15.06.2009 10:15:00
Hayvan Haklarını Koruma Kanunu Türkiye'de 2004 yılında yürürlüğe girdi. Hayvan Hakları için Veteriner Hekimler Derneği (HAYHAVEDER) Başkanı Veteriner Hekim Ebru Tong bu süreci yazdı.
Hayvanların haklarına değinmek hayvanlara yeni ayrıcalıklar tanındığını sanan kimileri için gereksizdir. Oysa hayvan haklarının çıkış noktasına bakıldığında hayvan hakları kavramının ne kadar anlamlı ve gerekli olduğu görülmektedir.
İnsanlarla hayvanlar arası ilişkilerin başlangıcı evcilleştirme olarak bilinir. Yapılan araştırmalar evcilleştirilen ilk hayvanın köpek olduğunu ve bu ilişkinin Avrasya'da kurulduğunu göstermektedir. Kurtlar karınlarını doyurmak amacıyla insanlara yaklaşmıştır. Zamanla insanları tehlikelere karşı korumaları, av sırasında insanlara yardımcı olmaları ile de evcilleştirme süreci karşılıklı paylaşım çerçevesinde başlamıştır. İnsanoğlu, evcilleştirme ile başlayan alışveriş ve paylaşımı, gösterdiği gelişim sonucu kendine göre yönlendirebilen taraf olmuştur.
ACI ÇEKTİKLERİ DÜŞÜNÜLMEDİ
12-14 bin yıl önce başlayan paylaşımlarda insanlar hükmetmenin getirdiği sorumlulukları zamanla unutmuştur. Yalnız haklar sahibi olma düşüncesi zamanla ağırlık kazanarak yaşantılarına bu duygu yalnızca hüküm sürme olarak yansımıştır. Öyle ki 18. yy başlarında canlı hayvanlar, acı çektikleri düşünülmeden, insan sağlığına yönelik deneylerde kullanılmıştır. Bir süre sonra çiftlik hayvanlarının yaşam koşullarının da çok kötü olduğu fark edilmiştir. Tüm bu ezici hükümdarlık uygulamalarına bazı hayvanların para ve zevk için dövüştürülmeleri de eklenince hayvanları koruma amaçlı etkinlikler gündeme gelmiştir. Böylelikle, hayvan hakları kavramı aslında hayvanlara yapılan eziyetlerin sona erdirilmesi amacıyla yapılan organize çabaların başlaması ile şekillenmiştir.
İLK HAK HUKUK KURUMU
İlk kurumsal organizasyon 1824'te Londra'da, Hayvanlara Zulmün Önlenmesi İçin Krala Ait Kurum adı ile oluşturulmuştur. Amaç, hayvanlara zulmün önlenmesi ve şefkat gösterilmesinin desteklenmesi olarak bildirilmiştir. Yine İngiltere'de Richard Martin parlamentoyu hayvanların da hakları olduğuna inandırmaya çalışmıştır. İlk yasal düzenleme de, sığırların refahına yönelik kanun tasarısı olarak yapılmıştır. İngiltere'de kabul edilen bu yasa sonrası 1828'de New York'ta olmak üzere Amerika'da da benzer yasaların kabul edildiği bilinmektedir. 1866 yılında da Henry Berg tarafından ASPCA (American Society for the Prevention of Cruelty to Animals) kurulmuştur. Kurumsallaşmalar başladıktan sonra da hayvanların eziyet çektiği düşünülen pek çok alanda farklı etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Bunlar özellikle hayvan deneylerine, sirk ve hayvanat bahçelerine, av sporlarına ve çiftlik hayvanlarının koşullarına ilişkin olmuştur. Hayvan deneylerine ilişkin çalışmalarda kozmetik şirketlerinin hayvan deneylerini durdurmaları için baskılar yapılmıştır. Bu baskılar sonucu Avon, Elizabeth Arden, Ritz, Max Factor, Revlon, Faberge, Amway, Shakle firmalarının hayvan deneylerini durdurmaları sağlanmıştır. Av sporları ve hayvanların dövüştürülmesi konularında ise henüz istenen başarılara ulaşılamadığı bir gerçektir. Sirkler, hayvanat bahçeleri ve çiftliklerdeki hayvanlara yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması zaman zaman mümkün olsa da yetersiz kalmıştır.
FEDERASYON FİKRİ
1931 yılında ortak amaçlarla kurulmuş tüm derneklerin birleşmesi ile oluşan Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu 4 Ekim'i Hayvanları Koruma Günü kabul etmiştir. Ülkemizde bugünün kabulü 1950 yılında gerçekleşmiştir. 1978 yılında da Paris'te Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ilan edilmiştir.
Ülkemizde hayvanların korunması için çaba gösteren insanların en önemli ve bugüne kadar ki tek dayanağı Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi olmuştur. AB mevzuat uyum çalışmaları çerçevesinde 15.07.2003 tarihinde Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kabul edilerek 01.06.2004 tarihinde ülkemizde de yürürlüğe girmiştir. Bunun ardından da 01.07.2004 de yıllardır beklenen Hayvanları Koruma Kanunu (5199) çıkarılmıştır.
HAYVANLARI KORUYAN ÜÇ GRUP VE FELSEFELERİ
Aslında bir gereklilik olarak gelişen hayvan hakları kavramına, çıkışından bugüne farklı gruplar yön vermeye çalışmıştır. Bu grupların 1970'lerde oluşmaya başladığı, düşünce ve etkinliklerine göre de 3 e ayrıldıkları bildirilmektedir. Bunlar; Refahçılar, Pragmatistler ve Fundamentalistler'dir.
Refahçılar: Hayvanların kullanımını kabul ederler, ancak ağrı ve acılarının en aza indirgenmesini savunurlar.
Pragmatistler: Hayvanların kullanımının en aza indirgenmesi gereğine inanırlar. Ancak hayvanların çektikleri acıları sağlanan faydayla karşılaştırarak kullanımlarını kabul edebilirler.
Fundamentalistler: Uç görüş olarak tanımlanmışlardır. Hayvanların kendi yararları dahil olmak üzere hiçbir şekilde kullanılmaması gerektiğine inanırlar. Yasal olsun olmasın gerçekleştirdikleri eylemleri vardır. Vejeteryandırlar. Ev hayvanı kavramına da inanmazlar.
Yapılan sınıflandırmalar ve eylemler ne olursa olsun hayvanlarla insanlar arası ilişkilerde sorumlulukların ve paylaşımın esas olduğu unutulmamalıdır.
İNSANCA DUYGULAR UNUTULUYOR
Görüldüğü gibi hayvan hakları kavramı bazı insanlar tarafından sorumlulukların geri plana itildiği ve insanca duyguların unutulduğu bir dönemde yine duyarlılıklarını yitirmemiş bazı insanlar tarafından gündeme getirilmiş bir kavramdır.
Hayvan hakları adı altında yapılan tüm çalışmalarda bu kavramın doğru anlaşılabilmesi ve uygulanması hayvan haklarının gelişimi ve tarihçesinin bilinmesi ile mümkündür.
Yazıya başlarken hayvanlara haklar tanımanın gereksiz olduğunu düşünenlerden söz etmiştik ya. İster evcilleştirmeden bu güne, ister Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesinden bugüne, isterse Hayvanları Koruma Kanunu'ndan bugüne hayvan hakları için yapılanları şimdi bir kez daha düşünün…
Artık tüm haklar kadar hayvan haklarının da doğal dengenin korunması ve yaşanabilir bir dünya için önemli olduğunu anlamanın vakti geldi de geçiyor değil mi?
HAYVAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
1. Bütün hayvanlar yasam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.
2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları
yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine
sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.
3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.
4. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda
yasama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her
çesidi bu hakka aykırıdır.
5. Geleneksel olarak insanların çevresinde yasayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir
biçimde türüne özgü yasam koşulları ve özgürlük içinde yasama ve üreme hakkına sahiptir.
6. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır.
7. Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir
beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.
8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır.
Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.
9. Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı
çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.
10. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve
hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.
11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yasama karsı suçtur.
12. Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur.
13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema
ve televizyonda yasaklanmalıdır.
14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan
hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.
*****
DOSTLARIN SORUNLARI, HİKAYELERİ VE RESİMLERİ
e-mail: alodost@gmail.com
Haberhurriyeti.com hayvan dostlarının sesine kulak veriyor. Veteriner hekimlerimiz her hafta bir konuyu masaya yatırıyor. Her Pazartesi yenilenecek sayfaya, dostlarımızın hikayelerini ve resimlerini gönderebilirsiniz.
Her hafta bir konuyu gündeme getirecek olan veteriner hekimlerimiz, sizlerden gelen soruların yoğunluğuna göre konuları belirleyecek, dostlarımızın sorunlara merhem olmaya çalışacağız.
|