19.10.2009 12:00:00
Haberhurriyeti.com şehirlerde tedirginlik yaratan bir sorunu daha tartışmaya açtı ve Uzmanından çözüm önerilerini sayfaya taşıdı. Geçen hafta gündeme taşıdığımız Sokak Hayvanları, sorunlar ve çözüm önerileri dosyasına bir başka yazıyla devam ediyoruz. Bu hafta “Sokak Hayvanları Sorunu” derken kast edilen nedir? Ne olmalıdır?
Sokakta hayvan nüfusunun artmış olmasına ya da bu hayvanların gruplar halinde gezmelerine bağlı olarak dönem dönem şikayetler artmaktadır. Bu durumda dikkate alınan sokak hayvanlarının insanlar için tehdit oluşturduğudur.
Bu tehditlerin özellikle çeteler halinde gezen köpeklerden kaynaklandığı sıklıkla dile getirilir. İnsanların köpekten korksalar da korkmasalar da, sevselerde sevmeseler de sokakta yalnız yürürken sayıları yedi-sekiz olan bir köpek grubunun yanından geçerken tedirgin olmaları en sık rastlanan şikayet konularındandır. Bu korku ve tedirginliğin hava karardığında tenha bir sokakta yürürken arkanızdan gelen ayak sesinden ürkmenizden bir farkı yoktur aslında.
Sokakta bir grup başıboş köpeğin içinden geçerken korkup korkmamanın da hayvan sevgisi ile bir ilgisi yoktur. Ama hayvanları sevdiğiniz halde, başınıza yaşınız kaç olursa olsun böyle bir olay gelirse hayvan sevginizin yara alma olasılığı da kaçınılmazdır.
AŞILAMALAR YETERLİ Mİ?
Yalnızca boş kuruntu ve korku değildir sokakta başıboş hayvanlarla birlikte yaşamanın getirdikleri. Her ne kadar yasal olarak sahipsiz hayvanların sağlık kontrollerinin belediyelerce yapılması öngörülse de bu elbette yüzde yüz başarı ile yerine getirilebilecek bir çalışma değildir. Aşıladığınız, paraziter tedavisini yaptığınız bir kediyi ya da köpeği bıraktığınız alanda bulma olasılığınız çok düşük hatta olanaksızdır. Bulduğunuzda yeniden yakalamanızın bile sorun olduğu durumlar vardır.
TAKİBİ ÇOK ZOR
Sokakta sürekli değişkenlik gösteren beslenme imkanları, grupta lider çatışmaları, bölgede oluşan diğer gruplar, bölgede insan populasyonu ve bölgeye etkileri gibi nedenlerle, siz o hayvanın bakımlarını yapıp yeniden aldığınız yere bırakana kadar önceden uygun olan o ortama hayvanın uyum sağlaması mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla müdahale edemediğiniz bir ortamda aşılamış, paraziter tedavilerini yapmış, kısırlaştırmış da olsanız, o hayvanın sürekli o bölgede kalmasını ve yeni bir aşılama ya da paraziter tedavi döneminde yeniden ona ulaşabilmeyi başarmanız güçtür. Bu da sokakta hayvanların başıboş gezmesine bağlı olarak çevre ve insan sağlığı açısından güvenli bir ortam sağlanamayacağının kanıtıdır.
Önceliğiniz insan olduğunda ve sokak hayvanı sorunu dendiğinde akla gelen başlıca konular bu şekilde özetlenebilir. Peki önceliğiniz sokak hayvanları ise sorun yok diyebilir misiniz?
Elbette hayır. Önceliğiniz sokak hayvanları da olsa sorun yine vardır.
HUZUR VE CAN GÜVENLİĞİ
Şehir düzeninin planlanmasında bazen insanların bile rahatı ve huzuru düşünülmezken, sokaklarda savunmasız hatta potansiyel suçlu gözü ile bakılarak yaşamak zorunda kalan hayvanların huzurlu olduklarını, bırakın huzuru, can güveliklerinin olduğunu söylemek gerçekçi bir yaklaşım olmasa gerek.
SAKAT KALANLARIN SAYISI
Trafiğin yoğun olduğu yerlerde karşıdan karşıya geçerken araba altında kalan, ölen ya da yaralanan, sakat kalan hayvanların sayısı ne yazık ki hiç de az değildir. Bu sayıya,terk edildiği alanda açlıkla, susuzlukla mücadele eden, hastalıklarla güçsüz düşen ve ortalama ömrünü kısaltan şiddete maruz kalma gibi pek çok olumsuz koşulla karşılaşan sokak hayvanları sayısını da eklersek durumun ne kadar acı olduğunu anlayabiliriz.
Yaşananlara objektif bakıldığında; sokakta yaşamak zorunda kalan hayvan nüfusunun, insan nüfusunu tehdit ederek sokak hayvanı sorunu oluşturmasının yanında sokak hayvanı olmanın ve o şekilde yaşamanın başlı başına bir sorun olduğu görülmektedir.
Bu da demektir ki gerek yasal düzenlemelerde gerekse toplumsal bakışımızda yanlış ya da eksik olan bir şeyler var.
Dr. Ebru TONG
Hayvan Hakları İçin Veteriner Hekimler Derneği
Haftaya: Öyle ise sorunun adını doğru koyalım.
|