Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
04 Şubat 2012 Cumartesi Sık Kullanılanlara Ekle   Kullanıcı Girişi     Künye ve İletişim    RSS            Site içi arama :     
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Şehir ve Başkan
Spor
Kültür Sanat
Sağlık
Turizm
Magazin
 Beğen
Facebook Bizi Beğenin
Video Haber
CUMHURBAŞKANI GÜL, ÇEK KANUNUNU ONAYLADI
KEMAL KILIÇDAROĞLU'NDAN TWEET'LER
ANİ KAR ERİMESİNE DİKKAT
BAR ÖNÜNDE SİLAHLI KAVGA: 1 ÖLÜ, 3 YARALI
SEYİR TERASINDAN DÜŞÜN GENÇ KIZ OPERASYONLA KURTARILDI
OTEL ODASINDA FANTEZİLİ GASP TUZAĞI
BATMAN'DA KCK OPERASYONU: 44 GÖZALTI
ASLAN KAFİLESİNE COŞKULU KARŞILAMA
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Milliyet'ten bir "belge"sel...
Bir gazetecinin, izlediği olayı yazmak görevidir. Dolayısı ile "namusu". "Yazmam", "Yazamam", "Sonra" diyemez.
30.01.2012
Fikret KALMUK
PRİMATLAR
Kar yağdı hizmetler çöktü. bunlar, ani oluşumlar karşısında, ani çözümler üretemeyen az gelişmiş primatların suçuydu…
31.01.2012
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
KÜÇÜK MUTLULUK, BÜYÜK ZAFER
Köşe yazarları her gün bir konuyu, sorunları, aklında varsa çözümleri yazmaya çalışır. Yazdığına cevap verilir, derde derman olur mu?
03.02.2012
Nahit DURU
Dr. Mehmet Fuat ABUT
Zeynel KOZANOĞLU
İNSAF BİRADER, İNSAF....
Uludere'deki bombalama olayından sonra Devlet büyüğümüz biri, “Onların kaçakçı olduğu belirlenmeliydi, dedi.
03.02.2012
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Metin AYDINOĞLU
Bu çocuğa iyi bakın
Denizlispor - Elazığspor maçını yönetti. Çok iyi hakeme hasret kalan İzmir'e ilaç. Cüneyt Çakır ile Fırat Aydınus'un veliahtı, Spor Akademisi mezunu, körük gibi de cİğeri var.
02.02.2012
Hülya SEZGİN
İzmir’e kar yağıyor...
Aaah...ah başıma neler geldi, hiç sormayın. Geçen gün” maaaauuuuv....hav...hav... kııııhhhhhhssss...” sesleri ile yerimden fırladım...
03.02.2012
Dr. Cem AYDEMİR
Akın Kamacıoğlu
Balıkçılığımıza hep beraber “kurşun sıktık”
Trolle balık avlama yasağının geldiği nokta kooperatif başkanına sıkılan kurşun oldu. Balıklar neden azaldı, bu kavganın nedeni nedir?
01.02.2012
Barış Kudar
Al takke ver külah…
Hoca yumurtaları 5 kuruştan almış, 3 kuruştan satmaya başlamış. Sormuşlar Hocam nedir bu böyle diye? Hoca yanıt vermiş: Millet alış verişte görsün!
01.02.2012
Özlem ABUT
Koşulsuz Sevginin Dayanılmaz Tadı
Bugün şükran günü… Bugün karanlığa güneşin doğduğu gün…Bugün Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’ın dünyaya geldiği gün… Bugün Mevlid kandili…
03.02.2012
Av. Burhan ÖĞÜTCÜ
Prof. Tevfik DALGIÇ
Sedat KAYA
Yalçın KAMACIOĞLU
ALACA AYDINLIK!..
17 yaşındaki Leyla Demirci ise birilerinin ölmesini, ölenin güzel yüzlü olmasını ve ölüm sonrası uzuvlarını bağışlamasını istiyor!
29.01.2012
Beyhan BİÇKİN
BENİM BİR MELEĞİM VAR
Mutlaka herkesin bir meleği vardır ama benim meleğim başka, çünkü o gerçek bir melek.
02.02.2012
Skip Navigation Links.
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
  
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Hayvan Haklarını süreci
 
Paylaş | Yazdır | Arladaşına Gönder
 
15.06.2009 10:15:00

Hayvan Haklarını Koruma Kanunu Türkiye'de 2004 yılında yürürlüğe girdi. Hayvan Hakları için Veteriner Hekimler Derneği (HAYHAVEDER) Başkanı Veteriner Hekim Ebru Tong bu süreci yazdı.

Hayvanların haklarına değinmek hayvanlara yeni ayrıcalıklar tanındığını sanan kimileri için gereksizdir. Oysa hayvan haklarının çıkış noktasına bakıldığında hayvan hakları kavramının ne kadar anlamlı ve gerekli olduğu görülmektedir.

İnsanlarla hayvanlar arası ilişkilerin başlangıcı evcilleştirme olarak bilinir. Yapılan araştırmalar evcilleştirilen ilk hayvanın köpek olduğunu ve bu ilişkinin Avrasya'da kurulduğunu göstermektedir. Kurtlar karınlarını doyurmak amacıyla insanlara yaklaşmıştır. Zamanla insanları tehlikelere karşı korumaları, av sırasında insanlara yardımcı olmaları ile de evcilleştirme süreci karşılıklı paylaşım çerçevesinde başlamıştır. İnsanoğlu, evcilleştirme ile başlayan alışveriş ve paylaşımı, gösterdiği gelişim sonucu kendine göre yönlendirebilen taraf olmuştur.

ACI ÇEKTİKLERİ DÜŞÜNÜLMEDİ
12-14 bin yıl önce başlayan paylaşımlarda insanlar hükmetmenin getirdiği sorumlulukları zamanla unutmuştur. Yalnız haklar sahibi olma düşüncesi zamanla ağırlık kazanarak yaşantılarına bu duygu yalnızca hüküm sürme olarak yansımıştır. Öyle ki 18. yy başlarında canlı hayvanlar, acı çektikleri düşünülmeden, insan sağlığına yönelik deneylerde kullanılmıştır. Bir süre sonra çiftlik hayvanlarının yaşam koşullarının da çok kötü olduğu fark edilmiştir. Tüm bu ezici hükümdarlık uygulamalarına bazı hayvanların para ve zevk için dövüştürülmeleri de eklenince hayvanları koruma amaçlı etkinlikler gündeme gelmiştir. Böylelikle, hayvan hakları kavramı aslında hayvanlara yapılan eziyetlerin sona erdirilmesi amacıyla yapılan organize çabaların başlaması ile şekillenmiştir.

İLK HAK HUKUK KURUMU
İlk kurumsal organizasyon 1824'te Londra'da, Hayvanlara Zulmün Önlenmesi İçin Krala Ait Kurum adı ile oluşturulmuştur. Amaç, hayvanlara zulmün önlenmesi ve şefkat gösterilmesinin desteklenmesi olarak bildirilmiştir. Yine İngiltere'de Richard Martin parlamentoyu hayvanların da hakları olduğuna inandırmaya çalışmıştır. İlk yasal düzenleme de, sığırların refahına yönelik kanun tasarısı olarak yapılmıştır. İngiltere'de kabul edilen bu yasa sonrası 1828'de New York'ta olmak üzere Amerika'da da benzer yasaların kabul edildiği bilinmektedir. 1866 yılında da Henry Berg tarafından ASPCA (American Society for the Prevention of Cruelty to Animals) kurulmuştur. Kurumsallaşmalar başladıktan sonra da hayvanların eziyet çektiği düşünülen pek çok alanda farklı etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Bunlar özellikle hayvan deneylerine, sirk ve hayvanat bahçelerine, av sporlarına ve çiftlik hayvanlarının koşullarına ilişkin olmuştur. Hayvan deneylerine ilişkin çalışmalarda kozmetik şirketlerinin hayvan deneylerini durdurmaları için baskılar yapılmıştır. Bu baskılar sonucu Avon, Elizabeth Arden, Ritz, Max Factor, Revlon, Faberge, Amway, Shakle firmalarının hayvan deneylerini durdurmaları sağlanmıştır. Av sporları ve hayvanların dövüştürülmesi konularında ise henüz istenen başarılara ulaşılamadığı bir gerçektir. Sirkler, hayvanat bahçeleri ve çiftliklerdeki hayvanlara yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması zaman zaman mümkün olsa da yetersiz kalmıştır.

FEDERASYON FİKRİ
1931 yılında ortak amaçlarla kurulmuş tüm derneklerin birleşmesi ile oluşan Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu 4 Ekim'i Hayvanları Koruma Günü kabul etmiştir. Ülkemizde bugünün kabulü 1950 yılında gerçekleşmiştir. 1978 yılında da Paris'te Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ilan edilmiştir.

Ülkemizde hayvanların korunması için çaba gösteren insanların en önemli ve bugüne kadar ki tek dayanağı Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi olmuştur. AB mevzuat uyum çalışmaları çerçevesinde 15.07.2003 tarihinde Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kabul edilerek 01.06.2004 tarihinde ülkemizde de yürürlüğe girmiştir. Bunun ardından da 01.07.2004 de yıllardır beklenen Hayvanları Koruma Kanunu (5199) çıkarılmıştır.

HAYVANLARI KORUYAN ÜÇ GRUP VE FELSEFELERİ
Aslında bir gereklilik olarak gelişen hayvan hakları kavramına, çıkışından bugüne farklı gruplar yön vermeye çalışmıştır. Bu grupların 1970'lerde oluşmaya başladığı, düşünce ve etkinliklerine göre de 3 e ayrıldıkları bildirilmektedir. Bunlar; Refahçılar, Pragmatistler ve Fundamentalistler'dir.

Refahçılar: Hayvanların kullanımını kabul ederler, ancak ağrı ve acılarının en aza indirgenmesini savunurlar.

Pragmatistler: Hayvanların kullanımının en aza indirgenmesi gereğine inanırlar. Ancak hayvanların çektikleri acıları sağlanan faydayla karşılaştırarak kullanımlarını kabul edebilirler.

Fundamentalistler: Uç görüş olarak tanımlanmışlardır. Hayvanların kendi yararları dahil olmak üzere hiçbir şekilde kullanılmaması gerektiğine inanırlar. Yasal olsun olmasın gerçekleştirdikleri eylemleri vardır. Vejeteryandırlar. Ev hayvanı kavramına da inanmazlar.

Yapılan sınıflandırmalar ve eylemler ne olursa olsun hayvanlarla insanlar arası ilişkilerde sorumlulukların ve paylaşımın esas olduğu unutulmamalıdır.

İNSANCA DUYGULAR UNUTULUYOR
Görüldüğü gibi hayvan hakları kavramı bazı insanlar tarafından sorumlulukların geri plana itildiği ve insanca duyguların unutulduğu bir dönemde yine duyarlılıklarını yitirmemiş bazı insanlar tarafından gündeme getirilmiş bir kavramdır.

Hayvan hakları adı altında yapılan tüm çalışmalarda bu kavramın doğru anlaşılabilmesi ve uygulanması hayvan haklarının gelişimi ve tarihçesinin bilinmesi ile mümkündür. 

Yazıya başlarken hayvanlara haklar tanımanın gereksiz olduğunu düşünenlerden söz etmiştik ya. İster evcilleştirmeden bu güne, ister Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesinden bugüne, isterse Hayvanları Koruma Kanunu'ndan bugüne hayvan hakları için yapılanları şimdi bir kez daha düşünün…

Artık tüm haklar kadar hayvan haklarının da doğal dengenin korunması ve yaşanabilir bir dünya için önemli olduğunu anlamanın vakti geldi de geçiyor değil mi?

HAYVAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

1. Bütün hayvanlar yasam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.

2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları

yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine

sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.

3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.

4. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda

yasama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her

çesidi bu hakka aykırıdır.

5. Geleneksel olarak insanların çevresinde yasayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir

biçimde türüne özgü yasam koşulları ve özgürlük içinde yasama ve üreme hakkına sahiptir.

6. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır.

7. Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir

beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.

8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır.

Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.

9. Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı

çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.

10. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve

hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.

11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yasama karsı suçtur.

12. Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur.

13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema

ve televizyonda yasaklanmalıdır.

14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan

hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.

*****

DOSTLARIN SORUNLARI, HİKAYELERİ VE RESİMLERİ

e-mail:   alodost@gmail.com

Haberhurriyeti.com hayvan dostlarının sesine kulak veriyor. Veteriner hekimlerimiz her hafta bir konuyu masaya yatırıyor. Her Pazartesi yenilenecek sayfaya, dostlarımızın hikayelerini  ve resimlerini gönderebilirsiniz.

Her hafta bir konuyu gündeme getirecek olan veteriner hekimlerimiz, sizlerden gelen soruların yoğunluğuna göre konuları belirleyecek, dostlarımızın sorunlara merhem olmaya çalışacağız.



 
16.06.2009 11:30:10
Büyütmek için resmi tıklayınız
 
Haber Yorumları Yorum Ekleyin
  
 Duyurulur
Siteye eklenen elestirilerden, mesaj ve yorumlardan sitemiz, site yonetimi, sahibi ve calisanlari sorumlu değildir. Gönderdiğiniz her mesaj, yazı, elestiri, degerlendirme, anlatim ve yorum ile ilgili her türlü maddi, manevi, sosyal, hukuksal ve cezai sorumluluk tarafınıza ait olacaktır.
  
 
 
   Biz onlarla büyüdük
Biz onlarla büyüdük
Ünsal Emre, çocukluğumun yakışıklı aktörü. Kıymetini bilemediğimiz değerlerden. Ölünce badem gözlü oldu şimdi. Onlarca diziden birinde rol verilseydi, olmaz mıydı ?
   Kabullen_ebilmek
Kabullen_ebilmek
Hangisi zor acaba kabullenmek mi, kabullenebilmek mi?
   Nigar Kış Festivaline renk kattı
Nigar Kış Festivaline renk kattı
Kış sporlarına Festivali Azerbaycanlı şarkıcı Nigar, ile renklendi. Türk ve Azerbaycan bayrakları ile seyirciyi selamlayan Nigar gönülleri fethetti.
   Burçlar ve Aşk
Burçlar ve Aşk
"Fal'a inanma ama falsız da kalma" sözlerine katkı olsunve hayatınıza hoşluk katsın diye sanal alemdeki iletileri sizlerle paylaşıyoruz.
   Çin Masalı İzmir'e geliyor
Çin Masalı İzmir'e geliyor
1937 yılında Çin'de Zhengzhao Henan Akrobasi Okulu'na bağlı olarak kurulan 'Çin Masalı' akrobasi grubu Türkiye'ye geldi.
   Datça'ya Badem heykeli
Datça'ya Badem heykeli
Aydın'ın Didim İlçesi açıklarında 1.5 aylıkken bulunup tedavisi yapıldıktan sonra salınan Akdeniz foku Badem'in, aylar sonra yeniden geldiği Muğla'nın Datça İlçesi'nde heykeli dikilecek.
   Uludağ dünyaya tanıtılacak
Uludağ dünyaya tanıtılacak
Bursa'da belgesel yönetmeni Tekin Gün ve ekibi Uludağ'ı dünyaya tanıtmak için, soğuk hava şartlarına rağmen çekimlere başladı.
   Dünya güzeli Türk olamadı
Dünya güzeli Türk olamadı
Arnavut kızı ve MISS Globe 2008 Dünya Güzeli olan, 21 yaşındaki Almedia Abazi'nin Türk Vatandaşlığı isteği kabul edilmedi.
   Bodrum kuş cenneti oldu
Bodrum kuş cenneti oldu
Bodrum İlçesi girişindeki ,Tuzla Sulak Alanı, Anadolu'nun iç bölgelerinde havaların soğuması nedeniyle göçmen kuşların akınına uğradı.
   Kayakçı köpek öldü
Kayakçı köpek öldü
Su kayağındaki ustalığıyla, yerli ve yabancı turistlerin sevgilisi olan Cooker cinsi Cindy'nin ölümü, Bodrum'da büyük üzüntü yarattı.
   Başkasının elleriyle hayata tutunuyor
Başkasının elleriyle hayata tutunuyor
Ülkemizde, ilk çift el naklinin gerçekleştirildiği 30 yaşındaki Cihan Topal, bir başkasının elleriyle yaşama sımsıkı sarıldı.
   Anoreksiya oldu
Anoreksiya oldu
2005 yılında 'Turizm Kraliçesi' seçilen Seda Kırımlıoğlu 'Anoreksiya' (yemek yiyememe) hastalığına yakalandı.
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
İbrahim IRMAK Yazıyor
Sağlıkta tehlikeli oyun  - 02.02.2012 Sağlık çok satıyor.. Biri çıkıyor, “Sütte aflatoksin ve antibiyotik var, aman dikkat” diyor. Biri daha çıkıyor, "Suyu cam kapta için” diyor.
Sağlık çok satıyor.. Biri çıkıyor, “Sütte aflatoksin ve antibiyotik var, aman dikkat” diyor. Biri daha çıkıyor, "Suyu cam kapta için” diyor.
4mevsim_firsat
BAFİ K-9 KÖPEK ÇİFTLİĞİ
EFE_COP_SIS
uyusturucu_dosyasi
Roportajlar
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti
Haber Hürriyeti