Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
23 Mayıs 2012 Çarşamba Sık Kullanılanlara Ekle   Kullanıcı Girişi     Künye ve İletişim    RSS            Site içi arama :     
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Şehir ve Başkan
Spor
Kültür Sanat
Sağlık
Turizm
Magazin
 Beğen
Facebook Bizi Beğenin
Video Haber
Küçük kıza tecavüze 13 yıl hapis
BOĞAZINA ERİK KAÇAK ÇOCUK ÖLDÜ
İZMİR BB DAVASINDA 2 TAHLİYE
SOFYA'DAKİ DEPREM EDİRNE'Yİ DE SALLADI
MHP TEKİRDAĞ İL BAŞKANLIĞI'NA BİR ADAY DAHA
TIR'A ÇARPIP ARAÇ İÇİNDE SIKIŞTI
HAKKARİ'DE EĞİTİM-SEN'DEN GREV ÇAĞRISI
TRABZONSPOR ALPER’İ ALMAKTA KARARLI
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
Nahit DURU
Dr. Mehmet Fuat ABUT
Zeynel KOZANOĞLU
Köpekleri Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Köpek dediğimiz hayvanları ne kadar tanıyorsunuz? Bu hayvanların adını hakaret için kullanmak ne kadar yerinde?
21.05.2012
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Gölgeler Sergisi
Neslihan Karaağaç, Gölgeler sergisini, 24 Mayıs 2012 Saat 18.30’da İstanbul’un seçkin galerilerinden Beyoğlu Pi Artworks’ta açıyor.
17.05.2012
Metin AYDINOĞLU
Barça değil, Hamza
Bizim İzmirliler, ne zaman yabancı ve ünlü bir takımı model alsa tepetaklak oluyor. Yahu kardeşim mazinize bakın, başarılarınıza, kimin var böyle şanlı tarihi...
22.05.2012
Hülya SEZGİN
Dr. Cem AYDEMİR
Akın Kamacıoğlu
Barış Kudar
Hesaplar!..
Bugünlerde milyonlarca insanın ilgilendiği ve merakla beklediği bir gelişme Memur maaş zamları…
16.05.2012
Özlem ABUT
Vefasız mı, ''Yüce''mi bu millet?
Atamıza vefa borcumuzu öderken büründüğümüz ''cimri'' hallerimiz nedendir? Ulu önderimize anarak hakkımızı ödeyebilir miyiz?
21.05.2012
Av. Burhan ÖĞÜTCÜ
Prof. Tevfik DALGIÇ
Sedat KAYA
Yalçın KAMACIOĞLU
Beyhan BİÇKİN
POLİSE BİR DOKUN BAK KAÇ AH GELİYOR?
Polise vurmayın dedim, saldırana madalya mı veriyorlar dedim, gelen mesajlardan anladım ki ben sadece buzdağının görünen kısmını yazmışım.
22.05.2012
Maruf EVREN
Skip Navigation Links.
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
  
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Paylaş | Yazdır | Arladaşına Gönder Ayı beslemek moda olur mu?

Bugün sizlere tarihten ilginç gerçekler aktarıyoruz. Roma İmparatorlarından Karen devrinde ayı besleme modası vardı.

Tarihte İlginç Gerçekler-1

Esir  ticareti
Esir ticaretinin  tarihi epey eskidir. Esirler  yabancı ülkelerin  kıyı şehirlerine yapılan baskınlar ile toplanan genç kişiler ile denizlerde korsanlar tarafından yakalanan gemicilerden oluşurdu.Yunan’lı tarihçiler  İÖ 400 ‘lü yıllarda Atina’da her ayın ilk günü esir pazarı kurulduğundan bahseder. . Osmanlı İmparatorluğunda esir ticareti önemli bir işti. Genellikle Balkanlar ve Akdeniz kıyılarından getirilen esirler serbestçe  satılırdı. Osmanlı’da esir toplama işini akıncıların işiydi.  Akıncılar ordu dışında yapılanan gönüllülerin oluşturduğu hafif  süvari birlikleriydi. Akdeniz kıyılarında esir toplama görevi ise donanmada görev yapan subaylara aitti.İstanbul’daki en önemli esir pazarı Çarşıkapı civarında bulunuyordu. Satışların kurallara  göre yapılmasını ‘esirciler şeyhi’  kontrol ederdi.   İstanbul’daki esir pazarları 1874 yılında kapatıldı. Gizli gizli devam eden  bu ticaret ise 1909 yılında tamamen ortadan kaldırıldı.

İstanbul Boğazının donması
İstanbul’da Haliç’in tarih boyunca  sık sık, hatta cumhuriyet döneminde bile  donduğu biliniyor.  Fakat İstanbul Boğazının donması o kadar sık gerçekleşmedi.  En son 9 şubat 1621’de  Sultan II.Osman ( Genç Osman ) devrinde olmuştu. Boğaz tamamen donduğundan Üsküdar’dan karşı tarafa yürüyerek geçildi. İstanbul limanına gemiler yanaşamadığından şehirde geçici bir kıtlık oluşunca, başta ekmek olmak üzere tüm yiyecek fiyatları aşırı  artmıştı. O devirlerde boğazın donmasının   Sultan II. Osman’a uğursuzluk getirdiğine inanılmıştı.

Fes
Fes ilk defa Afrika’nın Kuzey batısında bulunan Fas şehrinde giyilmeye başlandı.Kısa bir süre sonra da Osmanlı Devletinin son yüzyılı içerisinde her yerinde hatta  resmi dairelerde dahi  kullanıldı.Fes’in askeri bir zorunluluk olarak kullanılması gerektiği hakkındaki kanun  1827 yılında kabul edildi. Cumhuriyet devrinde 1925 yılında çıkartılan bir yasa ile fes giyilmesi resmen yasak edilir. Türk denizcileri 1827 yılında İstanbul’ a gelirken Tunus’tan  kırmızı renkli fes almışlardı. İstanbul’ a geldiklerinde  bu fesleri giyerek dolaşmaya başladılar. Padişah II.Mahmut bir Cuma namazı sırasında kendisine eşlik eden bu  askerleri görünce başlarındaki fes çok hoşuna gitti. Bundan  sonra tüm ordu mensuplarının fes takmalarını isteyerek bunu resmi bir bildiri olarak yayınladı. Daha sonra kullanım alanı genişleyerek tüm devlet görevlilerine fes kullanma mecburiyeti getirilir. Ordunun fes ihtiyacını karşılamak amacıyla 1836 yılında İstanbul’da bir feshane açıldı. Burada 1848 ile 1850 yılları arasında 400.000 adet fes imal edildiği biliniyor.

Kovulan hekimler
Tarım ve gıda bakanlarından olan Tekirdağlı Ahmet Ağa’nın kolundaki yaranın tedavisi için o dönemin çok  tanınan biri Macar diğeri İtalyan iki doktorun tedavisi altına girdi. Bu hekimler devrin bakanını tedavi ederken ölümüne sebep olunca bir daha geri alınmamak üzere Osmanlı toprakları dışarısına çıkartıldı.
     
Pazar  kayıkları
Yeniçeri ocağının kaldırılması sırasında İstanbul ve civarında ne kadar hamal ve kayıkçı varsa yeni bir isyan hareketini önlemek için memleketlerine geri gönderildi.  Bu durum boğazda kayıklarla yapılan nakliye ve insan taşımacılığı sektöründe  aksaklıklara neden olur.  Bunu gidermek amacıyla  vakıflar idaresi dokuz adet büyük kayık yaptırılarak  halkın hizmetine verdi. Pazarcıların mal taşımak için kullandıkları kayıklara benzediğinden bunlara halk arasında Pazar kayıkları ismi verilmişti.

Bostancıbaşı  Defteri
Osmanlı Padişahları Saltanat kayıklarıyla sık sık boğazda gezinti yaparlardı. Bu kayığın içerisinde saray mahiyetindeki park ve bahçelerden sorumlu olan Bostancıbaşı’da bulunurdu. Padişah  boğazdaki yalıların ve diğer binaların kimlere ait olduğunu merak ettiğinde bostancıbaşı’na sorar. oda bildiği kadarıyla açıklama yapardı. Fakat gün geçtikçe boğazdaki yapılar  çoğalınca   bunların  aklında tutulması  imkansız bir hale geldi. Bunun üzerine boğazdaki ve Haliç’teki tüm binalar bir deftere kaydedilmeye başlandı. Buna   Bostancıbaşı Defteri ismi verildi. Padişah saltanat kayığı ile gezerken bu defter  bostancıbaşının  önünde açık olarak bulunur, binalar geçildikçe sayfaları çevrilirdi. Böylece padişah tarafından bir soru yöneltilirse kısa sürede  yanıt verme olanağı sağlardı.             
 
Ayı besleme modası
Roma İmparatorlarından Karen devrinde ayı besleme modası çıkınca herkes evinde ayı beslemeye başlamıştı. Bu devirde yaşamış olan papaz Birinci Valentinin’de  iki adet ayısı vardı. Et obur olan bu ayıları bir söylentiye göre  insan eti vererek  beslerdi. Ayıları sürekli gözlem altında tutabilmek için  kafeslerini  kendi yatak odasının içine almış,   bakımları  için ise bir çok bakıcıyı  görevlendirmişti.

Osmanlı  İmparatorluğu kaç savaş yaptı
Kuruluşundan, yıkılmasına kadar geçen süre içerisinde Osmanlı Devleti toplam 192 adet savaş yapmak zorunda kalmıştı. Bu savaşların 155 ‘de galip taraf olmuş, 11  savaş’ta kesin sonuç alınamamış. 26 savaşta ise yenilmiştir.

En eski oyuncak
Mısır’da yapılan arkeolojik kazılarda  oyuncak  bir tahta at bulundu. İÖ.5yy dan kaldığı sanılan bu buluntunun dünyanın en eski oyuncağı olduğu düşünülüyor.Daha sonraki kazılarda da  misket ve topaç benzeri oyuncaklar sık sık arkeologların karşısına çıktı. Firavunların mezarlarında  oyuncak bebekler bulunması Mısır’lıların oyuncaklara çok önem verdikleri anlaşılıyor. Eski Yunan, Roma ve Çin’de de kilden yapılıp fırınlanmış  oyuncaklar bu bölgelerdeki kazılar sayesinde gün ışığına çıkartıldı . İlk tahta bebekler 1700 lerde Almanya’da  görülmüş. Osmanlı döneminde içi saman doldurularak yapılmış bez bebekler, balon, topaç, çember gibi oyuncakların çocuklara arasında rağbet gördüğü bilinmekte. 

Kağıt  aharcılığı
Eski  kağıtların yüzleri bu günkü  gibi  parlak olarak imal edilmezdi. Kağıdı kullanacak olanlar  eğer isterlerse kağıdın yüzünü cilalarlardı.Bu cilalama işlemi sırasında önce  aharlama yapılır  sonra  mühre kullanılırdı.Ahar çeşitli maddelerden yapılırdı Nişasta,yumurta akı,nişadır, arap zamkı başlıca tercih edilen malzemeydi. Bunlar  tek  tek veya  birlikte kullanılırdı. Ahar maddesi kağıda sürülür sonra mühre denilen aletin yardımıyla parlak hale getirilirdi. İlk işleme aharlamak ikincisine ise mühre uygulamak denirdi.Bazı kağıtların üstlerine yazılan yazıları  ıslak bir süngerle çıkartmak mümkün oluyordu. Bu durumda  aharlanmadan sadece  mühre uygulanarak  tekrar parlak hale getirilirdi. Aharlama’da kullanılacak maddeler sıcak suyun içerisinde  eritilir.Kıvama geldikten sonra aharlama yapılacak kağıt bu karışımın içerisinde uygun bir süre bekletilirdi. Diğer bir metot ise ahar maddesini bir sünger veya pamuk yardımıyla kağıdın üzerine sürüp kurumasını beklemekti. Bir kat  ahar sürülmüş kağıda tek aharlı, iki veya daha çok kat sürülmüş kağıda ise çift aharlı denirdi.Hattatlar ve meraklıları kağıt aharlamayı kendileri yapardı. Bu işi bir meslek edinip profesyonel olarak yapılmasına kağıt  aharcılığı, ustalarına ise aharcı denilirdi. Ustaların  hazırladığı aharlı kağıtlar büyük dükkanlarda  satılırdı.

Ebruculuk
Eskiden bulut gibi dalgalı olarak düzenlenmiş veya çeşitli parlak  şekillerle süslenmiş kağıtlara ebrulu kağıt ,bu işlemede ebruculuk denilirdi.Daha çok ciltli eserlerin veya levhaların köşelerini süslemekte kullanılan eski sanatlarımızdan birisidir.Uygulaması şu şekilde olurdu.Yoğun kıvamda hazırlanmış olan tuzlu suyun içerisine  zamk damlatılarak   bir karışım elde edilirdi.Daha  sonra  istenen renkte boya ve boyalar buna  ilave edilince koyu kıvamda bir  karışım oluşur. Bunun içerisine önceden şekil verilmiş  ince bir tel konularak boyaların bunun  üzerine adapte olması sağlanırdı.  Boyalı tel  uygulanmanın yapılacağı kağıdın üzerinde gezdirilip  istenen şekiller  veya dalgalanmalar  oluşturulurdu. İşlem uygulandıktan sonra bunu sabitlemek aynı zamanda daha parlak  olmasını sağlamak için  üzerine sığır safrası damlatılırdı.

Kağıt makasçılığı
Eskiden kağıtlar bu günkü gibi kesilmiş olarak değil büyük tabakalar halinde satılırdı.Büyük tabakalardan  ihtiyaç kadar kağıt ,  makas yardımıyla kesilip kullanırdı.Sık sık gereksinim olduğundan  herkesin yanında mutlaka bir kağıt makası bulunurdu. Kağıt makaslarını imal edenlere ise kağıt makasçısı denilirdi. Bunları  imal etmek özel bir beceriklilik gerektirdiğinden bu sanat  mahalli el sanatlarımız içerisinde yer almıştır. Makasın  kağıdı düz olarak kesebilmesi için  boyu  uzundu.Makasın keskin tarafının oluklu olarak yapılması ve ucunun sivri olması gerekliydi.Üzerleri altın veya kakma ile süslenir. Bazılarının üzerine kıymetli taşlardan süsler yapılırdı.

Kalemtıraşcılık 

Eski zamanlarda kalemtıraş, kalemdan denilen yazı takımlarının değişmeyen bir elemanıydı.Şimdikilere benzemeyen eski  kalemtıraşların genellikle kamıştan yapılmış olan  kalemlerin ucunu  açmaktan başka   yazıları kazıyarak çıkartma ve  kağıtları kesme gibi   farklı işlevleri de bulunuyordu..Bunların  imalatıyla uğraşan sanatkarlara  kalemtıraşcı denilirdi.Hepsi el yapımı ve birer sanat eseri olan kalemtıraşların  sapları fildişi, sedef, abanoz, akik, kehribar gibi malzemeden ve özel şekiller verilerek imal edilirdi. Kalemtıraşların üzerinde altın ve gümüşten yapılmış olan süsler ve hattatların imzaları bulunurdu. En yaşlı  ustanın   önünde senenin belirli günlerinde diploma töreni yapılır,başarılı olanlara diplomaları düzenlenen bir törenle verilirdi. Bu diplomayı almadan kalemtıraşcı kendi imzasını  kalemtıraşların üzerinde kullanamazdı.
Kalemkeşlik
Günümüzde kaybolmuş  eski mesleklerden birisidir.Yazma kitapların ve  yazı levhalarının kenarına yaldız veya mürekeple  çizgi çekmeye kalemkeşlik bu işlemi uygulayan sanatkara  ise kalemkeş veya  cetvelkeş denilirdi. Bunlar aynı zamanda eski kitapların bozulmuş olan ciltlerini düzeltir yırtık sayfalarını onarırlardı.

Üsküdar’da sadaka taşı
19.yy da  Üsküdar’da bir sadaka taşı bulunurdu. Bu yaklaşık 1.5 metre boyunda  olan bir mermerdi. Şekil olarak içi oyuk  bir silindire benziyordu.
İsteyen kişiler bu sütunun orta yerinde bulunan boşluğun içerisine para bırakırlardı. Gereksinimi  olanlar ise  hava karardıktan sonra ihtiyaçları kadar parayı buradan alıp, kalanına dokunmazlardı. Yakınında bulunan caminin bahçe duvarları yapılırken sadaka taşı da bulunduğu yerden kaldırılıp   yok edilmiş. 
                  
Ayak  Divanı
Osmanlı Devletinde padişah’ın katıldığı divan toplantılarında padişah hariç herkes ayakta durduğundan bu toplantıya ‘Ayak Divan’ı ‘ denirdi.
Divan toplantılarına padişah ancak savaş ilanı ,büyük yolsuzlukların araştırılması veya  isyan olayları gibi çok önemli olayların görüşülmesi sırasında  katılırdı..1658 yılında IV.Mehmet zamanında Anadoluda’ki düzensizlikleri görüşmek üzere toplanan divan Osmanlı Devleti’nin son ayak divanı oldu.

Ağaca asılan zekat parası
Fatih Sultan Mehmet  devrinde bir Müslüman günlerce dolaşıp yıllık zekatını verebileceği fakir birini arayıp bulamaz. Bunun üzerine zekatının tutarı olan parayı bir keseye koyarak Cağaloğlu'ndaki bir ağaca asıp, üzerine de:
"Müslüman  kardeşim, bütün aramalarıma rağmen memleketimizde zekatımı verecek kimse bulamadım. Eğer muhtaç isen hiç tereddüt etmeden bunu al" diye yazar.Bu kesenin  üç ay kadar o ağaçta asılı kaldığı söylenir.

Müzikle tedavi
Osmanlı Devleti'nde, akıl hastaları özel ihtimamla  tedavi edilirdi. Ceviz karyolalarda, ipekli çamaşır ve çarşaflarda yatırılır müzik ile tedavi edilirdi. Aynı dönemde Avrupa'da ise, akıl hastaları ciddi bir tedavi görmekten uzaktı.Bazılarının ruhuna şeytan girdiği söylentisi bile halk arasında yaygındı.İstanbul'daki akıl hastanelerini gezen  Mongeri Pere'nin: "Burası Avrupa'nın asırlar sonra bile göremeyeceği  bir hayal müessesidir’ diyerek hayranlığını belli etti.Osmanlı'nın uyguladığı müzikle  tedavi metodunun faydaları    ABD'de bile 1956 yılından sonra  anlaşıldı.

Surre  alayları    
 Yıldırım Bayezid döneminden itibaren her yıl Mekke ve Medine'ye Surre Alayları düzenlenirdi. Halka dağıtılması için özel olarak  hazırlanan  birçok hediye ile  bu şehirlerde  yaşayan fakir  halka  verilmek  üzere binlerce altın gönderilirdi.Ayrıca bu Surre Alaylarında padişahın  ihtimamla yaptırıp gönderdiği Kabe örtüsü bulunurdu. Bu örtü törenle  yerine takılır, eskisinin geri getirilip halka paylaştılırdı. Osmanlı'nın, bin bir güçlük ve darlık içinde bulunduğu dönemlerde dahi bu gelenek devam etmiştir.

Dr. Cem Aydemir



Yazının Yorumları
bucalı neco - ankara diyorki : " çok güzel bilgiler "
Yazdığınız çok güzel bilgilere teşekkürler..
24.01.2010 20:27:31
Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Sagalassos Antik Kenti  |||   Sagalassos antik kenti göller bölgesinde ve Burdur Ağlasun ilçesi yakınlarında bulunan ve antik dönemde Pisidia olarak bilinen bölge içerisinde yer alır.
  AMELİYATI MUTLULUK GETİRECEK Mİ ?  |||   Doktorluktan çok para kazandı ve peşpeşe 5 evlilik yaptı. Emekliliğe yaklaştığı günlerde ise çok genç bir bayanla nikah masasına oturdu...
  K lere G diyen adam  |||   K ları g yapardı. ‘Sabahları gaymak yiyeceksin arkadaş’ derken sesi her zamankinden fazla çıkardı. Garamanlı olduğunu ise duymayan kalmamıştı.
  Muhteşem bir antik Kent: Aphrodisias  |||   Bu gün tatil. Havalar da muhteşem güzellikte size Aydın ili, Karacasu ilçesi, Geyre köyü yakınlarındadır. Muhteşem bir antik kent gezisi öneriyoruz.
  Aydın'daki Ayan Kuleleri nedir  |||   1800'lü yıllarda fakirleşen halk vergi vermek istemez. Osmanlı vergi toplaması için güçlü ailelere yetki verir. Bunlara Ayan denir.
  Uyuşturucu bağımlılarını kim izliyor  |||   Türkiye'de Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi diye bir kurum var. Kısaca TUBİM olarak bilinen bu merkezin çok ciddi bir eylem planı var.
  Sakız Adası gezi rehberi  |||   Sakız Adası Gezi Rehberi adıyla piyasaya sürülen ve Sakız Adası’nı tüm yönleriyle anlatan bir tanıtım kitapçığı raflarda yerini aldı.
  YÜZ NAKLİ MERKEZLERİ VE BU OPERASYONUN KURALLARI  |||   Sağlık Bakanlığı GATA, Hacettepe, Gazi ve Akdeniz Üniversitelerine hastanelerine yüz ve saçlı deri nakil ruhsatı verdi.
  Doktor N.Y. anısına  |||   Kendisini övmeyi ve reklam yapmayı hiç sevmezdi. Bazı meslektaşlarının yaptığı gibi insanları kandırmazdı...
  BENCİL DOKTOR ZAVALLI OLDU   |||   Bilgiliydi. Fakat bildiklerinin kendisine kalması için kimseye bir şey anlatmadığı veya öğretmediği söylenirdi. Aradan yıllar geçti. Gün oldu devran döndü.
  Katil kim veya kimler  |||   İzmir'de 11 Ekim 2010 Pazar günü Özkanlar Mahallesi'nde öldürüldüğü ortaya çıkan gurbetçi çiftin katilleri hala bulunamadı.
  ALSANCAK’TA MODERN DİLENCİLER  |||   Yıllar dilencilerin şeklini şemalini de değiştirdi.Şimdi üniversite öğrencisi, bayrak satıcısı gibi modern dilenciler çıkıyor karşımıza...
  Efsane doktorlar  |||   Kendini yenilemeyen doktorlar var. Oysa tıp biliminde üzerine yeni bilgi eklenmediği taktirde her beş yıl sonra bilinen bilgilerin yarısı beyin dağarcığından siliyor.
  Telefon mesajı cinayete neden oldu  |||   Doktor kalbinden bıçaklandı. Eşi, "Yetişin kocamı bıçakladılar" diye yardım istedi. Gelen acil ekibi doktorun öldüğünü belirledi. Peki katil kimdi?
  İstanbul’da bazı semtlerin adları nasıl oluştu  |||   İstanbul’da bazı semtlerin adları nasıl oluştu? Taksim : Burası İstanbul’un suyunun dağıtıldığı yer olduğu için Taksim denilirdi.
  Lakaplarıyla Osmanlı Vezirleri  |||   Osmanlı'da vezir ve sadrazamlar paşa diye anılırdı. Halk bunlara bir de lakap yakıştırırdı.
  GÖSTERİŞLİ CENAZE TÖRENİ  |||   Genç yaşta vefat eden doktor arkadaşım gösterişe asla izin vermezdi. Ama gel gör ki cenazesi videoya bile aldırıldı.
  ACİL SERVİSLERDE ROBOT KULLANIMI  |||   Amerika’daki Vanderbilt Üniversitesi, acil servisler için bilgisayar destekli robot geliştirdi. Bu çalışmada Erdem Erdemir isimli bir Türk’te yer alıyor.
  Tarihten ilginç gerçekler  |||   Bu haftaki tarihten ilginç gerçekler arasında Menekşe salatası , 70’şinden sonra eser veren meşhurlar, Teşhir cezası gibi konular var.
  Türk doktorun üstün başarısı  |||   Almanya’da iki yılda bir düzenlenen ‘Dr. Georg’ ödülünü bu yıl Türk asıllı doktor Harun Akgül kazandı.
  ÜNLÜ DOKTORUN HÜZÜNLÜ SONU  |||   Çok bir doktordu. Emekli olduktan sonra eşini de kaybedince yalnız kaldı. Tüm parasını vererek arkadaşlarıyla birlikte kurduğu hastanede parasını bir türlü vermediler ve...
  TARİHTEN İLGİNÇ GERÇEKLER  |||   Osmanlının ilk dış borçlanması. Galatasaray Lisesi'nin açılışı. Şişman sadrazam. İstanbul’un yokuşları. Kızkulesi’nin hikayesi bu yazımızda.
  DÖRT DOKTOR ARKADAŞ  |||   Ömer, Şenol, Derya ve Baran tıp fakültesinde öğrenciyken tanışan dört arkadaştı. Hepsi de doktor oldu. Derya'nın doğumunda yaşanan beceriksizlik ömür boyu sürecek sancıya neden oldu.
  ÜÇ FİLOZOF  |||   Aydın Sökeli Filozof Bias der ki: Başkalarına yukardan bakarak onları küçümsemenin size kazandıracağı bir şey yoktur.
  BÖBREK TİCARETİ YAPAN DOKTOR   |||   Çok başarılı bir doktor., Ama bu eşsiz yeteneğini maalesef yasal ve etik olmayan ameliyatlarda kullandığı iddia ediliyor.
  AYAVUKLA KİLİSESİ ve BASIN MÜZESİ  |||   Dr. Cem Aydemir, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen ve müştemilatı basın Müzesi olarak tahsis edilen Ayavukla Kilisesi'ni yazdı.
  TARİHTEN İLGİNÇ GERÇEKLER  |||   Dr. Cem Aydemir, tarihten birbirinden ilginç gerçekleri topladı. 1 Nisan şakaları nereden çıktı ? Cellat Mezarlığı bunlardan sadece ikisi..
  Vezir Karakuş’un komik kararları  |||   Selahattin Eyyubi zamanında Kahire’ye kadı olarak atanan Vezir Karakuş, öyle mantıksız kararlar verirki bunlara yorum bile yapılamaz...
  DERS ÇALIŞAN ÇOCUK  |||   Geceleri uyandığım zamanlarda evimizin karşı sırasındaki apartmanın beşinci katındaki bir odanın sürekli yanan ışığı dikkatimi çekerdi.
  Tarihten ilginç gerçekler  |||   Dr. Cem Aydemir, Bekaret kemerinden Dalkavuk tarifesine, Halifenin yaşamındaki sekizlerden, diş kirasına kadar Tarihdeki ilginçlikleri topladı.
  Kanserden korunma öğütleri  |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir Kanserden korunmak için yapılması gerekenleri topladı. İşte o 10 maddelik altın öğütler.
  Tarihte ilginç gerçekler- 4   |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir tarihten ilginç ayrıntıları kaleme almaya devam ediyor.
  Hastalığını biliyordu  |||   Yıllarca komşuluk yaptık. Bende değişik izler bıraktı. Paris Tıp Fakültesi'ni bitirmiş, dahiliye bölümünde uzmanlığını tamamlayıp yurda dönmüştü.
  Tarihte ilginç gerçekler-3  |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir tarihten çok ilginç gerçekleri derledi. Gün isimleri nereden geliyor; İzmir'deki ilk tiyatro; Dünyanın en büyük yağması ne zaman oldu? bunlardan bazıları...
  Mavi renkte doğan bebek  |||   Kontrola gelen hamile bir bayanda gözlenen anormallikler ve doğan doğmaz ameliyat edilen mavi renkli bebek.
  Doktorun babası  |||   Sessiz ve sakin bir yapısı olan uzman doktorun babası, oğlunu tanıtmak abartılı bir kampanya başlattı.
  Darbımeseller  |||   Kavganın iyisi olmaz. Kaynayan kazanın üzerinde kapak durmaz. Zalim varsa zülümde vardır.
  Zayıflamak için midesine balon taktırdı...Ama..   |||   40'lı yaşlardaydı. 120 kiloyu geçmişti. Basında kilo vermek isteyenlerin midesine balon takıldığını, her ay 10-15 kilo verilebildiğini anlatan yazılar çıkmaktaydı. Bu tam düşündüğü fırsattı.
  Tarihte ilginç gerçekler  |||   Yazarımız Doktor Cem Aydemir, yazılarıyla tarihe ışık tutuyor. Geçmişte yaşanan ilginç olayları köşesinde paylaşıyor.
  Bir Doktorun üstün başarısı  |||   Yazarımız Doktor Cem Aydemir, başarılı Tıp geçmişinin yanısıra, sahnede de başarılı olan, iki müzik albümü çıkaran İngilizce, Japonca ve Rusça bilen, başarılı bir doktoru anlatıyor.
  Onları dünya tanıyor  |||   Bu yazımda size tıp alanında gösterdikleri başarılarla dünyanın tanıdığı Türk doktorlarından bazılarını anlatacağım.
  Şizofreni  |||   Gerçek olmayan düşünceler, hayal görme, ortama adaptasyon noksanlığı ile seyredip kişinin gerçeklerden uzaklaştığı bir akıl hastalığıdır.
  Kanser teşhisinde kan analizleri   |||   Tümör belirleyicileri veya diğer isimleriyle markerleri organizmada kanser hücrelerinin varlığında yüksek olarak seyreden bazı biyokimyasal parametrelerdir.
  Doktor yüzünden kolunu kaybetti  |||   Cuma günü saat 16-16.30 sıralarıydı. Yoğun geçen bir hafta sonlanmak üzereydi. Ortopedi doktoru Yavuz Bey bu hafta sonu tüm yorgunluğunu atacağını düşünüyordu...
  Bir demet çiçeğin değeri  |||   Karı koca yıllarca doktorluk yapıp, emekli olup, tekneleriyle denize açıldılar. Sahilde kalabalığı görüp durdular. Yerde yatan biri vardı... Dr. Cem Aydemir'in kaleminden, yaşanmış doktor öyküleri.
  Tarih'ten ilginç gerçekler  |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir tarihten çok ilginç gerçekleri derledi. Didon nedir? Aygır İmam neden öldü bunlardan sadece ikisi.
  Dr. Handan neden öldü  |||   Doğum için özel hastaneye yatan Dr. Handan'a entübasyon tüpü takılırken yanlışlık yapılınca yemek borusu delindi ve...
  Hastası ölmeyen doktor özür diledi  |||   Tarihin en kanlı saldırılarından birinin faili olarak yakalanmıştı. Cezaevinde rahatsızlandı, hastaneye götürüldü ve doktor teşhis koydu...
  Teşhis doğru muydu ?   |||   Çok sigara içiyordu ve öksürük nöbetleri kesilmiyordu. Akciğer filmi çektirdi ve doktora gösterdi. Doktorun kanser teşhisi tüm umutlarını yıktı ve...
  Telefonda hipnozla dolandırıcılık   |||   Telefonla arayıp karşısındakini konuşmayla hipnoz edenler müthiş vurgunlar yapıyor. İşte bazı yöntemleri.
  Öylesi de böylesi de var  |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir, içinden geldiği Tıp Camiası'nda yaşadığı, gördüğü, duyduğu yaşam öykülerini aktarmayı sürdürüyor. İşte iki farklı doktorun hikayesi...
  İskele Mahallesi'nde bir hafta sonu  |||   Bu hafta sonu Urla’nın İskele Mahalle sindeyiz. Gezi programımız Yorgo Seferis Evi, Karantina Adası ve Yıldıztepe Şehitliği.
  Diplomalı ilk Türk Doktoru  |||   Tıp tarihine geçmiş olan ilk diploma töreni devrin padişahı Sultan Abdülmecit’in katılımıyla 20 Eylül 1843 tarihinde gerçekleşmiş.
  Oyun ve oyuncak müzesi  |||   Hafta sonu Konak civarındaydık. Gezi rotamız, yeni açılan oyun ve oyuncak müzesi, İnönü’nün evi ve Agora oldu.
  Kendine çok güvenen doktor  |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir, kendine özgü üslubu ve kıvrak kalemiyle, tıp camiasından yaşanmış öyküleri anlatmayı sürdürüyor. İşte profesörlüğe yükselmiş, camiada tanınmış bir cerrahın öyküsü...
  Hocaların hocası  |||   Üniversitenin tıp fakültesinde elli yıl çalıştıktan sonra emekli olmuş, çok değerli bir bilim adamıydı. Pek çok doktorun yetişmesine katkıları olmuştu.
  Bir cinayetin öyküsü  |||   Hiçbir ücret almadan bebeğini dünyaya getirmesine yardımcı olduğu kadının kocası tarafından önü kesilip para istendi. Vermeyince de bıçakla öldürüldü.
  Vahide Hanım  |||   Kantinden değil çay, sakız bile aldığı görülmemişti. Hatta evinde yapılan çayları güneşte kurutup tekrar demlediği söylenirdi.
  Profesör ve sefertası  |||   Üniversitenin Tıp Fakültesi dahili tıp bilimlerinde profesör ve bölüm başkanıydı. Konusunda çok bilgiliydi. Prensipleri çalıştığı servisi, hastanenin en temiz ve düzenli kliniğini yapmıştı.
  Ot festivalinin ardından  |||   Geçtiğimiz Pazar, güzel bir bahar günüydü. Ot festivaline gitmek için yola çıktık. İlk olarak Alaçatı’nın sardunya kokan sokaklarında gezdik. Alaçatı
  Ege Üniversitesi’ne bir gezi   |||   Çeşitli araştırmalarım sonucunda İzmir sınırları içerisinde görülmesi gerekli olan yüz yeri belirledim. İki tanesi de Ege Üniversitesi’nde bulunuyor.
  Doktor ve sekreteri  |||   Ahmet mütevazi bir memur ailesinin dört çocuğundan birisiydi. Babasını erken yaşta kaybettiğinden çocukluk ve gençlik yıllarını parasızlık ve sıkıntı içerisinde geçirmişti.
  Alaçatı Ot Festivali  |||   Çeşme’nin şirin beldesi Alaçatı’da bu pazar değişik bir festival düzenleniyor. Yurdumuzda ilk defa düzenlendiği belirtilen bu aktivitenin adı da ilginç. 'Ot festivali.'
  Urla’da bir pazar günü  |||   Geçtiğimiz Pazar günü Urla’nın iki güzel beldesindeydik. Bu bölgeye gitmeyeli çok uzun zaman olmuştu..
  Sazak Köyü  |||   Sazak, konum olarak Karaburun yarımadasının batı kısmında, Sakız Adasının tam karşısında yer alan eski bir Rum köyüdür.
  Bu müzeleri mutlaka gezin  |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir, İzmir'de bulunan ve herkesin görmesi gereken iki müzeyi sizler için tanıttı.
  Şövalye Adası'nı Mart'ta gezin   |||   Şövalye Adası Fethiye Körfezinin ön kısmında yer alan ince ve uzun bir yerleşim. Adanın konumu tüm limanı korunaklı hale getiriyor.
  Esrarengiz bir gece  |||   Şubat ayı olmasına rağmen bahar havası gibi güneşli ve sıcak gündü. Böyle bir sabahla başlayan günün gecesi ise yıllar geçti hala unutamadım.
  Nasıl hastane sahibi olunur  |||   Hastane sahibi olmak imkansız mı sizce? Zor gibi gözükmesine rağmen emin olun düşündüğünüz gibi değil.
  Doktor Fatma Müşerref kafayı nasıl yedi  |||   Bankada yüklü miktarda parası vardı ama kimseye faydası yoktu. Çalıştığı hastanenin para yüzünden kapanmasına seyirci kaldı ve...
  Kuduz hastalığı ile mücadele  |||   Kedi-köpek toplama kampanyasına katılan bir kişiye kuduz teşhisi konur. Belediye başkanı görevden alınır. Ancak...teşhis yanlıştır.
  Kuduz Doktoru  |||   Askerliğini yaparken ne yapabilirim diye düşünüyordu. Tanınmış bir doktor olmak ve çok para kazanmak tüm düşlerini süslüyordu.
  Doktorun büyücüsü  |||   Sevgiyli aynı evde yaşayan iki doktorun aralarına kara kedi girdi. İlim irfan görmüş doktor hanım, büyücünün oyuncağı oldu.
  Tarihte ilginç gerçekler – 2  |||   Padişah III. Mehmet'e bir deli derviş ‘ Padişahım tam 55 gün sonra çok mühim bir olay olacak. Tedbirini al der"
  İkisi de anestezi doktoruydu  |||   Üniversite hastanesinde anestezi profesörü, kısa boylu, beyaz saçlıydı. Sarı ince çerçeveli gözlüklerini hiç çıkartmazdı.
  DR. CEM AYDEMİR YAZDI  |||   Genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan aşırı şüphecilikle karakterize kişilik bozukluğu...
  Ayı beslemek moda olur mu?  |||   Bugün sizlere tarihten ilginç gerçekler aktarıyoruz. Roma İmparatorlarından Karen devrinde ayı besleme modası vardı.
  Birkaç doktorun hikayesi  |||   Dr. Cem Aydemir birkaç doktorun hikayesini yazdı. Para hırsı ve açgözlülük bakın kutsal mesleği içra edenleri ne hale soktu.
  Hormonlarımız  |||   Vücudumuzdaki organlarımız birbiriyle hormonlar aracılığıyle haberleşir. Peki bu hormonlar azalırsa ne olur?
  Melankoli  |||   Düşünme akışınız birden kesilmişse, sıkıntılı, mutsuz ve karamsarsanız ciddi bir sağlık sorunu ile karşı karşıyasınız.
  ŞEKER HASTALIĞI  |||   Sık görülen diabetin üç esas belirtisi vardır. Bunlar çok idrara çıkma, çok yemek yemek ve su içmedir.
  Necati Cumalı evi  |||   "Beni en sevdiğin halimle hatırl" diyen ünlü yazar, romancı, oyun yazarı, şair Necati Cumalı'nın evi Urla'da sizi bekliyor.
  Kayaköy  |||   Mimari yapısı, dar sokakları, kiliseleri ve doğasıyla etkileyici bir yer Kayaköy. Fethiye’ye yolunuz düşerse mutlaka ziyaret edin.
  Urla’da bir ibadet alanı  |||   Bir tatil günü rotamızı tarihi Klazomenai'nın da yer aldığı İzmir'in şirin ilçesi Urla'ya çevirdik. Ve bilinmeyen idabet mekanını ziyaret ettik.
  EVLİYA ÇELEBİ ve URLA  |||   Evliya Çelebi iyi bir öğretim gördü. Gezi merakı, değişik yerler görmek ve yeni insanlar tanıma isteği ömrü boyunca hiç bitmedi.
  Olimpos  |||   Finike’den Kemer’e giderken kahve renkli levha, bize, tarih, doğa, deniz ve efsaneler cenneti Olimpos yolunda olduğumuzu gösterdi.
  Hasta öldü, dirildi  |||   Hasta tıbben öldü. Aradan 10 dakikadan fazla zaman geçmesine rağmen tekrar canlandı. Merak ettik. O an ne oldu?
  Futbolun tarihi  |||   " İngiltere Sınırları içerisinde her kim olursa olsun ayakla vurularak oynanan top oyununu oynarsa şiddetle cezalandırılacaktır."
  BİR BAYRAM GÜNÜYDÜ  |||   Muayene için getirilen kız hamileydi ama aile bunu bilmiyordu. Kolundaki 4 bileziği çıkarıp doktorun eline verdi ve...
  Mezar taşındaki yazı  |||   Doktorlar 80'i aşmış annesini defalarca komadan döndürdü ama mezar taşına doktor hatası yazdırdı.
  ÇEŞME ÇİFTLİKKÖY  |||  
  SEDİR ADASI  |||  
  DOKTORLAR KAHVESİ  |||  
  Birgi ve Çakırağa konağı  |||   Birgi Ödemiş İlçemize bağlı Bozdağ’ın eteklerinde yer alan bir yerleşim birimidir. Kuruluş tarihinin orta çağlara kadar uzayan Birgi, eski çağlarda Pyrgion ismiyle bilinmekteydi.
  FOÇA ‘NIN SİREN KAYALIKLARI  |||   Yunan Mitolojisinde Sirenler, kayalık ve boş adalarda yaşadıklarına inanılan deniz yaratıklarıdır.
  Çeşme'nin sıcak su cenneti  |||   Ilıca ile ilgili ilk bilgiler antik yıllara kadar uzanır. Bu dönemde Ilıca Eyhrai şehrinin sayfiye yeridir. Bu medeniyetin yok olmasıyla birlikte etkinliğini kaybetmiş ve yüz yıllarca bomboş kalmıştır.
  Çeşme içerisinde gezerken  |||   Çeşme’ye geldiğinizde ilk karşılaştığınız yer olan çarşı, Çeşme girişinden başlayarak sağlı sollu dükkanların ve iş yerlerinin yer aldığı uzun bir yol boyunca devam eder.
  BEYAZ ELBİSELİ ADAM  |||  
  DENİZ, BALIK, ENGİNAR VE ILDIRI  |||   Bugün sizi deniz, balık, tarih ve enginar cennetine ötürüyoruz. Buyrun şimdi Çeşme İlçesi'nin Şirin köyü Ildırı'ya.
  PROF'UN DERDİNE BAK   |||   Kendisine büyüten teyzesi hastaydı. Tıp öğrencisi olan genç kız hocasına fikir sormaya gitti ama aldığı teklif isyan ettirdi.
  Çeşme-Urla yolu tarih dolu  |||  
  ÇEŞME'DE TARİHİ OLAY  |||  
  DALYANKÖY  |||  
  ÇEŞME'NİN ÜÇ SAKIZI  |||  
  Doktor yurt dışından yeni gelmişti  |||   Genç çift, "Çocuğumuz olmuyor doktor bey" dedi. Tahliller yapıldı. sonuç olumsuzdu. Ama doktor öyle bir formül buldu ki...
  Ilıca’dan...Ildırı’ya   |||   Bu gezimizde Çeşme'den, Ildırı Köyüne kadar devam eden sahil yolunda bulunan doğal güzelliklerden bahsedeceğim.
  ALAÇATI  |||  
  BİR ASPİRİN HİKAYESİ  |||  
  DÜNYANIN YEDİ HARİKASI  |||  
  Kimse nasıl öldüğünü anlamadı  |||   Evlilik çekilmez hal almıştı. İkisi de birbirine bir kaşık suda boğmanın hesabını yapıyordu. Ama biri fırsatı kaçırmadı.
  ARKADAŞINI DOMUZ SANAN DOKTOR  |||  
  ÇEŞME’NİN SESSİZ KIYILARI  |||   MERSİN KÖRFEZİ, BÖĞÜRTLEN KÖRFEZİ
  Sekreterine aşık olan doktor  |||   Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen oldukça yakışıklıydı. Onu 1970’li yılların Amerikan filmlerindeki artistlere benzetirlerdi.
  AYA YORGİ  |||   Bu günkü gezimizde Çeşme’nin mavi bayraklı iki plajının yer aldığı doğa harikası kıyıları Aya Yorgi ve Ayasaranda’dayız.
  OVACIK  |||   Adını geniş ovalarından alan Ovacık, Çeşme’nin 4 km güneydoğusunda bulunan bir tepenin üzerinde yer alır.
  OSMANLI'DA İLK TÜTÜN YASAĞI  |||   19 Temmuz da yurdumuzda kapalı yerlerde sigara içme yasağı başlıyor. Tarihimizdeki ilk tütün yasağını merak ediyormusunuz ? İşte yanıtı..
  Çeşme'nin terkedilmiş köyleri  |||   Karaköy, Çeşmeköy, Laleköy, Zeytincik ve Alaşar Köyü Çeşme’nin tamamen terkedilmiş köyleridir.
  DOKTOR BELGİN HANIM  |||   Bu günkü yazımda genç bir doktorun başından geçen yaşanmış bir olayı anlatmak istiyorum. Belgin Hanım 70’li yıllarda kadın doğum doktoru.
  Para hırsı yüzünden hastayı öldürüyordu  |||   Bir yaşanmış sağlık olayı daha. Aslında skandal ama gözüne para hırsı bürümüş kaşarlı doktor, onun da içinden sıyrıldı.
  Çeşme'nin adı nereden geliyor?  |||   Antik çağlarda adı Cysus olan Çeşme, Ege Denizine doğru uzanan oldukça girintili çıkıntılı bir yarımda üzerinde yer almaktadır.
  Çeşme  |||   Çeşme’ye ilk olarak 1960’lı yıllarda gittiğimizi hatırlıyorum...
  GENÇ BİR DOKTORDU  |||   Genç bir doktordu. Yağmurlu bir günde acil bir müdehaleye çağırdılar. Gitti. Sancılı anneye müdehale etti ama...
  TARİH VE SANAT MÜZESİ  |||   İzmir Kültürpark içerisinde, çok değerli tarihi bulguların sergilendiği, çeşitli dönemlere ait kültür ve sanat eserleriyle tanışma olanağı veren güzel dizayn edilmiş çağdaş bir müze..
  DELİ HASAN   |||   Bu günkü yazımda tarihimizdeki iki ilginç olaydan bahsetmek istiyorum.
  Uyuşturucu ile mücadele günü  |||   26 Haziran uluslar arası uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele günü olarak kutlanır.
  İstanbul’a gittiğimde mutlaka...   |||   Doğu Roma imparatorluğu devrinde yapılmış olan Ayasofya ,günümüze kadar ulaşmış Bizans eserlerinin en ünlüsüdür.
  Ana Tanrıça Kenti METROPOLİS  |||   İzmir’in Torbalı ilçesi yakınlarında bulunan Metropolis antik kentine ulaşım kolay. Torbalı ilçesinin girişindeki kahverenkli levhaları izlemeniz yeterli.
  Hayırsız Ada ve 80 bin köpek  |||   Dr. Cem Aydemir yine tarihten birbirinden ilginç 8 olayı derledi. Hayırsız Ada ve Sürgüne gönderilen Köpekler bunlardan bir tanesi.
  Eskiden çorba nasıl içilirdi?  |||   Birazda tarihsel magazine ne dersiniz? Dünya tarihinin en pahalı yemeği nedir... Çorba içmenin de bir kuralı olduğunu biliyor muydunuz?
  AFKULE’YE YÜRÜYÜŞ  |||   Yürüyüş ve tarihi yerleri sevenler için Fethiye’de
  Prenses Ada‘nın muhteşem şehri ALİNDA  |||   Büyük İskenderin bile fethedemeyip kapısından dönmek üzereyken, davetle içeri girebildiği Prenses Ada ‘nın muhteşem şehri ALİNDA
  Doktor simsarları  |||   Beyler sokağında bir zamanlar doktorların üssüydü. Buralarda hasta başına simsarlara para ödeyen doktorlarda vardı.
  Tarihte ilginç olaylar  |||   İlk güzellik yarışması ne zaman niçin düzenlendi? Macar Kralları davetlilerin arabalarının tekerleklerini neden çıkartırmış.?
  SAİNT JEAN KİLİSESİ   |||   İzmir'in Şiirin ve tarihi İlçesi Selçuk'ta kalenin yanında ihtişamlı bir yapı var. Yolunuz düşerse mutlaka görün.
  Bir bebek hikayesi  |||   GERÇEK OLMAYAN BİR HİKAYE. Bu yazılanlar gerçek mi?... Biz "değil" diyelim, böylesi çok daha iyi...
  Eğitim Fuarı'nda 243 proje sergilendi  |||   İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bu yıl 6. kez düzenlediği eğitim olimpiyatı ve mesleki teknik eğitimler fuarı 105 okulun katılımıyla gerçekleştirildi.
  NAZARKÖY( BONCUK KÖY)  |||   Nazardan ve kem gözlerden bizi koruduğuna inandığımız Nazar boncukları İzmir'in burnunun dibindeki şirin bir köyde imal ediliyor.
  Emir Sultan Türbesi  |||   İzmir'i alırken şehit düşen ve halk arasında Emir Sultan olarak anılan Seyyid Mükerremiddin’in türbesi ziyarete açıldı.
  Doktor Yaşar Bey  |||   Ege Üniversitesini birincilikle kazanıp doktor oldu. Sonra bir uğursuz arkadaşı gelip başına çorap ördü. Tüm serveti gitti, doktor bitti.
  1940'lı yıllarda Çeşme ve Ilıca  |||   1940 yıllarında Çeşme'nin, merkeze bağlı Ilıca mahallesi, Ovacık, Çiflik köyleri ile Alaçatı ve Barbaros olmak üzere 2 bucağı vardı.
  İZMİR ATATÜRK MÜZESİ  |||   Bugün Atamızın İzmir'de çok severek kaldığı evi ziyaret ediyoruz. Haydi sizde buyurun üstelik ücretsiz..
  Buca'nın dört gülü  |||   Bu günkü gezi rotamız Kızılçullu su kemerleri, Hasan Ağa Bahçesi, Kaynaklar Gölet ve Kunduracı Çınarı.
  Doktor Mustafa Ziya Bey  |||   Kanunlarımız gereği 1983 yılına kadar kadar tıbbi gereklilik dışında hamileliğe son vermek yasaktı.
  ZÜBEYDE HANIM ANIT MEZARI  |||   Bu gün Anneler günü. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanımı da saygıyla anıyoruz.
  Kehanet merkezi Klaros’u gördünüz mü?  |||   İzmir’in güneyinde antik bir gezi yapmak için yola çıktık. Düşüncemiz Kolophon, Nation, Lebedos antik kentleriyle, Klaros’u görmek.
  Uyuşturucu bağımlılığı  |||   Yazarımız Doktor Cem Aydemir, Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı konusuna el atıyor. Nasıl anlaşılır, tedavisini yazıyor.
  ÇAMLIK TREN MÜZESİ  |||   Çamlık İzmir'in Selçuk ilçesinin köylerinden birisi olup,Selçuk, Aydın yolu-nun yedinci kilometresinde yer alır.
  Türkiye'de kaç antik kent var?  |||   Yurdumuzda 81 şehir var. Peki Anadolu'muzda kaç tane antik kent olduğunu biliyormusunuz? İşte yanıtı.
  Uyuşturucu kullananların tedavileri  |||   Bağımlılıktan kurtulmada en önemli faktör kişinin bırakmayı istemesi ve tedaviyi kabul etmesidir.
  İKİ DOKTORUN HİKAYESİ   |||   Değerli okuyucular 29 yıllık meslek hayatımda çok değişik insanlar, olaylar ve de doktorlar gördüm.
  Uyuşturucu ve madde bağımlılığı  |||  
  ANKARA CİNAYETİ - 2  |||   Daha önceki bir yazımın konusunu oluşturan Ankara Cinayetiyle ilgili pek bilinmeyen bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum.
  Kayaköy'den ölüdeniz'e yürüyüş  |||   Çam ormanları arasında, kuş sesleri ve harikulade manzaralarıyı seyrederek sekiz kilometre yürümek ister misiniz?
  ANKARA CİNAYETİ  |||   Dr. Cem Aydemir Cumhuriyet tarihimizin en esrarengiz olaylarından birisine ışık tutuyor bu hafta..
  Fethiye Gemiler Adası  |||   Yazarlarımızdan Cem Aydemir, Fethiye'deki Gemiler (Saint Nicolas) Adası'nı anlatıyor.
  Antik Liman Kenti PHASELİS  |||   Akdenizde Antik Bir Liman Kenti PHASELİS
  MAZİMDEKİ KÜÇÜKYALI (1960 'lı yıllar)  |||   İzmir'in sembol noktalarından Eski Küçükyalı'daki Köşk sineması tariflerin odak noktasıydı.
  Karantina'dan Küçükyalı'ya Bir İzmir Nostaljisi  |||   Yalı sözcüğü, deniz kıyısını anlamına geldiği gibi buralara yapılmış iki veya üç katlı evleri tanımlamak için de kullanılır.
  Osmanlı zamanında İlginç yasaklar  |||   Bu gün seçim günü. Alkollü içki kullanımı ve satışı yasak. Peki Osmanlı zamanında bunun gibi ilginç yasaklar var mıydı? Bir göz atalım isterseniz..
  Kemeraltındaki sebiller  |||   Yazarlarımızdan Cem Aydemir, geçmişimizde sebillerin yeri ve İzmir’de halen yaşayan sebiller hakkında yaptığı araştırmayı sizlere aktarıyor.
    |||  
  Latife Hanım anı evi  |||   Dr. Cem Özdemir sizler için İzmir'de aslına uygun olarak restore edilen ve müzeye dönüştürülen Latife Hanım Köşkü'nü gezdi.
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
İbrahim IRMAK Yazıyor
Halı tamam, koltuk takımı bekliyoruz  - 17.05.2012 Evlenecek olanlar üzülmesin. Foça'da deniz dibinden halı,  Bodrum'un sosyete koyu olarak bilinen Göltürkbükü'nde plastik sandalye, şezlong, kapı ve araç lastikleri çıktı. bunlar bize yetmez. Koltuk takımı bekliyoruz. Mümkünse ceylan derili olsun...
Evlenecek olanlar üzülmesin. Foça'da deniz dibinden halı, Bodrum'un sosyete koyu olarak bilinen Göltürkbükü'nde plastik sandalye, şezlong, kapı ve araç lastikleri çıktı. bunlar bize yetmez. Koltuk takımı bekliyoruz. Mümkünse ceylan derili olsun...
Gazeteciler_gasteciler_haberhurriyeti
camavlukozak_mandra
Mesut_Tim_Kahramanlar
at yarislari
BAFİ K-9 KÖPEK ÇİFTLİĞİ
uyusturucu_dosyasi
Roportajlar
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti