Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
22 Mayıs 2012 Salı Sık Kullanılanlara Ekle   Kullanıcı Girişi     Künye ve İletişim    RSS            Site içi arama :     
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Şehir ve Başkan
Spor
Kültür Sanat
Sağlık
Turizm
Magazin
 Beğen
Facebook Bizi Beğenin
Video Haber
HAKKARİ'DE EĞİTİM-SEN'DEN GREV ÇAĞRISI
TRABZONSPOR ALPER’İ ALMAKTA KARARLI
YÜKSEKOVA'DEKİ CİNAYETE 4 TUTUKLAMA
DİYARBAKIR'DA ÇATIŞMA: 5 GÜVENLİK GÖREVLİSİ YARALI
İTALYA'DA 6 ŞİDDETİNDEKİ DEPREM 6 CAN ALDI
BİNGÖL'DE ÇATIŞMA ÇIKTI
SOKAK KÖPEKLERİNE ZEHİRLİ KIYMA VERDİLER
POLİSE HEDEF ALANLARA TEPKİ
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
Nahit DURU
Dr. Mehmet Fuat ABUT
Zeynel KOZANOĞLU
Köpekleri Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Köpek dediğimiz hayvanları ne kadar tanıyorsunuz? Bu hayvanların adını hakaret için kullanmak ne kadar yerinde?
21.05.2012
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Gölgeler Sergisi
Neslihan Karaağaç, Gölgeler sergisini, 24 Mayıs 2012 Saat 18.30’da İstanbul’un seçkin galerilerinden Beyoğlu Pi Artworks’ta açıyor.
17.05.2012
Metin AYDINOĞLU
Ömründe hiç karı görmedin mi ?
(*) Kusura bakmayın bu kelimeyi, yurdumun abazaları sık kullanır. Onlar bu yazıyı zaten okumazlar, anlayacakları dil sadece bu, o yüzden kullandım, pardon...
21.05.2012
Hülya SEZGİN
40 dakika+28 yıl = Savaş Simitli
İlk kursiyerim geldi. Yaşlı ve tatlı bir bayan. "Kaç kursiyeriniz" var dedi. Bir an kimse "Daha kayıt olmadı" desem belki gidecekti. Birden ağzımdan 3 kişi deyiverdim...
15.05.2012
Dr. Cem AYDEMİR
Akın Kamacıoğlu
Barış Kudar
Hesaplar!..
Bugünlerde milyonlarca insanın ilgilendiği ve merakla beklediği bir gelişme Memur maaş zamları…
16.05.2012
Özlem ABUT
Vefasız mı, ''Yüce''mi bu millet?
Atamıza vefa borcumuzu öderken büründüğümüz ''cimri'' hallerimiz nedendir? Ulu önderimize anarak hakkımızı ödeyebilir miyiz?
21.05.2012
Av. Burhan ÖĞÜTCÜ
Prof. Tevfik DALGIÇ
Sedat KAYA
Yalçın KAMACIOĞLU
Beyhan BİÇKİN
POLİSE SALDIRINA MADALYA MI VERİYORLAR?
Bazen, "Acaba polise saldırana gizliden gizliye madalya filan mı veriyorlar da bu millet durup durup polise saldırıyor" diyorum.
20.05.2012
Maruf EVREN
Skip Navigation Links.
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
  
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Paylaş | Yazdır | Arladaşına Gönder Balbay'ı okulunda düşündüm..

Mustafa Balbay'ı okulunda düşündüm..

Ege Üniversitesi'nde, “Cumhuriyet ve Basın” konulu panele katıldık. Balbay'ın mezun olduğu E.Ü. İletişim Fakültesi öğrencileri anfiyi doldurmuş bizi dinliyorlardı.


TATLI adamdır bizim Dondurmacı Hüseyin.. Çeşme’de ülke çapında meşhur, büyük bir marka olan “Rumeli Pastanesi”nin sahibidir. Ailece yaptıkları sakızlı dondurmayı tatmak için Sakız’dan kafileler halinde Yunanlı dostlar gelir daima. Dondurmacı Hüseyin, “Vallahi ağabeyciğim seni yalnız bırakmam, üniversitedeki paneline ben götüreceğim” dedi, böylece arabasına atlayıp çok keyifli bir Cumhuriyet Günü geçirdik.
Ege Üniversitesinde İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Başkan Yardımcısı ve “Kalem” isimli nefis bir gazetenin yaratıcısı, Ege Ajans Haber Merkezi Müdürü Y.Doç.Dr. Oğuzhan Kavaklı’nın misafirperverliğine şükran duyarak, “Cumhuriyet ve Basın” konulu panele katıldık.
Gerçekten üniversite ortamını çok beğendim. Cumhuriyet’e bir kez daha inandım. İçinde bulunduğumuz Cumhuriyet’in sinsice tahrip edildiği hüzünlü günlerde, çok saygın ve çalışkan Rektör Prof. Candeğer Yılmaz’dan tüm öğrencilerine kadar Ege Üniversitemizin tümüyle “Cumhuriyetçi” olduğunu hissetmem, beni ferahlattı..

ANLAMLI ETKİNLİKLER

Ege Üniversitesi, 29 Ekim’den başlayarak 13 Kasım’a kadar sürecek, çok geniş, her fakülteye yayılan, büyük öğrenci kitlesini kucaklayan etkin ve anlamlı bir program uyguluyor. Program, kalınca bir kitapçık olarak bastırılmış. 15 gün içinde tam 70 etkinlik ayrıntısıyla sunulmuş. Yani, üniversite kampüsünün her gün her köşesinde etkinlik var. Resim sergileri, fotoğraf sunumlarnı, tiyatro gösterileri, paneller, konferanslar, bisiklet turu organizasyonları, musiki ve klasik müzik konserleri, folklor gösterileri, fidan dikimi törenleri birbirini izliyor.
Kampüsün her yerinde Türk bayrağı, Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet bilinci dalgalanıyor. Vallahi insanın yeniden öğrenci olacağı geliyor. 1976’da Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduğum üniversitem ile gurur duydum. İçimde gittikçe büyüyen Cumhuriyetimle ilgili endişe ve acı, geçici olarak biraz hafifler gibi oldu. Belki bu ülke kurtulur diye ümitler yeşerttim.
Dondurmacı Hüseyin, ikide bir, beni dürtüyordu.. “Abi, bu millet ölmez diye hep söylemiyor muyum sana, işte bak gör!..” diyordu. Panel esnasında öğrenciler arasında koltuğuna yayılıp kurulmuş olan Ege’nin bu ünlü dondurmacısı bayağı keyifliydi doğrusu.

SAYGIN REKTÖR

Rektör Candeğer Yılmaz’ın görüşleri şöyle:
“- Cumhuriyet sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda bir kültür ve bir arada yaşama terbiyesidir. Modern toplumlarda bir arada ve barış içinde yaşamak, ancak yurttaşlık bilinç ve sorumluluğu ile olanaklıdır. Bu nedenle Cumhuriyete sahip çıkmak ve geliştirmek yurttaşlık bilinç ve duygusunu geliştirmek ile mümkündür..
Onun için modern Türkiye’nin mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak da, sadece bir lideri anmakla sınırlı olmamalıdır. O’nu anmak, aynı zamanda Cumhuriyet ve Muasır Medeniyet ideallerini topluma ikna edici bir şekilde aktarmaya yardımcı oluyorsa anlamlı olacaktır.
Bu düşünce ve inançtan hareketle, “Cumhuriyet ve Atatürk Günleri” etkinliklerini yerine getirilmesi gereken zorunlu törenler olmanın ötesinde bir anlayışla düzenlemeye çalıştık. Geniş bir zaman dilimine yayılan etkinlikler boyunca Ege Üniversitesi kampüsünde ve Konak’ta bulunan Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek çok sayıda etkinlikte farklı bakış açısı ve anlayışlara yer vermeye özen gösterdik.”
Rektörün görüş ve dilekleriyle, ekibi, öğretim üyeleri ve öğrencileriyle birlikte yaşama geçirdiği etkinliklerin birbirini tamamlamasına şahit olmakla, gerçekten içim ısındı, ülkemiz adına, İzmir adına, Ege’miz adına kendisine saygı ve sevgilerimizi sunarız.

CUMHURİYET VE BASIN

Konuşmacı olarak katıldığım “Cumhuriyet ve Basın Paneli”, kampus içindeki Mötbe Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Salonu dolduran bir öğrenci kitlesi önünde, Prof.Zeki Arıkan, Doç.Oğuzhan Kavaklı ve ben konuştuk. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sevgili Atilla Sertel toplantıyı yönetti.
Konuşmamda 10 Temmuz 1926 tarihli “Köylü” gazetesini dinleyicilere gösterdim ve elden ele gezdirdim. İzmir’de Mehmet Refet tarafından yayınlanan bu gazetenin çok renkli baskıs büyük ilgi çekti. İzmir’de Natikyan Matbaası’nda basılan, manşetinde “Pazartesiden başka her gün çıkar. Açık Türkçe yazan, ahali dostu Türk gazetesidir” yazılı olan gazetenin, manşet kenarındaki kutularında ise “Tarlada izi olanın harmanda yüzü olur” ve “Kuvvet ve para sapanın sapındadır” şeklinde iki büyük yan manşetler vardı. 
Gazete ilgi çekti dedim, ama bu gazetenin 15 Mayıs 1919’da başlayan Yunan İşgali’ni tüm gücüyle desteklediğini, kurtuluş savaşımıza karşı çıktığını, Cumhuriyetin ilanından sonra sahibi Mehmet Refet’in 150’liklere dahil edilerek sürgüne yurt dışına gönderildiğini, uzun yıllar sonra affedildikten sonra süklüm püklüm yurda dönüp sessice yaşayıp ölüp gittiğini söylediğimde, salonu dolduran büyük öğrenci kitlesi hayretle karışık bir infial içinde oldu. Demek ki basının ambalajı değil, içeriği ve fikri önemliymiş..

BASIN TARİHİ

Panelde kitleye gösterdiğim ikinci belge ise, 9 Eylül 1928 tarihli Yeni Asır gazetesiydi. Tümüyle kırmızı olan gazete eski Türkçe harflerle basılmıştı, sadece manşeti, içindeki bir iş ilanı ile başyazarı Ali Şevket’in (Bilgin) yazısı, yeni Latin harfleri ile basılmıştı. Çünkü iki ay sonra 3 Kasım 1928’de “Türk Harfleri Kanunu” kabul edilecekti. Yeni Asır bu kanundan önce, İzmir’in kurtuluş günü, yeni harflere geçme denemesi yapmıştı. Manşet şöyleydi: “Altı sene evvel, bu gün Türk süvarileri yalın kılıç kordon üzerinden göründüler. İzmir kurtuldu. Kurtulan yalnız İzmir değildi, bütün vatandı”.
Başyazar Ali Şevket ise, yeni harflerle yazdığı makalesinde “Batılı devletlerin, özellikle Fransa’nın Türk Devrimi’ni anlamamasını eleştiren anlamlı bir yazı kaleme almıştı.
Bu gazete de öğrencilerce ilgi ile izlendi. Konuşmacılardan Prof.Dr.Zeki Arıkan, uzmanı olduğu İzmir Basın Tarihi üzerine değerli bilgiler verdi, Doç.Dr.Oğuzhan Kavaklı ise medyamızın içinde bulunduğu sorunları ayrıntılarıyla gözler önüne serdi. Panel yönetmeni Atilla Sertel, Silivri’de günlerdir tutuklu olan bu üniversitenin İletişim fakültesi mezunu gazeteci Mustafa Balbay’ın güzel özelliklerini anlatarak, onun bizlerden mektup beklediğini belirtti.
Dedim ya.. Hem panel, hem de kampüste gördüğümüz etkinlikler içimizi ferahlattı. Panel öncesi Mötbe yanındaki kantinde çaycıdan kalemini ödünç almıştım. Panel dönüşü vakit kısıtlı olduğu için, kalemi vermek için Oğuzhan hocaya teslim ettim. Kalemini bana ödünç veren çaycıya da, beni panele getirip götüren Dondurmacı’e de teşekkür ediyorum.
Ege Üniversitesi bir vatandaş olarak göğsümüzü kabarttı..

VE MUSTAFA BALBAY

Panel esnasında, söz bende değil iken hep Mustafa Balbay'ı düşündüm.. Paneli yöneten Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atila Sertel de konuşmasında israrla Mustafa Balbay'ı gündeme getirerek, bu sevgili arkadaşımızın Silivri Cezaevi'nde bizlerden mektup beklediğini ve sık sık jimnastik yaparak ruh ve beden sağlığını korumaya çalıştığını ve kitap yazma işiyle avunduğunu belirtti.

İçim acıdı.. Haksız biçimde hapse atıldığını düşündüğüm Mustafa Balbay'ın kibar ve sevimli yüzü gözümün önünden gitmedi. Daha çok genç bir gazeteci iken ona sempati beslerdim. Nice meslekdaşı gibi atılganlığında kabalık yoktu, kibar bir gazetcilik dürtüsü içindeydi. Kitaba, edebiyata, hayata meraklı bir genç gazeteciydi. Emekçi ruhluydu.
En son 2008 yılı yazında Çeşme Kilisesi içinde görmüştüm onu. Çocuğunu omzuna almış öyle geziniyordu. Benim imza günüm vardı orada. Yanımdan geçerken, “Yaşar abi, Bodrum'daydım. Halikarnas Balıkçısı'ndan söz açılmış iken kulağını çınlattık” demişti. Arkasından genç eşi, galiba bir çocuğu daha gelmekteydi. İmrendim ona, nazar değmesin dedim. Güzel bir ailesi vardı, mutluydu, halkının yanıbaşında mücadele verdiği için inançlıydı..

Panelde konuşurken, Balbay'ın mezun olduğu E.Ü. İletişim Fakültesi öğrencileri anfiyi doldurmuş bizi dinliyorlardı,öğrencileri izledim. Sizin bu sıralarınızda okumuş bir ağabeyinizdi Mustafa Balbay diye bağırasım geldi. Onlara Balbay'ın özelliklerini anlatmak isterdim. Konumuz Cumhuriyet idi..
Cumhuriyet konusunda, Cumhuriyet yazarı, hapiste çürüyen Balbay'ı anlatmak, onu savunmak, onunla birlikte olmak anlamlıydı..
Ona mektup yazsam, acaba verirler miydi?.. Gazetesine yazsam basarlar mıydı?.. Bütün bunlar soru işaretiydi.
Öylese elimden ne gelirse onu yapmalıydım. Ibrahim Irmak'ın “haberhürriyeti” sitesinde yayınlasam, böylece azıcık ferahlasam, Balbay'a sesimi duyurarak belki onu biraz sevindirsem istedim.

Şimdi Balbay hakkında boyumdan büyük bir iki laf etmek istiyorum.
Balbay, gençliğinde sıkı solcuydu, hala öyledir.
Şimdi, “Anti-Emperyalist Kemalizm” inancı ile bu solculuğunu daha da güçlü kılmıştır.
Ama bir tek benim fark edebileceğim bir başka süreç daha yaşanmıştır, Balbay'ın yakın tarihinde..
Balbay, geçen 20 sene içinde dışarısını, başka alemleri, özellikle Türk Dünyası'nı da yakından izlemiş, Orta Asya'yı adımlamıştır.
Balbay, sanırım ki, bu devri aleminde “Türklüğü” de keşfetmiştir. Hemde ülkesi PKK saldırganlığı ile inlerken, vahşi Emperyalizm azgınlıkla Irak'ta, İran'da, Anadolu'da Kürt Milliyetçiliğini alabildiğine desteklerken bu süreci yaşamıştır...
Balbay, Sovyet veya Çin etkisindeki klasik sol racon gereğince 1970'lerden beri küçümsenen Türklük'ün, daha kötüsü silahlı sağın elinde bir azgın pala olan Türkçülüğün; aslında imparatorluk çöküp yeni ulusal devlet yükselirken ve de ümmetten millete geçerken bir ulusal diriliş ve savunma enerjisi görevi yaptığını, kurtuluş savaşında ve yeni cumhuriyette bu kavramın ve fikrin “ana motor-düşünce” olduğunu ve bu enerjinin gücüyle, tarihiyle, folkloruyla, kültürüyle, edebiyatıyla, tüm dünyaya yayılmış binlerce yıllık Türk Dünyası'ndan kaynaklandığını ve günümüzde Anadolu'ya ve Türk diyasporasına örgütsüz ve öndersiz biçimde yayıldığını fark etmiştir.
Sol, Kemalizm ve Türklük..
Ve, bunların Anti-Emperyalist potada birlikte yorumlanması..
İşte Balbay'ı hedef yapan 3 temel kavram ve bir eylemlilik..

Bence darbeci ve cuntacı olduğu için değil, bu 3 değeri fark edip onları güzel konuşması ve yazması ile anti-emperyalist bir potada halkının savaşımına sunduğu için Balbay'ı suçlu ilan ettiler.. Onu suçlu ilan eden Emperyalizm'dir.. Daha mahkeme safhası başlamadan yargı sürecine müdahale edenler, bu güzel insanı medyada vatan haini darbeci ilan edenler, zaten Amerika'nın Avrupa'nın içimizdeki ajanları değil midir?..

Sol, Kemalizm ve Türklük..
İşte onlara göre gerçek tehlike bu bileşimdir..
Bence gerçek bu..
Belki Balbay bile bu teşhisime katılmayabilir..
Ama tarihi ben yazarsam, bunu, işte böyle yazarım.
Neymiş?.. Balbay Ergenekoncu, darbeciymiş..
Güldürmeyin adamı..

Balbay iki sebebten darbeci olamaz..
Birincisi o sevimli insan, bir karınca ezmezdir. Darbeci kan dökmeyi göze almış, kafesinden fırlamak isteyen kaplansı kişiye denir..

İkincisi, gazeteciden darbeci olmaz.. Balbay, bazı gizli işlere girmiş ise gazetecilik görevi, istihbarat amacı ile bazı kişilerle oturup konuşmuştur. Darbeci veya doğru tanımı ile “ihtilalci”, kendisine en yakın gazeteciye bile zırnık bilgi koklatmaz. Çocuk oyuncağı mı bu iş?..
Balbay, çocuk ruhlu bir çelebidir..



Yazının Yorumları
Serhat Karaaslan - diyorki : " Mustafa Balbay'a acil Özgürlük !!!! "
Bravo, Sevgili Yaşar AKSOY.Böyle Vatansever aydınlarımıza sahip çıktığınız için....
14.11.2009 17:17:13
Kenan Tayanos - İzmir diyorki : " Mesaj "
Ya istiklal, ya ölüm..
14.11.2009 16:35:32
bucalı neco - ankara diyorki : " isimleri duymuştum "
Köylü gazetesi ve mehmet refet ismlerini duymuştum..Yazınızdan detayını ambalaj ve içeriğini öğrendim.Teşekkürler Yaşar Bey..
13.11.2009 17:31:54
bucalı neco - ankara diyorki : " isimleri duymuştum "
Köylü gazetesi ve mehmet refet ismlerini duymuştum..Yazınızdan detayını ambalaj ve içeriğini öğrendim.Teşekkürler Yaşar Bey..
13.11.2009 17:31:16
fehime özdemir - İzmir diyorki : " Balbay'a Saygılar "
Yazınızı okuyunca azıcık benim içim de ferahladı. Yüreğinize sağlık.
12.11.2009 12:15:50
Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Gölgeler Sergisi  |||   Neslihan Karaağaç, Gölgeler sergisini, 24 Mayıs 2012 Saat 18.30’da İstanbul’un seçkin galerilerinden Beyoğlu Pi Artworks’ta açıyor.
  Yılın Karşıyakalıları  |||   Karşıyakalı Sivil Toplum Kuruluşları’na teşekkür ediyorum. Biz, bize selam verenlere şükran borçluyuzdur.
  Anneler günü  |||   Yaşar Aksoy, tanınmış Araştırmacı-Çevirmen Nazif Bozatlı ile “Anneler Günü Tarihçesi”ni ve kendi annesi Simavlı Sabahat Hocanımı konuştu.
  Balıklıova Köy Tiyatrosu’nu alkışlıyoruz  |||   “Balıklıova Köy Tiyatrosu” kuruldu... Prof. Semih Çelenk yönetimindeki oyuncular Rumuz Goncagül’ü sahneliyor..
  Gediz Üniversitesi’nde fotoğraf şöleni  |||   Ünlü gazeteci ve televizyoncu Korcan Karar, Gediz Üniversitesi’nde fotoğraf sergisi açtı. Ustası Zeki Pordoğan konferans sundu.
  Halikarnas Balıkçısı’na merhaba  |||   Halikarnas Balıkçısı Anadolu’da yaşayan halkımıza uygarlık, çağdaşlık ve evrensel-ulusal-barış yolunda ışıltılı bir “düşünce hazinesi” sunmuştur..
  Karşıyaka 8 yılda çağ atladı  |||   Karşıyaka Belediye Başkanı yürürlüğe soktuğu 250 projeyi sundu.. Bu yaptıklarına sahile tramvayı eklesin Bana yeter..
  Çiftlikköylüler..  |||   Bizim Çeşme Kartal-Pençesi Beşiktaşlılar camiasında, Atilla abi ve Süleyman Atagöz abi, “Çiftlikköylüler” kod ismi ile tanınırlar.
  Atilla Sertel’in adaylığı..  |||   İki azgın gurup iktidar kavgasında yumurtaları tokuşturmuşlar, bir tarafın yumurtası çatır çatır çatlamıştı.
  Balbay’ın milletvekili adaylığı  |||   Mustafa Balbay milletvekili adaylığını açıkladı. Yeni bir Kasım Gülek, yeni bir Ecevit, yeni bir Kılıçdaroğlu gelmiyorsa, alnımı karışlayın..
  Yahya Kemal Ergenekoncu mudur?  |||   7 Mart 2011 Pazartesi günü, İzmir’de Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Anıtı önünde İzmirli gazeteciler olarak toplandık, olan biteni Hasan Tahsin’e şikayet ettik.
  Okuyucudan özür diliyorum..  |||   Haberhürriyeti okuyucularından öncelikle özür dilemem gerek.. Tam tamına Ağustos ayından beri ortalarda gözükmüyorum.
  Balıkçının Balbay'ı  |||   Gazetemizde daha önce Çeşmeli bir balıkçının Mustafa Balbay sevgisini yazan yazarımız Yaşar Aksoy, şimdide Balbay'ın o balıkçı için ne dediğini yazdı.
  Yüzbaşı Selahattin’in yoldaşı..  |||   Yüzbaşı Selahattin’in Romanı, İlhan Selçuk tarafından kaleme alınarak yayına hazırlanan bir kurtuluş savaşı belgesel romanıdır.
  İzmirlilerin İstanbul dayanışması  |||   İzmir’de doğdular, meltem kokusuyla büyüdüler sonra rüzgar onları İstanbul'a savurdu. Yıllar sonra buluştular ve bir dayanışma gurubu kurdular.
  İstanbul'daki anam  |||   Bir süredir İstanbul'dayım.. Ama gözlerimin önünden hep rahmetli anam akıp geçmekte.. Anneler Günü için bir şiir yazdım.. Okuyucularımla paylaşmak isterim..
  İzmir Kitap Fuarı’na merhaba!  |||   Bu yılki TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nın “Onur Konuğu”nu önce size tanıtmalıyım. YÜKSEL PAZARKAYA...
  İzmir'i kim yaktı?  |||   İzmir'le ilgili dev bütçeli bir dizi filmde ortaya atılan iddialar ilk değil. Çeşitli mekanlarda son zamanlarda gündeme gelmeye başladı.
  Manisa Mesir’i 470 yaşında  |||   Kanuni’nin annesi Hafsa Sultan’ın hastalığını tedavi etmek için “Merkez Efendi” isimli bir bilgin tarafından yaratılan Mesir Macunu 470 yaşında
  Balıkçı'nın Balbay sevgisi..  |||   - Sana soruyorum.. Şu Balbay var ya.. Ne yaptı bu çocuk?.. Ne güzel anlatırdı NTV'de.. Emin Çölaşan, Yavuz Donatla konuşurlardı.
  Güldal Mumcu'ya içim acıdı..  |||   Benim için "Uğur Mumcu", tıpkı İzmir'de kuvayı milliye'nin ilk kurşununu atan Gazeteci Hasan Tahsin gibi bir vatan şehididir..
  Tekel Direnişi  |||   Binlerce el buluştu. Tek el oluştu. Yumruklar kaynaştı. Tutuşturdu vatanı işçiler..
  Gazeteciler Günü..  |||   Her 10 Ocak günü Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlarız.. Bir yıl boyunca harcadığımız emeğin karşılığını da, Hasan Tahsin Ödülü'nü kazanınca görürüz..
  Yılbaşı Geyiği..  |||   Laz feminist ne yapmış? Yılbaşı neden 1 Ocak'tır? Peki nasıl kutlayacaksınız: 1-Adam gibi mi? 2-Hayvan gibi mi? Yoksa, 3-Ot gibi mi?
  İzmir'in Kimliği  |||   Uygarlık, ilk kez bu kentin rıhtımından kalyonlara yüklenerek denize açıldı. Çünkü Antik çağda bilimin, felsefenin, şiirin, sanatın, mimarinin merkeziydi bu kent.
  Bayram gülücükleri..  |||   Meğerse ben, 30 yıl kadar asık suratlı dolaşan, yazıp çizen biriymişim. Halbuki çok matrak adamımdır.. İçimden şamata, gırgır, makara gırla gider...
  Yılmaz Özdil'i hala okumadınız mı?  |||   Yazı işlerinde en alt düzeyden emek harcamaya başladı. Kısa sürede Genel Yayın Yönetmeni oldu. Çalışkan, sağlam karakterli idi..
  Balbay'ı okulunda düşündüm..  |||  
  CUMHURİYET BİLİNCİ  |||   Çocuklarımızı korumanın yolu Cumhuriyet'i korumaktan geçer. Cumhuriyet atalarımızın mirası, önderimiz Atatürk'ün ilkeleri üzerine kurulu var olma bilinçimizdir.
  KUVAYI MİLLİYE SÜVARİLERİ...  |||   Yaşar Aksoy, Çeşme'de Kuvayı Milliye kitabını imzaladı ve ''Çeşme Kıyılarında Kuvayi Milliye'' adlı bir konuşma yaptı.
  DİRİLİŞ EKONOMİSİ  |||  
  ECZACIBAŞI VE ŞİFA ECZANESİ  |||   Rahmetli annem, “Aç bakayım ağzını.. Ferit Dede verdi bak.. Sana iyi gelecek.. Pehlivan gibi olacaksın” deyip ağzıma bir kaşık balıkyağını boşaltıverirdi. İnanır mısınız?
  Kartal yuvası Çeşme  |||   Türkiye’nin her yeri kartal yuvasıdır.. Yaşadığım Çeşme de güçlü bir kartal yuvasına sahiptir.
  Hasan Tahsin’in Anlamı  |||   Gazeteci-Yazar Yaşar Aksoy, İzmir’in işgali sırasında Hasan Tahsin’in halkı direnişe çağıran konuşmasını anlattı.
  Kuvay- ı Milliye turlarım başlıyor   |||   Bu yıl, Kültür ve Turizm Bakanlığımızca Kurtuluş Savaşı'mızın 90.yıldönümü anısına “Kuvayı Milliye Yılı” ilan edildi.
  Kuvayı Milliye Yılı Şiirler  |||   Kuvayı Milliye şiirlerimi her gün sitemizin tiryakileri ile paylaşacağım
  Sonsuz Adam  |||   Yenigün Gazetesi Kültür Sanat Yönetmeni Tufan Aksoy, İzmirli Gazeteci Yazar Yaşar Aksoy'la harika bir röportaj yapmış.
  Çanakkale kutlaması  |||   Ege’mizin güzide deniz gücü “Güney Deniz Saha Komutanlığı”, Çanakkale Deniz Zaferi anısına görkemli bir program hazırladı.
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
İbrahim IRMAK Yazıyor
Halı tamam, koltuk takımı bekliyoruz  - 17.05.2012 Evlenecek olanlar üzülmesin. Foça'da deniz dibinden halı,  Bodrum'un sosyete koyu olarak bilinen Göltürkbükü'nde plastik sandalye, şezlong, kapı ve araç lastikleri çıktı. bunlar bize yetmez. Koltuk takımı bekliyoruz. Mümkünse ceylan derili olsun...
Evlenecek olanlar üzülmesin. Foça'da deniz dibinden halı, Bodrum'un sosyete koyu olarak bilinen Göltürkbükü'nde plastik sandalye, şezlong, kapı ve araç lastikleri çıktı. bunlar bize yetmez. Koltuk takımı bekliyoruz. Mümkünse ceylan derili olsun...
Gazeteciler_gasteciler_haberhurriyeti
camavlukozak_mandra
Mesut_Tim_Kahramanlar
at yarislari
BAFİ K-9 KÖPEK ÇİFTLİĞİ
uyusturucu_dosyasi
Roportajlar
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti