06.07.2009 12:30:00
Hemen her yazımda çocuklarla hayvanların dostluğuna değiniyorum. Çünkü benim için çocuklar da hayvanlar da çok önemli ve onlardan daha önemli olan da onların inanılmaz ve eşi benzeri olmayan dostluklarıdır.
Aileler çeşitli yaşlardaki çocuklarının evde hayvan besleme isteği ile karşılaşıyorlar. Bazı ailelerde zaten annenin ve babanın da isteği çocuklarla aynı oluyor ve kedi, köpek veya kuş gibi bir hayvanı evlerine alıp birlikte yaşamaya başlıyorlar.
Çocuklar çok çeşitli hayvanlara gönül verebiliyorlar. Ama eve hangi hayvanın alınması konusuna gelince karar vermede daha çok anne ve babalar etkin oluyorlar. Tabi ki bu kararı verirken çocuklarının isteklerini göz önüne alıyorlar. Ama çocuklar çoğu zaman fazla ayrıntıya girmeden sadece istiyorlar. Öyle olunca, bir hayvan almanın sorumluğu ve güçlüklerini değerlendirmek yine ebeveynlere düşüyor.
****
Evimize aldığımız hayvanlarda özellikle ebeveynleri en çok düşündüren konulardan birisi de “Bu hayvanlardan çocuklara ve kendilerine bir hastalık bulaşabilir mi?”
Evinizde birlikte yaşama kararı aldığınız bir hayvanı evinize sokmadan önce bir Veteriner Hekime götürüp gerekli kontrollerini yaptırmanız gerekmektedir. Veteriner Hekiminiz size köpek, kedi veya götürdüğünüz hayvanla ilgili beslenme, sağlık vb. konularında ayrıntılı bilgi verecektir. Ayrıca gerekli iç ve dış parazit tedavilerini yaptıktan sonra belli aralarla yapılacak aşılarını programlayacak ve hem sizin hem de hayvanlarınızın sağlıklı ve sorunsuz yaşamasını sağlayacaktır.
****
Bu arada evimize bir hayvan alırken en çok korkulan hastalıklar hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.
Kuduz: Hiçbir köpek, kedi veya bir başka hayvan kuduzu kendi içinde oluşturamaz. Kuduz mikrobunu ısırılarak kan yolu ile alması gerekir. Yani evinizdeki bir hayvanın kuduz hastalığına yakalanabilmesi için kuduz hastalığına yakalanmış başka bir hayvanla kontak kurması hatta o hayvan tarafından ısırılması lazımdır. Zaten Veteriner Hekimlerinizin uygun gördüğü zamanda hayvanlarımızın kuduz aşılarını yaptırdığımız için çok az bir ihtimal olan şüpheli bir hayvan tarafından köpek veya kedimiz ısırılsa bile korkmamız için hiçbir sebep yoktur. Zaten kuduz aşısının yapılma amacı budur. Düzenli kuduz aşıları uygulanan bir köpek veya kediden kuduz hastalığı ile ilgili korkmamıza gerek yoktur.
Diğer önemli bir hastalıkta kist hidatik dediğimiz ve echinecoc adını verdiğimiz bir tenyanın neden olduğu bir hastalıktır. Bu hastalıkta da kedi veya köpeğiniz çiğ ciğer vb. yemediği sürece hastalığa yakalanma riski çok azdır. Halk arasında söylendiği gibi ‘’Kedi köpek tüyünden kist olur’’ lafı tamamen yanlıştır. Kedi ve köpek tüyünden asla kist oluşmaz.
Ama çiğ et, ciğer vb. ile beslenen kedi ve köpeklerin dışkıları ile atılan echinecoc yumurtaları tüylerine bulaşır ve bu hayvanlara dokunmamızla özellikle çocuklar köpekleri sevdikten sonra ellerini yıkamadığı zaman ve ellerini ağızlarına götürürlerse büyük risk altına girmiş olabilirler ve hastalık o zaman bulaşabilir.
Evcil hayvanlarımızı düzenli olarak Veteriner Hekimimize götürürsek, hekiminiz gerekli iğne, tablet vb. ilaçlarını uygulayacak ve bu bahsettiğimiz echinecoc tenyası köpeğinizin bağırsaklarına yerleşemediği için herhangi bir yumurta çıkışı olmayacak ve hastalık riski sıfıra inecektir.
Bu iki hastalıkta da ev hayvanlarında bulaşma riski az olmasına rağmen kuduz için düzenli her sene aşılamaları, kist için de her 3 ayda bir gerekli uygulamalar yapılması gerekmektedir. Çünkü ciddi hastalıklardır ama çözümleri basittir. Yurtdışında Amerika ve Avrupa ülkelerinde kist için yapılan uygulama 6 ayda bir olmasına rağmen bizim sokaklarımızda da hayvanlar olduğu için 3 ayda bir uygulama yapmaktayız.
Eve bir hayvan almak sadece zorluk ve sorumluluk da değildir. Unutmayın onlar birer canlı ve evimize birçok yeni sorumlulukla birlikte kendilerine has güzelliklerini de getirecekler. Bize dostluk, eğlence, mutluluk ve bazen de huzuru verecekler. Ben her zaman hayvanların onlara verdiğimizin kat kat üstünü bize ve özellikle çocuklarımıza manevi olarak verdiklerine inanıyor ve gözlemliyorum.
Evde bir köpek veya kediyle birlikte büyüyen çocuklar, paylaşımı, sorumluluk duygusunu, sevgiyi, oyun mutluluğunu başka hiçbir yerden öğrenemedikleri kadar kolay, doğal ve zevkli öğrenirler. Hani ünlü bir söz vardır ; “Hayvanları seven, insanları da sever” diye. Aynı bu sözde de vurgulandığı gibi çocukların kişiliğindeki iyi yönlerin gün ışığına çıkması ve canlıyı tanıma, insan dahil tüm canlılarla daha sağlıklı ve olumlu ilişkiler kurma konusunda hayvanlarla birlikte yaşamak çok önemli etkilere sahiptir.
****
Anne ve babalar çocukları için eve bir hayvan almaya karar verdiklerinde bu sefer de hangi hayvan veya hangi ırk sorusunun cevabını bulmak zorunda kalırlar. Bir köpek almaya karar verildiğinde; Nasıl bir köpek? sorusu ortaya çıkar. Bakabilecekleri ortama ve ailenin yapısına, çocuklarının yaşlarına göre değişik ırklarda köpekleri düşünebilirler. Tabi ki bir apartman dairesinde bir Saint Bernard beslenemez. Veya yaramaz ve hareketli bir çocuğa, küçük ve pasif bir terrier yavrusu alınamaz.
Ben çok çeşitli hayvanla bugüne kadar yaşamımı paylaştım. Tüm hayvanları sevmeme ve beslememe rağmen yine de benim düşünceme göre ev için ve çocuk için favori hayvanlarımdan birisi kedidir. Hem bakımı çok kolaydır. Hem de zor bir arkadaş olması nedeniyle çocukların hayvanlarla ilgili yararlanışında daha fazla şey verebilir.
Bazen aileler köpek veya kedinin sorumluluğundan korkup evdeki hayvana olan ilgiyi bir muhabbet kuşu veya hamster ile gidermeye çalışırlar. Çoğu zaman da hem büyükler hem de çocuk için bu hayvanlar iyi bir geçiş sağlar. Veya devamlı bu tür küçük hayvanları beslemeye devam edebilirler.
Yine kedi veya köpeğe göre daha yavaş ve kolay bir hayvan dostluğu olarak Guinea Pigleri ( Kobay ) dediğimiz hayvanları tavsiye edebilirim. Guinea pig yavru alanların bu hayvanla çok iyi vakit geçirdiğini ve memnun kaldığını gördüm.
Sonuçta çocuklar dokunabilecekleri, okşayabilecekleri ve hatta bazen de gezdirebilecekleri hayvanları istiyorlar.
Hayvan ve çocuk ilişkisi konusu geniş bir konu ama sizden çocuklarınız ve onların gelecekteki kişilikleri adına bir ricam var ;
‘’Çocuklarınızın hayvanlara karşı sevgilerini engellemeyiniz.’’
Kutlu Dayıoğlu / Veteriner Hekim
DİĞER DOST HABERLERİ:
Neden Köpek Almayın
Hayvan Hakları Süreci
Yavruları Ana Sütünden Ayırmayın!
Veteriner Hekim Sizlerle!
Sıcaklar Bizi Üzmesin!
Kapı önüne bir kap su bırakın
muhabir 12 balığı öldürmekten yargılandı
Sevgi ve Sadakat yok oluyor!
Doğa kaçak avcıların tehdidi altında
|
|
|

Büyütmek için resmi tıklayınız |
|
|
|
|