28.09.2009 12:45:00
Başıboş hayvan sorunu gelişmekte olan ülkelerde aynı şekilde seyrediyor. Gelişmiş ülkelerin başıboş hayvana yaklaşımı bizden farklı.
Başıboş hayvan sorunu gelişmekte olan ülkelerde aynı şekilde seyrediyor. Gelişmiş ülkelerin başıboş hayvana yaklaşımı bizden farklı.
Başıboş hayvanlarla mücadelede sadece kısırlaştırma üzerinde durmak ve bunun nasıl uygulandığını tartışmak yapılan bir yanlışın tespitini sağlayabilir. Sorunun çözümünü sağlayacak saptamalardan uzaklaştırır.
Kısırlaştırma bu sorunun çözümünde çözüm müdür? Bunu iyi saptamak gerek. Hayvan alınsın operasyon öncesi kontrolü yapılsın sonra gerekenler yapılsın. Sokağa salınsın. Sadece saptanan bir soruna sanal çözüm üretmektir. Dünyada sorunu bu şekilde tek taraflı bakarak çözmüş ülke ismi verebilecek var mı?
Bunun ne işe yaradığını biraz irdeleyelim. Belediyelere aşı ilaç satılacak. Belediyelere yem satılacak. Isırılan insanlara aşı serum ithal edilip uygulanacak. Sonrasında hayvanlar sokaklarda yine ezilecek. İnsanlar yine ısırılacak. Hayvanlar yine hastalıklara açık bir şekilde aç susuz yaşam mücadelesi verecek.
Benim burada gördüğüm sahipsiz hayvanlar üzerine kurulu rant düzeni. Bu düzen içinde kimse ne hayvanların durumunu sorguluyor ne de hayvanların düştüğü bu durumdan dolayı insanların yaşadığı sağlık sorununu.
Hiç kimse ya da kurum bu hayvanların kaynağını araştırmıyor. Kaynakta mücadeleyi ön plana çıkarmıyor. Kaynak sokakta yaşayan hayvanlar mı acaba? Sokakta yaşayan hayvanların yiyecek kaynakları sınırlı. Sınırlı kaynakla sonsuz yaşam olmuyor. Sınırlı yiyecek kaynağıyla zaten nüfus artışı kendisini otomatikman sınırlıyor. Peki, o zaman o hayvanlar sahipsiz hayvan tanımını nasıl alıp, bunca yapılan kısırlaştırmaya rağmen başıboş hayvan nüfusu aşağıya çekilemiyor?
Yekta Ünsal
Veteriner Hekim
Hayvan Hakları İçin Veteriner Hekimler Derneği
Haberhurriyeti.com / DOST HABER
|