03.08.2009 11:00:00
Tuna bizim dostumuz... Ama büyük dertleri var. Dilini anlamayan sevenlerine vede sevmeyenlerine bakın nasıl sesleniyor.
Yarı baygın, aslında yarı ölü getirildiğim klinikte beni suya sokup yıkamaya çalıştıklarında, nefes aldığımı fark ettim. Aslında günlerdir sokaklarda aç, susuz ölüme terk edildiğimde bile nefes almaya, ısrarla bana verilen yaşama hakkına sahip çıkmaya çalışıyordum.
Ne zaman ve neden terk edildiğimi hatırlamıyordum. Aslında hatırlayamadığım o kadar çok şey vardı ki. Adımı, yaşadığım yeri, nerede yatmayı sevdiğimi, belki de istemediğim halde beni yaşamak zorunda bıraktıkları evimi, ne yemeği sevdiğimi. Hatırladığım, yaralarımda yaşama imkanı bulmuş yüzlerce kurtçuk, onlarca kene, onlarca pirenin üzerinden sıyrılıp giderken, acıma hisleriyle bakan insanlardı.
ÖLÜMÜN KIYISINDAN GEÇİŞ
Ölümün kıyısından bu geçiş benim yüreğimde de yaralar açmıştı. Bu insanların emekleri artık tükenmekte olan vücudumun tüm uzuvlarını yeniden gözden geçirmem için beni uyarmaya başladı. Korku, acı direnmemi engelliyor. Bu insanlarsa benim hayata dönmem için diretiyorlardı. Sokakta pişmiş yaralarım kurtların yiyeceği olmuşken, kaburga kemiklerim derimden fırlayacakmış gibi dururken, zorla çiftleştirilmiş olduğumu hatırladım. Bütün bu acıların arasında belki de içimde bebekler kıpırdayacak, benim bedenimde can bulacaklardı. Bunları geçmişte sağlıklı günlerimde yaşamak isterdim. Ama bu halimi görünce o doğanın içimdeki bu kıpırdanışlarını istemiyorum. Bu dünyaya hayvan bebekler vermek istemiyorum.
BEDENİMİ KURTARDILAR
Başımda günlerce bekleyip beni hayata döndürmeye çalışan bu insanlar yaralarımı sararak bedenimi kurtardılar. Yine de onlara insan oldukları için güvenmekte zorluk çekiyorum. Dilimi anlamıyorlar. Ama onlar güvensizliğimi gözlerimden anlıyorlar. Sanırım ölümün kıyısından değil, içinden geçmişim. Bunu karnım doyunca fark ediyorum. Yine de bu insanlara zorla kuyruk sallıyorum. Oysa hatırladığım şeyler arasında coşkuyla, sevinçle kuyruk salladığım günler vardı. Beni terk eden insanlara bile sevgimi, dostluğumu sunuyordum. Sanki tekrar sokaklara dönecek, tekrar o acıları yaşayacakmışım gibi hissetmek, beni kucaklayan bu insanlarla arama bir duvar örüyor. Bedensel acılarımı unuttum. Şu an istediğim sadece yaşamak değil. Hep birlikte yaşam hakkımız için yaşamak. Birlikte mutlu olmak için yaşamak. Adıma ‘‘Tuna’’ diyen bu insanlarla Tuna nehri gibi coşarak yaşamak… Korkuyla, açlıkla, eziyetle değil, canlı olmanın verdiği gururla yaşamak.
Murat DURUK
Veteriner Hekim
Hayvan Hakları İçin Veteriner Hekimler Derneği
|
|
|

Büyütmek için resmi tıklayınız |
|
|
|
|
|

Büyütmek için resmi tıklayınız |
|
|
|
|