz elimizin altında dururken, biz bu zihniyetle dış borçtan nasıl kurtulabiliriz? Şimdi İzmirliler bu soruyu soruyor. 29.07.2010
 
Bafi-k-9 Köpek Eğitimi
Artemis Marin Princess
Röportajlar
İdda'da Bugün
Günlük Hava Durumu Tahmini
Mutlaka Okuyun